Hikaye çok klasik aslında. Bir kasaba ve bu kasabaya gelen korkunç insan görünümlü yaratıklar. Evet konu olarak çok fazla bir şey ifade etmiyor gibi görünüyor. Henüz.. ilerleyen ciltlerde eminim biraz daha netleşecektir. Peki ne etkiledi diye soracak olursanız tartışmasız çizimler derim. Hayalinizdeymiş gibi bir etki uyandıran muhteşem çizimleri var Ben Templesmith'in. Sadece bir sayfanın çizimine dalıp gidebiliyorsunuz. Bir anda sanki oradaymışsınız gibi bir izlenim uyanıyor içinizde. Bu bir değil birçok sayfada olunca kafanızda atmosfer daha bir net olarak oluşuyor. Konu ne kadar klasik olsa da sizi alıyor hikaye içine.
İyi okumalar:)
Öncelikle, "30 Gün Gece" Clive Barker'ın elinden çıkmış bir grafik roman değil. Her yerde böyle geçtiğinden benim üzerimde de bir yanıltıcı etkisi oldu. Fakat eserin hikayesi Steve Niles'a, çizimleri ise Ben Templesmith'e ait. Kitabın girişinde ise, yapımdan çok da bağımsız olmadığını bildiren kendi ağzından bir Clive Barker övgüsü var yalnızca.
Yanlış anlaşılma giderildiğine göre önümüze bakabiliriz. Barker'ın giriş konuşmasında bahsettiği gibi 30 Gün Gece amacına ulaşan sertlikte bir eser. Kısa ve çarpıcı. Ayrıca bol bol rahatsız edici görselle bezenmiş. Filmini de çok öncelerde izlediğim için konuya aşinaydım. Çizgi romanlar hakkında çok bir bilgim olmadığını kabul ediyor ve ilk defa bir çizgi romanla filmi kıyasladığımı da belirtmek istiyorum. Sevmediğimden değil, sanırım tam anlamıyla kendimde bu alışkanlığı oturtamadım. Bazı insanların boş konuşmalarından dolayı birikmiş bir önyargı da olabilir bu. Sert dilimin kusuruna bakmayın fakat etrafta Marvel çizgi romanlarını okuyup sonra fıstık gibi filmleri "Ama çizgilisinde böyle olmamıştı!" diye eleştiren boş kalabalık çok. Ben bu arkadaşlara katılmak istemiyorum ve gönül rahatlığıyla filmlerin uyarlandıkları çizgi romanlardan makul bir seviyede ayrılabileceklerini savunuyorum. Sonuçta ikisi de görsel anlamda bizlere hizmet eden materyaller. Bir kitabı filme uyarlamakla bir çizgi romanı filme uyarlamak bambaşka bir şey. 30 Gün Gece'de film ve çizgi romanın atmosferi tutuyor. Filmi fazla başarılı bulmamış olmama rağmen çizgi romana gayet tadında diyebilirim. Çizgi romandan anlamayıp yalnızca bir korku hayranı olarak elimden de ancak bu kadarı geliyor.
Tarzına yakın bulan okurların mutlaka raflarına yerleştirmeleri gerektiğini düşünüyorum, benim gibi konu alınan türe gönül vermiş okurların da göz atmaları yararlı bir
30 Gün GeceSteve Niles · JBC Yayıncılık · 200860 okunma
"Elinizde tutmakta olduğunuz çizgi roman eski güzel günlerdeki korku filmleri gibi ham ve sert bir enerji içeriyor. Kısa, keskin ve acımasız... Akılda kalıcı bir başlığı ve donuk kalbinde son derece zekice; fakat basit bir fikri var... Ve başlayınca hiç yavaşlamadan devam eden bir hikayesi..."
-Clive Barker-
Clive Barker’ın söylediği gibi kısa, sert ve acımasız bir hikaye. Ben çizimlerini beğendim çünkü net bir karakter illüstrasyonlarından çok atmosferin soğukluğu ve karanlığı ile vampirlerin açlıkla bakan gözleri, korkutucu keskinlikte rahatsız edici sivri dişleri ön plana çıkartılarak okuyucuya amacına ulaşan bir şekilde kısa, net ve çarpıcı bir korku atmosferi oluşturuyor.
Filmini daha önce izlemiştim ama bu kitabını okumama engel olmadı. Rahatlıkla söyleyebilirim ki filmi ve çizgi romanı, hissettirdiği soğuk ve donuk korku atmosferi ile birbirine çok benzemekte. Ayrıca filmde soru işaretleri oluşturacak bazı şeyler, örneğin vampirlerin neden Alaska’ya geldiği veya temas ettiği hiç kimsenin nasıl olupta dönüşmediği gibi sorular çizgi romanda açıklığa kavuşturulmuş.
Okurken çok keyif aldım. Benim gibi korku - gerilim türünü sevenlere tavsiye ederim. Bu arada devamını okumayı çok isterdim ne yazık ki bizim ülkemizde devamı çevrilmemiş. Seri keşke devam etse ve benim gibi bu türü sevenler böyle eserlerden mahrum kalmasa.
Steve Niles
Çizimleri profesyonel denemez ama kendine has havası hikaye ile çok iyi uyum sağlıyor. Keşke devam sayılarını da çıkarsalarmış ama maalesef artık çok geç. Hikayeyi merak edenler için filmi de var.
30 Gün GeceSteve Niles · JBC Yayıncılık · 200860 okunma
2000'ler metal müzik klibi. Sert bir şeyler dinleyerek tüm sayılarını tek seferde bitirmek mümkün olabilir. Sonsuz hayatın getirdiği kan hırsı vahşeti doğuruyor. İnsanlar uzun süre yaşamamalı, hatta uzun süre aynı yerde kalmamalı.
30 Gün GeceSteve Niles · JBC Yayıncılık · 200860 okunma
“Ama ne zaman harika bir korku hikayesi hoş olmuştur ki? Eminim dışarıda kadife kıyafetlerin içinde etkileyici duran yırtıcılar vardır, fakat Steve’in vampirleri o klandan değil.”
Mükemmel bir çizgi roman çizimleri inanılmaz derecede güzel ve Clive Barker’ın ön sözüyle okuyoruz ne yazık ki bu yayınevinin yine devamını getirmeyip eksik bıraktığı çizgi romanlardan biri olmuş
Kitabın ismiyle aynı filmi var vampirleri gerçekten severim filminide beğenmiştim şu sıralar vampir temalı çizgi romanlara kafayı takmış durumdayım ve sürekli görüp okumadığım bu çizgi romanı okumak istedim vampirlerin romantikleştirilmesini sevmiyorum eski geleneksek vampirler benim için her zaman daha önemlidir bu kitapta da bunu görüyoruz türü sevenler bana göre okumalı fakat okumadan önce şunu tekrar belirtmek lazım bu bir seriden oluşuyor ve devamı ne yazık ki yayınevi tarafından tamamlanmadı
30 Gün GeceSteve Niles · JBC Yayıncılık · 200860 okunma
Çizimler çok başarılı olsa da, okumak çok zor. Mercekle falan okumak gerekiyor, yazı fontu o kadar kötü. Basım hatası olduğunu düşünmek istiyorum, diğer türlüsü kekoluk olur.
30 Gün GeceSteve Niles · JBC Yayıncılık · 200860 okunma
Niles, 21 Haziran 1965'te Jackson, New Jersey'de doğdu. Washington, DC banliyölerinde büyüdü, müzik, yazma ve amatör filmler üzerine yaratıcı ilgi alanları geliştirdi. Çeşitli çizgi roman mağazalarında çalıştı ve her ikisi de 1980'lerde ve 1990'larda Dischord Records etiketinde plak yayınlayan Gray Matter ve Three punk gruplarında çaldı. Kanal TV'deki yerel korku sunucusu olan Count Gore De Vol'u erken bir etki olarak sık sık gece geç saatlerde televizyon korku sunucusu sayıyordu. 2004 yılında Kont Gore, aynı ismin korku konağı hakkında olan çizgi roman Aleister Arcane'in tanıtımını yaptı. Diğer etkiler Richard Matheson'un I Am Legend kitabı ve George A. Romero , John Carpenter ve Bernie Wrightson'un eserleridir. Liseden sonra yazma konusunda resmi bir eğitimi yoktu ve bol miktarda okuma yoluyla yazmayı öğrendiğini açıkladı.
Niles'in çizgi roman endüstrisindeki başlangıcı, kendi kendini yayınlayan şirketi Arcane Comix'in kurulmasıyla başladı. Niles, Eclipse Comics için 1991'de I Am Legend üzerinde çalışan birçok çizgi roman ve antolojiyi yayınladı, düzenledi ve uyarladı. Ardından 1990'ların başında Bad Moon , My Eye in Fly ve bir litografi seti içeren Fantaco için birkaç başlık yazdı. Clive Barker'ın Kan Kitabı . Disney'in Oyuncak Hikayesi Web Maceraları'nda bir yıl çalıştı ve daha sonra Spawn , Spawn: The Dark Ages dergisinin birkaç sayısını yazdığı Todd McFarlane Productions için çalıştı. Aynı zamanda Brian Michael Bendis'in ayrılmasından sonra illüstratör Ashley Wood ile Hellspawn üzerinde çalıştı ve Kiss grubunun gazetecileri ile röportaj yaptı.
Niles, 30 Days of Night için senaryosunu aramaya çalıştı ama Hollywood'da reddedildi. IDW Yayınları kurulduğunda, Niles "reddetme listesini" 30 Gün Gecesi Gecesi'ni ilgi duyduğu bir konsept olarak seçen Ted Adams'a gönderdi. Niles ve illüstratör Ben Templesmith ilk sayıyı ücretsiz yayınladı. Kitap, Niles’e göre iyi satılmadı, ancak o zaman film yapımcıları bunun farkına vardı ve 2000 ya da 2001’de bir filme uyarlanmalarını istedi.