Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Uzun oldu, ne zor oldu, kalp yoruldu...
2/10
·688 syf.··
2025 105. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 01:51
Dostoyevski ne kadar büyük ve değerli bir yazar ise, bu kitap da bir o kadar kötü, sıkıcı ve ona yakışmayan bir eser. Kitap boyunca, sayfalarca bir gencin amacı ve babasıyla arasındaki tartışmaları okuyoruz. Bunu bu kadar uzun uzun anlatmaya gerek var mıydı, gerçekten emin değilim. O yüzden kitap, 74732535637 sayfa sürmüş gibi hissettiriyor. Delikanlı, yerine başka Dostoyevski kitapları okunabilir ama illa okuyacağım diyorsanız bu yolda okuma isteğinizi kaybetmeye hazır olun.
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 20054,353 okunma
D
9/10
·720 syf.·
2020 60. kitabı
Kitaplığımın derinlerde bulmuştum. Başlayıp başlayıp bitiremediğim, ya şehir değişikliğinden ya da başka şeylerden dolayı hep unuttuğum bir kitaptı. Bu kez disiplinli bir şekilde okudum, okurken her bir cümlesine ayrı ayrı hayran kaldım. Keşke Rusça okuyabilme imkanım olsaydı, herkese tavsiye ederim Delikanlı'yı.
Edebiyat
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 20054,353 okunma
Puan vermedi·688 syf.··
2020 25. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2020 19:31
·
Dostoyevski usta Rus yazar. Diğer eserlerini bir çırpıda bitirdim. Çokta akıcıydı. Ama Delikanlı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Hep bir beklenti içindeydim. Kitap bitti ama beklentimi bulamadım. Çok fazla yan karakter var. Karakterlerin her birinin farklı özelliği var. Ama ben bunları bütünde çokta birleştirmedim. Dostoyevski' yi çok severim fakat bu kitap sanırım bana hitap etmedi. Okudum bitti...
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 20054,353 okunma
Dostoyevski ‘Dünya Klasikleri’ yazarlarının en iyisi, net!
9/10
·688 syf.··
2020 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2020 10:16
Delikanlı da en iyi 5 romanından biridir bence. ‘Budala’ kitabındaki budaladan daha budala bu Delikanlı. ‘Amacım’ diye peşine düştüğü şeyin ardından çok şeyi feda edebilecek coşkunlukta. Amacı onun her şeyi... Delikanlı’nın cümleleri heyecan veriyor. Bir cümleyi 5-6 defa okuduğum bile oldu. Okurken beğendiği cümlelerin altını çizenlere söyleyeceğim şey: bu kitabı okurken kalem hep elinizde olsun. Çünkü sürekli altını çizeceğiniz cümleleri var Delikanlı’nın. Her kitapta kendimden bir şeyler aradığımdan da olabilir belki ama bu Delikanlı’yı kendime benzettiğim bile oldu. Yalnızlığı arayan, ‘tek başına’ kudretli olmak isteyen bir Delikanlı. “Amacım” dediği şeyin peşinden giderek de çoğu insana yol gösterecek bir Delikanlı. Kâfi değilse yazdıklarım Delikanlı’nın şu cümlesi belki işe yarar: - Bütün hayatım boyunca istediğim iki şey vardı: Yalnızlık ve kudret. Bu iki büyüleyici kavram çocukluğumun rüyalarını süslemiş, benim için hayallerin en büyüğü olmuştu. Eğer kafamdan geçenleri insanlar bir bilselerdi, karşıma geçip katıla katıla gülerlerdi...
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 20054,353 okunma
8/10
·688 syf.··
2021 94. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2021 16:21
Fyodor, bana göre eşsiz bir psikolog.. çok sıfatı var ; yazar,efsane,kumar düşkünü vs.. ama bu kitap aktarılan, tanıtılan Fyodor'un tam aksi. bu kitapta yaşam ve felsefi konularla uğraşmamış.. biçimselliğiyle, okurunu epey uğraştıran bir kitap, hep bir şeyler ekleniyor ve bir şeyler farklılaşıyor.. ancak, kitabın asıl meselesi yani aktarım modeli ''baba'' figürü.. ve politika.. ve haliyle tam bir başyapıt olmasına rağmen bu iki figürden yorulmuş jenerasyon üyesi olarak pek aklımda kalmaz bu kitabın içeriği.. sadece psikolog yazar Fyodor'un tadını çıkarmış oldum.. Saygılar.
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 20054,353 okunma
Puan vermedi·688 syf.··
2020 1. kitabı
·
129 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2020 01:28
Duygudurum üzerinden değerlendirilirse; kahramanın, henüz genç ve tecrübesiz oluşunun ceremesini çektiği görülür. Yaşantının her alanının ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunan biri olarak okul hayatında çok başarılı olabilirsin ama reel hayatta tutunamayabilirsin..vb. Kahramanımız bizimde reel hayatta karşılaştığımız başkasının kuyusunu kazma, işler çevirme gibi olaylara henüz yabancı oluşu ve hayata farklı bir pencereden bakıyor olması hasebiyle sendelemesi, dik duramaması normal karşılanılır. (bu sadece bir kısım değerlendirmedir. Eserin edebi dili, olay örgüsü, kısacası genel görüş değil kısmi bir açıklamadır)
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 20054,353 okunma
9/10
Daha ilk başta en dikkat çeken bu kitapta karakterlerin çok fazla olması diğer kitapların da bunu görmedim hiç.Felsefik kelimelerden uzak durmuş sade dilin yanın da kişileri çok iyi tanımlamış analiz etmiş.Kumarbaz kitabına da yer yer atıfta bulunmuş.Sadece o değil diğer kitaplarınada.Sonuç:Okunması gereken bir baş yapıt daha.
Edebiyat
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 20054,353 okunma
6/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
418 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2021 00:00
Kitapta Delikanlı adıyla hikayede geçen karakter kendi amacı ve doğruları ile hayatın akışı arasında sıkışıp kaldığını hissediyor.Arkadaşları tarafından pek sevilmeyen aşağılanan bir karakter.Nasıl hayatta kalacağını ve para kazanma yollarını bulmaya çalışırken gerçek babası,annesi kızkardeşi ile bozuk olan iletişimini geliştiriyor ve daha farklı açıdan bakıyor hayata.Sonlara doğru bir sürpriz var romanda.Baba ile delikanlının ortak tanıdığı biri ile ilgili gelişen olaylar aktarılmakta.Baba Versilov'un rahat yaşantısı ve onu her zaman evde bekleyen ve her hareketini kabul eden zavallı bir kadın anlatılıyor.Bu kısım bana kadınların gururlarını ayaklar altına alan erkekler hakkında geniş bir açıdan bakmamı sağladı.Kızkardeşinin beklenmedik maceraları,baba Versilovun ilginç aşk hayatı ve sosyetedeki konumu,Delikanlının eskiden okuldan tanıdığı bir arkadaşına rastlaması ve alkollüyken her şeyi anlatması sonrası olayların karışması .... Daha çok anlatılacak kısım var ancak okuyacak olanları engellemek istemiyorum.Bu kitaptan birkaç alıntı paylaşmak isterim: Benim amacım yalnızlık köşeme çekilmektir. Şimdiki zaman orta insanın parlak zamanı,duygusuzluğun,terbiyesizliğe saygının,tembelliğin,iş kabiliyetsizliğinin,armut piş ağzıma düş deyince her şeyin önüne gelmesini istemek ihtiyacını duyan bir neslin devridir.Kimse bir şeyin üzerinde durup düşünmüyor,kendine bir amaç edinen de az bulunur. Ucuz olan her şey ömrünü çok çabuk tamamlar.Çabuk anlaşılması o şeyin sıradan olduğunun en önemli göstergesidir. Artık insanların yalnız yaptıkları şeylerden değil,amaçlarından bile vazgeçenleri 1 saat önce kutsadıkları şeyle alay ettiklerini de gördüm. Bu hayatın basit doğal olabileceğine inanamıyoruz,onu fark etmeden tanıyamadan binlerce yıl hep yanından geçip gidiyoruz. Ancak
İnsan ve Duygular
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 20054,353 okunma
Delikanlı
10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2019 00:00
Dostoyevski'ye ait bir kitap hakkında inceleme yazmak pek haddim değil diye düşünüyorum. Ancak hayranlığımı dile getirebilirim. Psikolojik analizleri olsun, kurgu, zaman, mekan, kişi kullanımı olsun, diyalogların titizliği olsun, arada okur ile sıcak iletişime geçmeleri osun... Her açıdan mükemmel. Hangi çağı yazarsa yazsın hep güncel, hep klasik, hep lezzetli. Tadını çıkararak okumak lazım Dostoyevski'yi, yavaş ve yudum yudum. En çok; trajikomik karakterleri anlatımını seviyorum. nedenini bilmiyorum.
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 20054,353 okunma
7/10
·688 syf.··
2019 3. kitabı
kitablogum.com/dunya-edebiyati... Dostoyevski'nin ölümünden altı yıl önce, 1875 yılında yayımlanan Delikanlı -her ne kadar Suç ve Ceza ya da Karamazov Kardeşler'deki metafizik ve varoluşsal derinliği yakalayamamış olsa da- Dostoyevski'nin diğer bütün eserleri gibi anlamlı bir "vicdan muhasebesinin meyvesi"dir. Sadece eserleri mi? Dönemin baskıcı rejimine karşı yürütülen bazı faaliyetlere katıldığı gerekçesiyle tutuklanıp idama mahkûm edilen, ardından da affedilip cezası kürek mahkûmluğuna ve hapse çevrilen Dostoyevski, hapisten çıktıktan sonra, önceden gururla dillendirdiği ve tutuklanmasına neden olan ateist, devrimci ideolojiden (Fransız edebiyat eleştirmeni René Girard'a göre "kopya edilmiş, taklit ideoloji"den) kendisine zaten ait olmadığı gerekçesiyle vazgeçerek farklı bir kişiliğe bürünür. Değişiminin temelinde de, hiç kuşku yoktur ki -eserlerinde olduğu gibi- tarifi pek de mümkün olmayan bu vicdan muhasebesinin izleri vardır. Aksi olsaydı eğer, her biri ayrı bir vicdan hesaplaşmasının yansıması olan bu muhteşem eserler yazılabilir miydi? Nitekim başkahramanı Arkadyeviç Makaroviç olan Delikanlı adlı roman da, genç bir adamın, "kendini yargılamak" amacıyla, belleğinin en karanlık köşelerinden bulup ışığa çıkardığı anılarından oluşuyor.
Edebiyat
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 20054,353 okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.