tarihe düşen acı tanıklıkların yılmaz savunucusu Halit Çelenk'in derleyerek ilk basımını 1974'te ikinci basımını ise 68liler birliği vakfının 2008de basmış olduğu kitaptır THKO Davası. savunmasinin sonuc bolumu, asagidaki gibi olan kitaptir:
toplumumuzun bir ferdi ve bir vatandaş olarak düşünmek zorundayız... başlarımızı ellerimiz arasına alarak ciddi ciddi düşünelim ve kendimize şu soruyu soralım... “türkiye neden kalkınamıyor?”
bu sorunun cevabı, elli yıllık tarihimizin acı gerçeğidir. türkiye’nin kalkınamamasına ve geri kalmasına sebep kimlerdir? yarım asır önce bağımsızlık savaşı verdik ve emperyalist ülkeleri dize getirerek bağımsız bir ülke olduk. 1923 yılından sonra türkiye’yi sömüren, sermayesini dışarıya aktaran bir devlet yoktu. 1923-1939 yılları arasında hiç bir yabancı devlete imtiyaz verilmedi ve üstelik osmanlı devletinden kalma borçlar ve yabancı şirketlerin imtiyazları kaldırıldı. tam başarılı olmamasına rağmen, hiç bir yabancı ülkeye imtiyaz verilmeden, tamamen iç kaynak ve imkânlarla yurdun kalkınması için çaba sarf edildi. fakat 1939 yılından sonra türkiye, tekrar emperyalist ülkelere avuç açmaya ve 1945’de ise kapılarını açmaya başladı. ve nihayet 1945 yılından beri türkiye amerikan dolarlarının cirit attığı bir pazar durumuna geldi. şimdiye kadar olan savunmamızda amerika’ya verilen imtiyazları, imzalanan ekonomik, askerî, siyasî ve kültürel antlaşmaları inceledik. gördüğümüz gerçek şudur:
bu imtiyaz ve antlaşmaları amerika, silahlarla, atom bombalarıyla kabul ettirmedi. hepsi belirli kişi ve zümreler tarafından masa başlarında imzalandı. bu vatan, bunca madenler, amerikalılara üs olan dağlar ve ulusumuzun onuru, bir avuç satılmış tarafından içki masalarında satıldı.
bir gün bu satılmışları yargılama günü gelirse, ki gelecektir; suçlu