Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı:
312
Basım Tarihi:
2004
Yayınevi:
Everest Yayınları
ISBN:
9789752891319
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·312 syf.··
2022 97. kitabı
Göçmenlik, aidiyet, kimlik, asimilasyon, kültürel ve kuşaklar arası çatışmayla ilgili akıcı ve sürükleyici bir roman Adaş. 1968 yılında Hindistan’dan ABD’ye göç eden bir çiftin çocuk sahibi olmasıyla başlıyor ve öncesinde bu çiftin başından geçenler, sonrasında ise oğullarının hikayesiyle 2000 yılına kadar göçmen bir ailenin iki kuşak hikayesini okuyoruz. Yazar, göçmen olmayı çok iyi analiz etmiş, bambaşka bir kültüre adapte olma sürecini ilk etapta akla dahi gelmeyen ancak aslında çok önemli olan küçük detaylarıyla çok başarılı aktarmış. Yemek içme alışkanlıklarından evlilik ritüellerine, cinsiyet rollerinden tatil alışkanlıklarına günlük hayatın aslında her anına sirayet eden ve dünyaya bakışımızı derinden etkileyen, adeta doğduğumuz andan ölene kadar üzerimize yapışan ve değiştirsek dahi tam manasıyla ‘kurtulamadığımız’ adımız gibi bir parçamız olan kültürel bagajlarla ilgili çok yerinde tespitleri var. Evini, ülkesini ardında bırakıp başka bir ülkede yeni bir hayat kuran kuşak ve bu kuşağın yeni ülkede doğan çocukları arasındaki farklılıkları da çok incelikli dahil etmiş kurguya. Bu entegrasyon ya da asimilasyon sürecinin yanında, göçmenliğin sevdiklerinden uzakta olmak, en özel anlarını onlarla paylaşamamak, bazen cenazelerine dahi yetişememek gibi daha ağır duygusal yüklerini de etkileyici işlemiş. Kitabın ikinci yarısında, kültürel çatışmayı daha çok erkek çocuğun ikili ilişkilerinin hikayesi üzerinden aktarmış. İkili ilişkiler aslında bir kültürle ilgili düşündüğümüzden çok daha fazla ipucu vermesi bakımından çok da yanlış bir tercih olmamasına ve konu itibarıyla merak duygusunu sürekli canlı tutarak metni daha da sürükleyici hale getirmesine rağmen, karakteri soğukkanlı bir şekilde, art arda bir ilişkiden diğerine savurması ve odağın ağırlıklı olarak buraya
AdaşJhumpa Lahiri · Everest Yayınları · 200450 okunma
ADDAŞ
Puan vermedi·302 syf.··
2018 52. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2018 00:37
SPOİLER İÇERİR!!! Hintli olan Aşima ve Aşoke Amerika’da bir süre kültür şok yaşarlar. Mesela Amerika’daki tavuklarda deri vardır, Aşima ise önceden hiç derili tavuk yemediği için derileri tavuktan sıyırır. Başlarda kültürel şok yaşayan Aşima ve Aşoke’nin ve aynı zamanda çocukların da bazı alışkanlıkları değişmiş. Amerikanlar gibi olmuştur. Mesela çocuklar acıktıklarında marmelatlı ekmekler yer. Hindistan’da, doğan çocuğa ad vermek çok önemlidir. Çocuğa iki ad verilir. Biri ailede kullanılacak olandır, diğeri ise aile dışında kullanılacak olan isimdir. Kitaptaki asıl mesele ise Gogol’un ismini beğenmeyip adını “Nikhil” olarak değiştirmesidir. Aslında herkesin kendine ait olmayan bir adı vardır. Adlarımız kimliklerimizdir. Peki biz gerçekten bu kimliğe ait miyiz? Biz gerçekten adımızı temsil ediyor muyuz? Aynı ada sahip olan kişiler aynı karaktere mi sahiptir veya hepsi de isimlerinin anlamları gibi midir? Mesela Rus yazar olan Gogol ile kitaptaki karakter olan Gogol arasında bir fark var mıdır yoksa aynı ada sahip oldukları için ikisi de aslında aynı kişiler midir? İnsanları eşsiz kılan onların adları mıdır, yaptıkları mıdır, karakterleri midir? Biz doğduğumuzda büyüklerimiz bize bir ad koyarlar. Bu adı gerçekten sever miyiz, ister miyiz? Ad koyulurken fikrimiz sorulur mu? Tabii ki sorulmaz. Bazılarımız Gogol gibi adından memnun değildir. Ama kaçımız onun gibi cesaretli davranıp ismini değiştirebilir? Gogol adını “Nikhil” olarak değiştirdikten sonra tanıdıklarının ona yine “Gogol” dediğini fark eder. Sadece ilk kez tanıştıkları ona “Nikhil” der. Yani aslında değişen hiçbir şey olmamıştır. Ama daha sonra tanıdıkları da ona yeni ismiyle hitap etmeye başlar. Nikhil veya Gogol olmak o kişinin hayatında neyi değiştirdi? Değişen sadece ismi olmadı mı? Hayatı, ailesi,
Edebiyat
AdaşJhumpa Lahiri · Everest Yayınları · 200450 okunma
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
edebiyatdanostalji.blogspot.com/search?q=jhumpa Çok beğendim kitapla ve yazarla ilgili daha uzun yazacağım daha sonra. mutlaka tavsiye edeceğim bir yazar ve kitap. Diğer eserlerinden ''Adaş'' ve ''Dert Yorumcusu'' nu da çok severek okudum. Gerçekten yazarın anlatımı oldukça akıcı ve içerik derseniz tamamiyle okuyucusunu içine çekiyor elinizden bırakamıyorsunuz kitabı. Kimlik sorunları , sosyal statü ayrımcılığı , kültürler arası bağnazlık yada uyum. Anlatılan çok şey var aslında burada bir iki kelimeyle anlatsam yetersiz kalır bence mutlaka okuyun seveceksiniz..
AdaşJhumpa Lahiri · Everest Yayınları · 200450 okunma
10/10
·291 syf.·
2025 6. kitabı
Kitabın dili ve duygusal tonu, karakterlerin kendi sorunlarıyla nasıl mücadele ettiğini göstermesi açısından oldukça ilgi çekici. Karakterlerle empati kurabilmenizi sağlıyor.Lahiri, Gogol'un yalnızlığı ve arayışı aracılığıyla göçmen kimliğinin ne kadar karmaşık olabileceğini başarıyla ortaya koymuş.
Duygular
The NamesakeJhumpa Lahiri · Mariner Books · 200450 okunma
"The Namesake by Jhumpa Lahiri."
7/10
·294 syf.·
2024 68. kitabı
"There are so many parallels between the Indian and Mexican cultures that I became fully immersed in the story. Gogol’s indifference to the origin of his name until his father’s death weighed heavily on me until my own father’s death. I was named after my father’s grandmother whom he adored, so I struggled to live up to the honor of her name. It wasn’t until he died that I found out that he constantly bragged about me to anyone who would listen. It was then that I realized why Gogol was so indifferent; he just wanted to know the same as me."
Alıntı
The NamesakeJhumpa Lahiri · Mariner Books · 200450 okunma

Yazar Hakkında

Jhumpa LahiriYazar · 6 kitap
Nilanjana Sudeshna "Jhumpa" Lahiri, İngilizce ve son zamanlarda İtalyanca yazdığı kısa öyküleri, romanları ve denemeleriyle tanınan İngiliz-Amerikalı bir yazardır. İlk kısa öykü kitabı Interpreter of Maladies (1999), Pulitzer Kurgu Ödülü ve PEN/Hemingway Ödülü'nü kazanmış ve ilk romanı The Namesake (2003), aynı adlı popüler filme uyarlanmıştır. The Namesake, New York Times Önemli Kitaplar listesinde yer almış, Los Angeles Times Kitap Ödülü finalisti olmuş ve önemli bir sinema filmine uyarlanmıştır. Unaccustomed Earth (2008), Frank O'Connor Uluslararası Kısa Öykü Ödülü'nü kazanırken, ikinci romanı The Lowland (2013) hem Man Booker Ödülü hem de Ulusal Kurgu Ödülü'nde finalist olmuştur. Lahiri, 22 Ocak 2015'te The Lowland ile 50.000 ABD Doları değerindeki DSC Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır. Bu eserlerinde Lahiri, Amerika'daki Hint-göçmen deneyimini araştırdı. 2012'de İtalya'nın Roma kentine taşınan Lahiri, o zamandan beri iki deneme kitabı yayınladı ve ilk olarak 2018 tarihli Dove mi trovo romanı, ardından 2023 tarihli Roman Stories (Roman Hikayeleri) koleksiyonu ile İtalyanca yazmaya başladı. Ayrıca, 40 farklı İtalyan yazar tarafından yazılmış 40 İtalyan kısa hikayesinden oluşan Penguin İtalyan Kısa Hikayeleri Kitabı'nı derledi, düzenledi ve çevirdi. Ayrıca kendi yazılarından bazılarını ve diğer yazarların yazılarını İtalyancadan İngilizceye çevirdi. Lahiri, 2014 yılında Ulusal Beşeri Bilimler Madalyası ile ödüllendirildi. 2015'ten 2022'ye kadar Princeton Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık profesörü olarak çalıştı. 2022'de, mezun olduğu okul olan Columbia Üniversitesi Barnard Koleji'nde Millicent C. McIntosh İngilizce Profesörü ve Yaratıcı Yazarlık Direktörü oldu