Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·632 syf.··
2020 34. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2020 22:28
Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşler öncesi son büyük adımı. En son, ailesiyle birlikte uzun yıllar yurtdışında bıraktığımız Dosto nihayet çok sevdiği Petersburg'una geri döner. Döner dönmez, Delikanlı'da "akraba sevgisi, hak etmeden elde edildiği için zaten ahlaka aykırıdır. Sevilmek için bu sevgiyi hak etmek gerek," diyerek atıfta bulunduğu akrabalarının akınına uğrar. Bu sıralarda yoğun ziyaretlerden iyice bunalan eşi Anna da bir erkek çocuğu dünyaya getirir. Bir süre sonra bir gazete Dosto'nun uzun bir aradan sonra Rusya'ya döndüğüne dair yazı yayımlayınca tüm alacaklılar Dostoyevski ailesinin kapısına dizilir. Bu andan itibaren Anna hem alacaklılarla uğraşmayı hem de edebi yeteneği ve ekonomi bilgisi birbirine taban tabana zıt olan kocasından ailenin ekonomi yönetimini devralır. Bir yandan alacaklıları ustaca bertaraf edip diğer yandan Dosto'nun son iki büyük eseri olan Budala ve Ecinniler'i kitap hâline getirir. Üstelik kağıdın satın alınmasından, kitapçılarla görüşmeye kadar başından sonuna tüm süreci yöneterek. Budala ve Ecinniler'in kitap hâline getirilip satışa sunulmasından bir yıl kadar önce Dosto'ya aşırı sağcı bir gazeteden başyazarlık teklifi gelir. Ecinniler'i yazmasına neden olan yeni düşünceler, kitabın başarısızlığı ve güncel olaylar konusunda yazma projesi bu teklifi ateşli bir şekilde kabul etmesine neden olur. Önceleri hem gazete işlerini hem de yazarlığı bir arada yürüteceğini düşünse bile evdeki hesap çarşıya uymaz ve gazete işleri tüm vaktini alır. Bu arada gazetede yayımlanacak bir makalede yasalara aykırı bir durumu fark edemediği için birkaç rublelik para ve iki günlük hapis cezasına çarptırılır. Sibirya görmüş Dosto'ya iki günlük hapis cezası koyar mı? Tabii ki koymaz. Bu iki günlük hapis cezasını fırsat olarak görüp mutlu bir şekilde
Edebiyat
DelikanlıFyodor Dostoyevski · Sonsuz Kitap · 20164,353 okunma
9/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2020 137. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2020 22:45
Evlatlık verildiği için öz babasına karşı içten içe sevgi/nefret çatışmalarıyla büyüyen Dolgorukiy'in, 19 yaşına geldiğinde eline geçen bir belgeyle babasının karşısına çıkışını okuyoruz. Romanın içine serpiştirilmiş anekdotlar muhteşem, başlı başına hikaye olur hepsi. Dostoyevski'nin karakter analizi zaten harika. İnsanların yaşadığı ikilemleri betimleme şekli, Dostoyevski'nin neden zirvede olduğunu açıklıyor bence. Harika bir roman, mutlaka okunmalı. =)
DelikanlıFyodor Dostoyevski · Sonsuz Kitap · 20164,353 okunma
Puan vermedi·632 syf.··
2026 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 23:24
Dostoyevski okumak kolay değildir, hele anlamak hiç değil. Bu eseri oldukça zordu. Psikolojik analizler fıtnınasına tutulmuş gibiyim. Dostoyevski bunu ustaca yapıyor. Başyapıt kesinlikle değil. Tavsiyem, okuyacaksanız şayet not alın zira içinde kaybolmanız olası.
1000Kitap
DelikanlıFyodor Dostoyevski · Sonsuz Kitap · 20164,353 okunma
Puan vermedi
Kadın düşkünü bir toprak sahibinin gayrimeşru çocuğu olan on dokuz yaşındaki Dolgorukiy'in, St. Petersburg'da bir araya geldiği babası Versilov'la yaşadığı çatışmaların anlatısıdır Delikanlı. Baba ve oğlun duygusal, ideolojik ve ahlaki tartışmaları etrafında şekillenen uyuşmazlıklar, Dolgorukiy'in zıtlıklarla dolu yaşamöyküsünü ortaya koyar. Dostoyevski'nin sondan bir önceki romanı olan Delikanlı, yazarın diğer romanlarındaki felsefi ve politik sorunlardan uzak olmakla birlikte, insanlar arası ilişkilere odaklanarak psikolojik incelemelerde bulunur.
DelikanlıFyodor Dostoyevski · Sonsuz Kitap · 20164,353 okunma
8/10
·666 syf.··
Beğendi
·
2021 39. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2021 01:05
Merhaba Delikanlı; Senin için Dostoyevski'nin en zayıf romanı dediler. Oysa ben seni hep ergenlik dönemini yeni tamamlayan bir genç gibi değerlendirdim. Sen ne kadar tutarsız olursan ol seni anlamaya çalıştım. Bu çok kolay olmadı. Yeri geldi okurken yoruldum, yeri geldi araya başka kitaplar sığdırdım. Yine de senin unuttuğun "ülkünü" ben unutmadım. Umarım dediğin gibi "ülkünden" hiç vazgeçmemişsindir. Evet dostlar, zor bir eseri bitirmenin sevinci ile yazıyorum bu satırları. Kitabın konusu yerine deneyimlerimi paylaşmayı daha uygun görüyorum. Zira konusu ve okuyucuların yorumlarına bakarak , bu güzelim eseri okumayı hep öteleyebilirsiniz. Dönemin eleştirmenleri , Dostoyevski'ye bu eseri için gerçekten acımasız davranmışlar. Şunu kabul ediyorum; Diğer eserlerine göre gerek akış olsun , gerek olay örgüleri evet biraz daha sönük. Ama ben konuyu şöyle değerlendiriyorum. Lüks bir otomobil markasının ürettiği en ucuz araç modeline kötü demek acımasızlık olur. Dostoyevski' nin de bu eseri aynı fabrikadan çıkma, ama üst modeller ile aynı konforu sunmuyor. Bazı kabullerle ilerlemek gerekiyor. Bu kabulleri sahiplendiğinizde yine Dostoyevski'nin gizli imzasına kavuşuyorsunuz. Nedir bunlar ; - Okuma alışkanlığınız yeni başladıysa Dostoyevski'nin daha popüler eserlerine yönelmeniz gerekli, bir ritim kitabı değil - Okuma ritminizin üst seviye olduğu bir dönem okumalısınız. - Öneri ile okumanız gereken bir kitap değil, okuma yolculuğunuzun sizi bu kitaba denk getirmesi önemli. Okuyup beğenseniz bile bir başkasına önermeyin. Her okuyacak kişinin kendi deneyimi ile karşılaşması gereken bir kitap olduğu düşüncesindeyim. - Karakterleri not alın. karekterler ,olay örgüsü ve ilişkilerin anlamlandırılması adına çok kıymetli Kitabın konusundan çok bu kabulleri aktarmayı daha
Edebiyat
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınevi · 20204,353 okunma
~~~DostoyevskiKülliyatı~~~
8/10
·768 syf.··
2022 215. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2022 00:12
~~~"Siz prens misiniz?" sorusuna kesin olarak: Ben sadece Dolgorukiy'im, eski efendim Sayın Versilov'un evlilik dışı oğluyum, ben azat edilmiş 1kölenin, çiftlikte çalışan 1köylünün oğluyum~~~ Dostoyevski'nin diğer kitaplarıyla bağ kurduğum romanı Delikanlı, zira okurken illa diğer kitaplar akla hemen geliyor, yer yer saflığıyla Budala ve baba-oğul olaylarından Karamazov Kardeşler, kumar durumunda kendisinin de bağımlı olduğu Kumarbaz akla hemen geliyor (en azından benim öyle oldu), anlatıcısı ve kahramanı, hırs ve fikirlerle dolup taşan 19 yaşındaki saf 1çocuk olan Arkady Dolgorukiy'dir. 1toprak sahibinin gayri meşru oğlu... Babasının yanlışını ortaya çıkarma arzusu ile aşkını kazanma arzusu arasında kalır. Henüz tam olarak tanımadığı babasıyla yüzleşmek için St. Petersburg'a seyahat eder, henüz tamamlanmamış 1rüyadan ilham alır ve kendisine başkaları üzerinde gizemli 1belgenin verdiği güce inanır... ~~~inanın bana, gerçekten liberal, gerçekten doğru ve yüksek ideallere sahip, insanlık dostu insanlarımız, sandığımız kadar çok değildir~~~ Delikanlı, rastlantı sonucu meydana gelmiş 1ailenin bireyi Arkady Dolgorukiy, koruyucu ebeveynler ve öğretmenler tarafından büyütülür ve babası Versilov'u ve Versilov'un nikahsız karısı olan annesini neredeyse hiç görmez. Arkady, bu "tesadüfen aile" ile tanışmak için hayal gücüne hükmeden, hem küçümsediği hem de etkilemek için can attığı babasıyla yüzleşmek için Petersburg'a gider. Dostoyevski, ikilemler içindeki ergenliği!!! 1belirsizlik, cehalet ve eksiklik durumu olarak ustaca tasvir ederken aynı zamanda coşku hali ve zenginlik olarak da görür, buarada delikanlı konuyken yaşı ilerlemiş olanlara da cümleler savurur:))(( para üzerine laf etmeden de geçemez, yarı Tanrı diyerek... ~~~bu dünyada tek gerçek insan ve tek sahici davranış
Edebiyat
DelikanlıFyodor Dostoyevski · Yordam Edebiyat · 20204,353 okunma
Uzun oldu, ne zor oldu, kalp yoruldu...
2/10
·688 syf.··
2025 105. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 01:51
Dostoyevski ne kadar büyük ve değerli bir yazar ise, bu kitap da bir o kadar kötü, sıkıcı ve ona yakışmayan bir eser. Kitap boyunca, sayfalarca bir gencin amacı ve babasıyla arasındaki tartışmaları okuyoruz. Bunu bu kadar uzun uzun anlatmaya gerek var mıydı, gerçekten emin değilim. O yüzden kitap, 74732535637 sayfa sürmüş gibi hissettiriyor. Delikanlı, yerine başka Dostoyevski kitapları okunabilir ama illa okuyacağım diyorsanız bu yolda okuma isteğinizi kaybetmeye hazır olun.
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 20054,353 okunma
7/10
·1121 syf.··
2026 1. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 12:00
Delikanlı, Dostoyevski’nin ilk defa 1875 senesinde yayımlanan, yani olgunluk devrine ait olan son eserlerinden birisi. Romanın baş karakteri olan "Delikanlı" yani Arkadiy Dolgorukiy 21 yaşında bir gençtir. Hikâye, bu gencin hatıralarını yazması ile başlıyor. Arkadiy'nin esas dert ettiği kişi ise babası Versilov'dur. İşte eserin ana mevzusu için, bu baba - oğulun arasında geçen çatışmalar ve tartışmalar ve birbirlerini tanımaya çalışmaları diyebiliriz. Aralarında geçen diyaloglar yer yer aile içi yani hususî, yer yer de devrin Rus halkının yaşadığı problemler ile alakalı. Eserin psikolojik yönü oldukça kuvvetli. Yer yer psikolojik tahliller içeriyor. Yani Dostoyevski’nin alamet-i farikası olan insan psikolojisini masaya yatırmak bu eserde de mevcut. Romanın yıldız karakteri ise Makar İvanoviç. Oldukça bilge ve olgun bir şahsiyet olan Makar esere değer katıyor. Makar'ın "Delikanlı" ile olan yakınlık durumunun ne olduğu bilgisini ise kitabı okuyacaklara bırakıyorum :) Okumuş olduğum baskının mütercimi Servet Lünel ve tercümenin oldukça güzel olduğunu söylemeliyim. Kendisinin tercüme ettiği başka romanlar da okumuştum. Rus edebiyatında Servet Lünel'i güvenle tercih edebilirsiniz. Delikanlı, akıcılığı biraz düşük ve okuması zor bir metin. Biraz daha öz ve kısa yazılsaydı daha akıcı bir roman olurdu düşüncesindeyim. Yine de klasik eserleri seven okurlara tavsiye edebileceğim bir roman. Herkese faydalı okumalar dilerim.
Delikanlı (3 Cilt Takım)Fyodor Dostoyevski · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 19634,353 okunma
dilenmeye taksiyle gelip giden “delikanlı”
6/10
·666 syf.··
2021 23. kitabı
Dostoyevski’nin zirvesinden, Karamazov’dan, bir kitap geri gidelim ve onun en kötüsü olarak tanımlayabileceğimiz Delikanlı’ya bir bakalım. Arkadiy Makaroviç Dolgorukiy, Dostoyevski’nin diğer önemli kişileri gibi özgürlük arayışı içerisindedir ve bu yolda kendine bir ülkü edinmiştir. Doğrusunu söylemek gerekirse Dolgorukiy hakkında konuşulmaya değer tek konu birazdan bahsedeceğimiz deli saçması ülküsüdür, kendisi de Dostoyevski’nin en aptal başkişidir ve bana göre Budala’nın Prens Mışkin’inden daha budaladır. Rothschild gibi bir para babası olmak lazımdır çünkü özgürlük ancak bu yoldan geçer. Para güç getirirse , güç de özgürlük getirir. Bu durumda güç, amaç değil bir araçtır ancak. İhtiyaç olunan,güç ile yalnızlığın sakin, heyecansız bilincidir. Aynen böyle söyler Dolgorukiy ve ekler: “Büyüklüğün gizli duygusu, açık bir üstünlükten çok daha hoştur. Yüz milyonluk bir para babası olsaydım; beni, yoksulluğumdan neredeyse dilenecek çok küçük bir yaratık sansınlar, omuz vurup geçsinler, aşağı görsünler diye eski püskü giysilerle dolaşmakta bulurdum mutluluğu.” Ama bir Rostchild nasıl olunur ki? Çorba yerine sadece bir kuru ekmek yiyerek para biriktirsek?? Bir aptalın bile alaya alacağı bu fikir Delikanlı’mızın ülküsü… Ondan şaşmamak için kendine binbir türlü işkence uyguladığı, kafası karışır diye kitap bile okumadığı ülküsü… Delikanlı’nın ülküsünü yerin dibine soktuk ama Dostoyevski’de bizim gibi düşünmüş olacak ki ilk sayfalarda tutkulu bir şekilde bahsettiği bu deli saçması fikri diğer sayfalarda unutmuş gitmiş, yerine ne idiği belirsiz, ne ilgi ne sempati uyandıran karakterlerin aşk oyunlarını yazmış… Biz yine de deli saçması ülkümüze geri dönelim… Dolgorukiy, az çok Raskolnikov’la aynı amacı taşır: özgür olmak, sürünün dışına çıkarak ahlak kurallarını
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınevi · 20204,353 okunma
9/10
·666 syf.··
Beğendi
·
2017 9. kitabı
Aldıktan sonra bayağı bekletip öyle okuduğum bir kitaptır. Niye bilmiyorum, gözüm mü korktu ne oldu, kim bilir? Yine de nereden baksanız yedi yıl önce filan okumuşumdur. Ama sevdiğim kitaplar arasına kesinlikle girdi. Zaten Dostoyevski'yi çok severek okurum, bu kitap da beni şaşırtmadı. Hatta ben ''Delikanlı''yı ''Karamazov Kardeşler''den daha çok severim. Öncelikle karakterimiz çok başarılı tasvir edilmiştir. Durağan değildir, karakteri değişim gösterir. Gerçek bir insan gibi hatalar yapar, hep iyi bir profil çizmez. Tek bir konu etrafında gitmez kitabımız, yan olaylar da oldukça fazladır. Okurken meraka düşer, şimdi ne olacak derken sayfaları çevirip durursunuz. Dostoyevski öyle bir anlatır ki, karakterlerle beraber oradan oraya koşar durursunuz. Örneğin; bir müzayede sahnesi vardı, sanki ben de karakterin arkasına oturmuşum da onu izliyormuşum gibi hissetmiştim. Öyle bir anlatım... Kesinlikle tavsiye ediyorum. Kitap oldukça kalın, fakat gözünüzü korkutmasın; çok akıcı. Konu ilgi çekici,yazarı da Dostoyevski; daha ne olsun.
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınevi · 20204,353 okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.