Aşima, yabancı olmanın ömür boyu hamile olmaya benzediğini fark etmeye başlamıştı; sonu gelmeyen bir bekleyiş, bitmeyen bir sıkıntı ve sürekli keyifsizlik.
Yine de Gogol'ü bu olaylar oluşturmuş, biçimlendirmiş ve onun kim olduğunu belirlemişti. Bunlar, önceden herhangi bir hazırlık yapılması mümkün olmayan, fakat kişinin yaşamı boyunca mütemadiyen geriye dönüp kabullenmeye, yorumlamaya ve anlamaya çalıştığı olaylardı. Bunlar, asla olmaması gereken, yersiz ve yanlış görünen, fakat sonunda etkili ve kalıcı olan şeylerdi.