Adı:
Adaş
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752891319
Kitabın türü:
Çeviri:
Neşfa Dereli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Dert Yorumcusu adlı öykü kitabı ile 2000 yılında Pulitzer Ödülü kazanan Jhumpa Lahiri yine, duygular dünyasına açılan mükemmel detaylara akıcı üslubuyla, ustaca dokunuyor. Lahiri, göçmenlerin yaşadığı kültür uyuşmazlıkları, asimilasyon çatışmaları ve en önemlisi de kuşaklar arasındaki düğüm olmuş bağları kaleme alıyor.

Ganguli ailesinin Kalküta'daki geleneklerle çevrili yaşamlarından çıkıp birer Amerikalı'ya dönüşmesi oldukça sancılı bir süreçtir.Görücü usulüyle evlenmelerinin hemen ardından, Aşoke ve Aşima Ganguli Massachusetts'e yerleşirler. Mühendislik eğitimi almış olan Aşoke ortama daha kolay uyum sağlarken karısı Aşima, Amerikan olan her şeye tepki duyar ve ailesini özler.

Yeni doğan oğullarına koyacakları ismi ararken Hintli anne-baba,eski geleneklerin yeni dünyaya taşınmış olmasının şiddetli sonuçlarıyla karşılaşır. Yıllar önce yaşanan bir felaketin anısına, bir Rus yazarın adını alan Gogol Ganguli'nin tek bildiği, bu tuhaf ve eski adı kadar geleneklerinin ağırlığına da katlanması gerektiğidir. Lahiri, neye tutunacağına karar veremeyen, gülünç dönemeçlerden geçmek zorunda kalan ve buruk aşk ilişkileri arasında tökezleyen Gogol'le okur arasında büyük bir duygudaşlık kuruyor.

Yazar, insan ruhunun derinliklerine bakarak ailemizin bize verdiği isimlerin ve beklentilerin gücünü göstermekle kalmıyor, kendimizi ortaya koyarken katlandığımız güçlüklerin de altını çiziyor.
302 syf.
·11 günde
SPOİLER İÇERİR!!!

Hintli olan Aşima ve Aşoke Amerika’da bir süre kültür şok yaşarlar. Mesela Amerika’daki tavuklarda deri vardır, Aşima ise önceden hiç derili tavuk yemediği için derileri tavuktan sıyırır.
Başlarda kültürel şok yaşayan Aşima ve Aşoke’nin ve aynı zamanda çocukların da bazı alışkanlıkları değişmiş.

Amerikanlar gibi olmuştur. Mesela çocuklar acıktıklarında marmelatlı ekmekler yer.

Hindistan’da, doğan çocuğa ad vermek çok önemlidir. Çocuğa iki ad verilir. Biri ailede kullanılacak olandır, diğeri ise aile dışında kullanılacak olan isimdir.

Kitaptaki asıl mesele ise Gogol’un ismini beğenmeyip adını “Nikhil” olarak değiştirmesidir.

Aslında herkesin kendine ait olmayan bir adı vardır. Adlarımız kimliklerimizdir. Peki biz gerçekten bu kimliğe ait miyiz? Biz gerçekten adımızı temsil ediyor muyuz? Aynı ada sahip olan kişiler aynı karaktere mi sahiptir veya hepsi de isimlerinin anlamları gibi midir? Mesela Rus yazar olan Gogol ile kitaptaki karakter olan Gogol arasında bir fark var mıdır yoksa aynı ada sahip oldukları için ikisi de aslında aynı kişiler midir? İnsanları eşsiz kılan onların adları mıdır, yaptıkları mıdır, karakterleri midir?

Biz doğduğumuzda büyüklerimiz bize bir ad koyarlar. Bu adı gerçekten sever miyiz, ister miyiz? Ad koyulurken fikrimiz sorulur mu? Tabii ki sorulmaz. Bazılarımız Gogol gibi adından memnun değildir. Ama kaçımız onun gibi cesaretli davranıp ismini değiştirebilir?

Gogol adını “Nikhil” olarak değiştirdikten sonra tanıdıklarının ona yine “Gogol” dediğini fark eder. Sadece ilk kez tanıştıkları ona “Nikhil” der. Yani aslında değişen hiçbir şey olmamıştır. Ama daha sonra tanıdıkları da ona yeni ismiyle hitap etmeye başlar. Nikhil veya Gogol olmak o kişinin hayatında neyi değiştirdi? Değişen sadece ismi olmadı mı? Hayatı, ailesi, karakteri yine aynıydı.

Sonuç olarak, isim sadece bir semboldür. Semboller değişse de gerçekler (kişinin kendisi) aynı kalır.
---------------------------------------------------------------------

Kitaptaki ana temalardan biri kültürel farklılıklardır. Ana karakterin ismi Rus yazar Gogol’ün adıdır ve kitapta Gogol’un Palto’sundan sıkça söz edilir. Adaş’ı göz önüne alarak Palto’yu geçmişimizle, kökenimizle ilişkilendirebiliriz. Günümüzde hemen hemen herkesin en az bir tane paltosu (ilişkili olduğu millet) vardır. Herkesin paltosunun rengi, deseni, kumaşının kalitesi, modeli (kültürel farklılıklar) farklıdır. Paltomuzu sevmesek de onu giymek zorundayız. Çünkü eğer onu çıkarırsak üşürüz. Benzer şekilde, Gogol da ilk başlarda (gençken) memleketini, o kültürü sevmiyordu. Ona karşı hep yabancıydı. Ama zamanla ( yaşı ilerledikçe) kültürünü, ait olduğu kökleri benimsedi, onlara alıştı.

Kitaptaki başka bir tema (bunu kültürel farklılıkların alt başlığı olarak düşünebiliriz) ise aynı veya farklı kültürdeki insanların evliliğidir. Bazı insanlar farklı kültüre sahip biriyle evlenmeye karşı önyargılıdır. Önyargılı olmalarının temel sebebi ise farklı kültürdeki insanların özellikle evlilik gibi ciddi bir konu söz konusuysa anlaşamayacaklarını düşünmeleridir. Bu düşüncenin yanlış olduğu gösteren en iyi örnekler kitaptaki karakterlerin ilişkileridir. Mesela Aşima ve Aşoke aynı kültürden insanlar olmalarına rağmen ilişkileri zayıftır. Aşoke Aşima’ya bir gün bile “seni seviyorum” dememiş, onunla yeterince ilgilenmemiştir. Aynı şekilde Gogol ve Moushumi’nin ilişkisi de benzerdir. Aşimadan farklı olarak, Moushumi kocasını aldatır. Aşoke,Aşima ve Gogol, Moushumi’nin aksine Sonia yarı Çinli yarı Amerikan olan Ben adında biriyle evlilik planları yapar. İkisinin kültürleri farklı olmasına rağmen bence en iyi anlaşan çift onlardır.

Sonuç olarak Gogol’un Palto’su kültürel farklılıkların bir temsili gibidir. Ayrıca bazı insanların düşüncelerinin aksine farklı kültürdeki insanlar çok iyi anlaşabilir, hatta evlenebilir.
Aşoke'nin ingilizcesi yeterince iyi olduğunda kitapları kendisi okumaya başladı. Karamazov kardeşler, Anna karenina, babalar ve oğulları kitaplarının kimi sayfalarını dünyanın en gürültülü, en kalabalık sokakları olan chowringhee ve gariahat caddelerinde yürüerken okumuştu. Bir defasında onu taklit etmeye çalışan küçük kuzeni Aşoke'nin evindeki kırmızı kil merdivenlerinden düşüp kolunu kırmıştı. Aşoke'nin annesi en büyük oğlunun bir gün kafası Savaş ve Barış'in içine gömülü halde yürürken, bir tramvayın ya da otobüsün altında kalacağından emindi. Öldüğü anda bile kitap okuyor olacaktı.
Jhumpa Lahiri
Sayfa 13 - Everest yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Adaş
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752891319
Kitabın türü:
Çeviri:
Neşfa Dereli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Dert Yorumcusu adlı öykü kitabı ile 2000 yılında Pulitzer Ödülü kazanan Jhumpa Lahiri yine, duygular dünyasına açılan mükemmel detaylara akıcı üslubuyla, ustaca dokunuyor. Lahiri, göçmenlerin yaşadığı kültür uyuşmazlıkları, asimilasyon çatışmaları ve en önemlisi de kuşaklar arasındaki düğüm olmuş bağları kaleme alıyor.

Ganguli ailesinin Kalküta'daki geleneklerle çevrili yaşamlarından çıkıp birer Amerikalı'ya dönüşmesi oldukça sancılı bir süreçtir.Görücü usulüyle evlenmelerinin hemen ardından, Aşoke ve Aşima Ganguli Massachusetts'e yerleşirler. Mühendislik eğitimi almış olan Aşoke ortama daha kolay uyum sağlarken karısı Aşima, Amerikan olan her şeye tepki duyar ve ailesini özler.

Yeni doğan oğullarına koyacakları ismi ararken Hintli anne-baba,eski geleneklerin yeni dünyaya taşınmış olmasının şiddetli sonuçlarıyla karşılaşır. Yıllar önce yaşanan bir felaketin anısına, bir Rus yazarın adını alan Gogol Ganguli'nin tek bildiği, bu tuhaf ve eski adı kadar geleneklerinin ağırlığına da katlanması gerektiğidir. Lahiri, neye tutunacağına karar veremeyen, gülünç dönemeçlerden geçmek zorunda kalan ve buruk aşk ilişkileri arasında tökezleyen Gogol'le okur arasında büyük bir duygudaşlık kuruyor.

Yazar, insan ruhunun derinliklerine bakarak ailemizin bize verdiği isimlerin ve beklentilerin gücünü göstermekle kalmıyor, kendimizi ortaya koyarken katlandığımız güçlüklerin de altını çiziyor.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • piktobet
  • mmiless
  • Okuyucu
  • Medine T.
  • sinan kaan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0