100 Ölümsüz Eser

Delikanlı

Fyodor Dostoyevski

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·864 syf.·
2021 14. kitabı
Dostoyevski’nin kalemini tam anlamıyla gösterdiği kitaplar arasında. Okuması oldukça zor ama keyifli . Olayların akışı karışık görülebilir ama kitabın sonlarına doğru tam anlamıyla ne anlatmak istediğini anlıyorsunuz. Kitap hakkında söylenilen olumsuz eleştirelin tam aksi bir kitap olduğunu da söylemek mümkün.
DelikanlıFyodor Dostoyevski · Dionis Yayınları · 20164,353 okunma
Puan vermedi·864 syf.··
2025 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2025 01:07
Delikanlı, Dostoyevski'nin biraz daha az bilinen ancak derinlikli ve düşündürücü eserlerinden biri. Roman, kahramanı Arkadi Dolgoruki’nin "kendi kimliğini bulma" çabası üzerine kuruludur. Arkadi, bir piç olarak dünyaya gelmiş olmanın verdiği öfke ve utançla büyüyen bir gençtir. Bu durum, onun kişiliğini şekillendiren temel bir unsurdur. Kitapta Arkadi'nin "büyük adam olma" arzusu, idealizmi ve hayata dair saf hayalleriyle, gerçek dünya arasında sıkışmış bir karakter olarak tasvir edilmiş. Dostoyevski, Arkadi'nin içsel çatışmaları aracılığıyla bireyin kendini tanıma sürecini ve toplumsal sınıflar arasındaki dinamikleri ustalıkla işliyor. Kitap, bireyin kendi ahlaki ve duygusal yolculuğunu anlatırken, Dostoyevski’nin diğer eserlerinde de gördüğümüz ahlak, inanç ve insan doğası gibi derin temaları işliyor. Ancak Delikanlı, bazı okurlar için diğer Dostoyevski eserleri kadar akıcı ya da etkileyici gelmeyebilir çünkü olay örgüsü daha çok içsel monologlara ve karakter gelişimine dayanır. Keza, Arkadi'nin gençlik ateşi ve dünyayı anlamlandırma çabası birçok kişide samimi ve tanıdık bir his yaratabilir. Kitapta dikkatimi çeken diğer bir şey ise "büyük fikirler" teması " büyük adam olma ülküsü " Arkadi’nin hayalleri, Dostoyevski’nin Suç ve Ceza ya da Karamazov Kardeşler gibi eserlerinde gördüğümüz daha büyük ahlaki soruların kişisel bir versiyonu. Roman, daha çok bireysel bir yolculuğa odaklanırken, bu kişisel hikayenin alt metinlerinde toplumsal ve felsefi meseleler yer alır. Kısacası, Delikanlı, Dostoyevski’nin daha az bilinen ancak derinliği olan eserlerinden biri bence. Gençlik yıllarının sancıları, aile bağları, kişisel kimlik ve toplumsal beklentiler üzerine düşündürücü bir hikaye sunmuş. Bu eser, sabırlı ve karakter odaklı hikayelerden hoşlanan okurlar için harika bir
1000Kitap
DelikanlıFyodor Dostoyevski · Dionis Yayınları · 20164,353 okunma
8/10
·864 syf.··
2023 17. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2023 14:02
Normalde uzun kitapları da Dostoyevski'yi de çok severim. Fakat kitap ağır ilerleyen bir olay örgüsüne sahip olduğu için bu durum anlatımı da olumsuz etkilemiş. Bitirmem uzun sürdüğü için incelemem yeterince objektif olmayabilir:) Genç bir delikanlının babasıyla yaşadıklarını ve hayatına yön verecek bir "ülkü" bulma çabasını uzun uzun anlatıyor. Bu kadar ağır ilerleyen bir kitapta bile, delikanlının yaşadığı ikilemlerin ve psikolojik durumunun anlatıldığı bölümler Dostoyevski'nin neden bu kadar büyük bir yazar olduğunu bize gösteriyor.
DelikanlıFyodor Dostoyevski · Dionis Yayınları · 20164,353 okunma
4/10
·864 syf.··
2022 50. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2022 15:25
Dostoyevski, Delikanlı’da baba-oğul arasında yaşanan değer çatışması ekseninde, 19. yüzyıl ortası Rus toplumunun geçirdiği ideolojik dönüşümün izini sürüyor. Delikanlı, kadın düşkünü bir toprak sahibinin gayrimeşru çocuğu olan on dokuz yaşındaki Dolgorukiy’in, St.Petersburg’da bir araya geldiği babası Versilov’la yaşadığı çatışmaların anlatısıdır. Baba ve oğlun duygusal, ideolojik ve ahlâki tartışmaları etrafında şekillenen uyuşmazlıklar, Dolgorukiy’in zıtlıklarla dolu yaşam öyküsünü ortaya koyar. Dostoyevski’nin son romanı olan Karamazov Kardeşler’den önce kaleme aldığı Delikanlı, yazarın diğer eserlerindeki felsefi ve politik sorunlardan uzak olmakla birlikte, odağındaki insanlar arası ilişkilerle ve psikolojik incelemelerle öne çıkıyor.
DelikanlıFyodor Dostoyevski · Dionis Yayınları · 20164,353 okunma
Puan vermedi·864 syf.··
2021 44. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2021 20:30
“Bir adam kim olduğunu ne kadar geç öğrenirse, o kadar çok yara alır.” Dostoyevski’nin Delikanlı adlı romanı, bir kimlik arayışının, baba-oğul çatışmasının ve insan ruhunun en kuytu köşelerine uzanan derin bir hesaplaşmanın öyküsüdür. Bu roman, sadece bir delikanlının olgunlaşma serüveni değil, aynı zamanda bir insanın varoluşunu sorgulama, hayalleriyle yüzleşme ve vicdanıyla hesaplaşma hikâyesidir. Kimlik Arayışında Kaybolan Bir Ruh: Başkahraman Arkadiy Dolgorukiy, gayrimeşru bir çocuktur. Onu hayata karşı hırçın, gururlu ve öfkeli kılan şey, bu “eksiklik” duygusudur. Babası Andrey Petroviç Versilov, soylu ama duygusal olarak mesafeli bir adamdır. Arkadiy, bir yanda babasının sevgisini ve kabulünü kazanmak isterken, diğer yanda kendi gücünü ispatlama arzusuyla yanıp tutuşur. Ama asıl trajedi şudur: İnsan, en çok sevdiğine benzeme korkusuyla kendini yok eder. Arkadiy’nin içindeki fırtınalar, ruhunu sarsan şu soruyla sürekli tetiklenir: “Ben kimim ve bu dünyada nerede duruyorum?” Babasının gölgesinden kurtulup kendi varlığını inşa etmek ister, fakat bu yolculuk hem kendi ruhunda hem de çevresinde derin yaralar açacaktır. Zenginlik mi, Onur mu? Arkadiy’nin zihnini kemiren en büyük saplantı, “Rothschild gibi zengin olmak” fikridir. Para, onun için sadece bir araç değil; toplumda saygınlık kazanmanın ve babasının gözünde değerli olmanın anahtarıdır. Ama Dostoyevski’nin ustalığı burada devreye girer: Ruhun açlığını ne servet doyurabilir ne de güç tatmin edebilir. Zengin olma hırsıyla yanıp tutuşan Arkadiy, ne kadar çok güç kazanmaya çalışsa da kalbinin derinliklerinde büyük bir boşluk hisseder. Çünkü insan, dış dünyada ne kadar yükselirse yükselsin, içindeki çatışmaları çözmeden asla huzur bulamaz. Baba-Oğul Arasında Sessiz Savaş: Romanın kalbinde, Arkadiy ve
DelikanlıFyodor Dostoyevski · Dionis Yayınları · 20164,353 okunma
Puan vermedi·864 syf.··
2022 55. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2022 08:56
Dostoyevski'nin içinde siyaset bulunmayan sayılı romanlarından biri olan delikanlı, çok akıcı, sonlara doğru çok heyecanlı olan bir roman. Genç delikanlı Dolgorukiy'in acılarını, düşüncelerini hissettirebilen bir roman. Dostoyevski, Delikanlı’da baba-oğul arasında yaşanan değer çatışması ekseninde, 19. yüzyıl ortası Rus toplumunun geçirdiği ideolojik dönüşümün izini sürüyor. Kadın düşkünü bir toprak sahibinin gayrimeşru çocuğu olan 19 yaşındaki Dolgorukiy'in, St. Petersburg'da bir araya geldiği babası Versilov'la yaşadığı çatışmaların anlatısıdır Delikanlı. Baba ve oğlun duygusal, ideolojik ve ahlaki tartışmaları etrafında şekillenen uyuşmazlıklar, Dolgorukiy'in zıtlıklarla dolu yaşam öyküsünü ortaya koyar. Dostoyevski'nin sondan bir önceki romanı olan Delikanlı, yazarın diğer romanlarındaki felsefi ve politik sorunlardan uzak olmakla birlikte, insanlar arası ilişkilere odaklanarak psikolojik incelemelerde bulunur..
1000Kitap
DelikanlıFyodor Dostoyevski · Dionis Yayınları · 20164,353 okunma
8/10
·666 syf.··
Beğendi
·
2021 39. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2021 01:05
Merhaba Delikanlı; Senin için Dostoyevski'nin en zayıf romanı dediler. Oysa ben seni hep ergenlik dönemini yeni tamamlayan bir genç gibi değerlendirdim. Sen ne kadar tutarsız olursan ol seni anlamaya çalıştım. Bu çok kolay olmadı. Yeri geldi okurken yoruldum, yeri geldi araya başka kitaplar sığdırdım. Yine de senin unuttuğun "ülkünü" ben unutmadım. Umarım dediğin gibi "ülkünden" hiç vazgeçmemişsindir. Evet dostlar, zor bir eseri bitirmenin sevinci ile yazıyorum bu satırları. Kitabın konusu yerine deneyimlerimi paylaşmayı daha uygun görüyorum. Zira konusu ve okuyucuların yorumlarına bakarak , bu güzelim eseri okumayı hep öteleyebilirsiniz. Dönemin eleştirmenleri , Dostoyevski'ye bu eseri için gerçekten acımasız davranmışlar. Şunu kabul ediyorum; Diğer eserlerine göre gerek akış olsun , gerek olay örgüleri evet biraz daha sönük. Ama ben konuyu şöyle değerlendiriyorum. Lüks bir otomobil markasının ürettiği en ucuz araç modeline kötü demek acımasızlık olur. Dostoyevski' nin de bu eseri aynı fabrikadan çıkma, ama üst modeller ile aynı konforu sunmuyor. Bazı kabullerle ilerlemek gerekiyor. Bu kabulleri sahiplendiğinizde yine Dostoyevski'nin gizli imzasına kavuşuyorsunuz. Nedir bunlar ; - Okuma alışkanlığınız yeni başladıysa Dostoyevski'nin daha popüler eserlerine yönelmeniz gerekli, bir ritim kitabı değil - Okuma ritminizin üst seviye olduğu bir dönem okumalısınız. - Öneri ile okumanız gereken bir kitap değil, okuma yolculuğunuzun sizi bu kitaba denk getirmesi önemli. Okuyup beğenseniz bile bir başkasına önermeyin. Her okuyacak kişinin kendi deneyimi ile karşılaşması gereken bir kitap olduğu düşüncesindeyim. - Karakterleri not alın. karekterler ,olay örgüsü ve ilişkilerin anlamlandırılması adına çok kıymetli Kitabın konusundan çok bu kabulleri aktarmayı daha
Edebiyat
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınevi · 20204,353 okunma
~~~DostoyevskiKülliyatı~~~
8/10
·768 syf.··
2022 215. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2022 00:12
~~~"Siz prens misiniz?" sorusuna kesin olarak: Ben sadece Dolgorukiy'im, eski efendim Sayın Versilov'un evlilik dışı oğluyum, ben azat edilmiş 1kölenin, çiftlikte çalışan 1köylünün oğluyum~~~ Dostoyevski'nin diğer kitaplarıyla bağ kurduğum romanı Delikanlı, zira okurken illa diğer kitaplar akla hemen geliyor, yer yer saflığıyla Budala ve baba-oğul olaylarından Karamazov Kardeşler, kumar durumunda kendisinin de bağımlı olduğu Kumarbaz akla hemen geliyor (en azından benim öyle oldu), anlatıcısı ve kahramanı, hırs ve fikirlerle dolup taşan 19 yaşındaki saf 1çocuk olan Arkady Dolgorukiy'dir. 1toprak sahibinin gayri meşru oğlu... Babasının yanlışını ortaya çıkarma arzusu ile aşkını kazanma arzusu arasında kalır. Henüz tam olarak tanımadığı babasıyla yüzleşmek için St. Petersburg'a seyahat eder, henüz tamamlanmamış 1rüyadan ilham alır ve kendisine başkaları üzerinde gizemli 1belgenin verdiği güce inanır... ~~~inanın bana, gerçekten liberal, gerçekten doğru ve yüksek ideallere sahip, insanlık dostu insanlarımız, sandığımız kadar çok değildir~~~ Delikanlı, rastlantı sonucu meydana gelmiş 1ailenin bireyi Arkady Dolgorukiy, koruyucu ebeveynler ve öğretmenler tarafından büyütülür ve babası Versilov'u ve Versilov'un nikahsız karısı olan annesini neredeyse hiç görmez. Arkady, bu "tesadüfen aile" ile tanışmak için hayal gücüne hükmeden, hem küçümsediği hem de etkilemek için can attığı babasıyla yüzleşmek için Petersburg'a gider. Dostoyevski, ikilemler içindeki ergenliği!!! 1belirsizlik, cehalet ve eksiklik durumu olarak ustaca tasvir ederken aynı zamanda coşku hali ve zenginlik olarak da görür, buarada delikanlı konuyken yaşı ilerlemiş olanlara da cümleler savurur:))(( para üzerine laf etmeden de geçemez, yarı Tanrı diyerek... ~~~bu dünyada tek gerçek insan ve tek sahici davranış
Edebiyat
DelikanlıFyodor Dostoyevski · Yordam Edebiyat · 20204,353 okunma
Uzun oldu, ne zor oldu, kalp yoruldu...
2/10
·688 syf.··
2025 105. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 01:51
Dostoyevski ne kadar büyük ve değerli bir yazar ise, bu kitap da bir o kadar kötü, sıkıcı ve ona yakışmayan bir eser. Kitap boyunca, sayfalarca bir gencin amacı ve babasıyla arasındaki tartışmaları okuyoruz. Bunu bu kadar uzun uzun anlatmaya gerek var mıydı, gerçekten emin değilim. O yüzden kitap, 74732535637 sayfa sürmüş gibi hissettiriyor. Delikanlı, yerine başka Dostoyevski kitapları okunabilir ama illa okuyacağım diyorsanız bu yolda okuma isteğinizi kaybetmeye hazır olun.
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 20054,353 okunma
7/10
·1121 syf.··
2026 1. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 12:00
Delikanlı, Dostoyevski’nin ilk defa 1875 senesinde yayımlanan, yani olgunluk devrine ait olan son eserlerinden birisi. Romanın baş karakteri olan "Delikanlı" yani Arkadiy Dolgorukiy 21 yaşında bir gençtir. Hikâye, bu gencin hatıralarını yazması ile başlıyor. Arkadiy'nin esas dert ettiği kişi ise babası Versilov'dur. İşte eserin ana mevzusu için, bu baba - oğulun arasında geçen çatışmalar ve tartışmalar ve birbirlerini tanımaya çalışmaları diyebiliriz. Aralarında geçen diyaloglar yer yer aile içi yani hususî, yer yer de devrin Rus halkının yaşadığı problemler ile alakalı. Eserin psikolojik yönü oldukça kuvvetli. Yer yer psikolojik tahliller içeriyor. Yani Dostoyevski’nin alamet-i farikası olan insan psikolojisini masaya yatırmak bu eserde de mevcut. Romanın yıldız karakteri ise Makar İvanoviç. Oldukça bilge ve olgun bir şahsiyet olan Makar esere değer katıyor. Makar'ın "Delikanlı" ile olan yakınlık durumunun ne olduğu bilgisini ise kitabı okuyacaklara bırakıyorum :) Okumuş olduğum baskının mütercimi Servet Lünel ve tercümenin oldukça güzel olduğunu söylemeliyim. Kendisinin tercüme ettiği başka romanlar da okumuştum. Rus edebiyatında Servet Lünel'i güvenle tercih edebilirsiniz. Delikanlı, akıcılığı biraz düşük ve okuması zor bir metin. Biraz daha öz ve kısa yazılsaydı daha akıcı bir roman olurdu düşüncesindeyim. Yine de klasik eserleri seven okurlara tavsiye edebileceğim bir roman. Herkese faydalı okumalar dilerim.
Delikanlı (3 Cilt Takım)Fyodor Dostoyevski · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 19634,353 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.