90'lar da sokakların tadını çıkaran son nesil olarak kendimi hep şanslı hissetmişimdir. Klişe olacak ama paramız yoktu ama mutlu çocuklardık biz. Bu yüzden bana çocukluğumu hatırlatan her an'a sıkı sıkı sarılırım ben.
Kitap, 90'lar 'ın en lerini birarada toplamış . Tebessümle hatırladığım şeyler de oldu ,içimi burkan anılarımda.
Zordu ,zahmetli yıllardı ama o zamanlar komşularla içtiğimiz gösterişsiz ikindi çaylarının tadını bir daha hiçbir çay da alamaz olduk. Şimdi insanların "kiminnnn sofrasııı buuğğğ " diye yarışından o gösterişli dolu dolu sofralardan fotoğraf çekme gayretiyle aç kalkıyoruz.
Akşam ezanıyla eve koşturan, koşmazsa terliğin ters yüzüyle tanışan çocuklardık biz.
İp atlarken 20'ye kadar yanmayanların havası uçan kuşta yoktu:))
Şimdi ki gibi youtube dan kopyala gönder imkanı olmadığı için şarkı listesi yapar "abi dolmazsa sen kafana göre takıl " deyip hayatımızın hatasını yaptığımız yıllardı. Sen git slow parçaların peşine oyun havası koy! Ay anlatırken yine sinirlendim bak !
900'lü hatların moda olduğu "tuzak yılları" var ki sorma gitsin. Neyse ki abimle benim ay da 1 kere bu telefon hakkımız vardı da havamızdan geçilmiyordu! Çocuk aklı annem bangır bangır Orhan Gencebay dinlediğinden benim de Orhan babayla tanışasım geldi zannediyorum ki tanışıp hal hatır soracağız:)) Saf, temiz ,kaldırılmaya müsait çocuklarız ne bileyim ben banttan yayın:)) Bununla da kalmadı arkadaşım bizim evden de arayalım deyip sonra da kol gibi telefon faturası gelince annemden hayatımin tek ama unutulmaz terliğini yedim tabi :))
Bir de kız çocuklarının iç güdüsel annelik duygusunu tattığı "sanal bebek" furyamiz var. Bayram harçlıklarimla aldığım ama babamın; "iyi bir hafta bunu yeriz " demesi okurken kulaklarım da çınladı:( Neyse çocukluğuma inmeyelim kırmızı oda ordan