Tahmini Okuma Süresi:
23 sa. 58 dk.
Sayfa Sayısı:
846
Basım Tarihi:
1972
Yayınevi:
Hürriyet Yayınları
ISBN:
---
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Soljenitsin'e Göre Rusya Birinci Harpte Neden Yenildi?
7/10
·846 syf.··
2025 62. kitabı
Soljenitsin artık yavaş yavaş unutulmaya başlanan bir isim ama bir zamanlar yazdığı üç ciltlik Gulag takımadaları adlı eseriyle ses getirmiş. Sovyet vatandaşlığından çıkarıldıktan sonra Amerika’da yaşamış. Sovyetlerin dağılmasından sonra Rusya’ya dönmüş. 2008’de ölmüş. Devlet töreniyle gömülmüş biri, 2. Dünya savaşı gazisiymiş aynı zamanda. Ağustos 1914, Kızıl Tekerlek adlı dört ciltlik bir tarihî roman serisinin ilk kitabı. 1971’de basılmış. Ben hürriyet yayınları 1972 baskısından okudum. 840 sayfa. Bu baskı aslında Soljenitsin’in kitabı genişlettiği haliymiş. Serinin diğer kitapları Kasım 1916-1983’te, Mart 1917 ve Nisan 1917 ise 1995’te basılmış aynı yıl içerisinde. Ama diğerlerinin Türkçe tercümesini bulamadım. Sanırım pek ilgilenilmemiş tutmaz diye. Şimdi kitaba geçmeden önce şunları söyleyeyim. Kitapta çok fazla diyalog ve karakter var, hatta yan karakterler ve yan olaylar da. Biraz sıkılabilirsiniz. Ayrıca bu kitabı gerçekten okumak isteyenlere tavsiyelerim olacak. öncelikle 1. Dünya Savaşı’ndaki Tannenberg Muharebesi’ni bir okuyun derim. Çünkü kitabın ana konusu bu muharebe üzerinden ilerliyor. Çok fazla Rusça ve Almanca yer ismi var, savaş alanının geçtiği yerleri işaretlemek açısından. Sonra Tannenberg Muharebesinde Rus General Samsanov’un hayatını ve yine 1906-1911 arasında başbakanlık yapmış Pyotr Stolıpin’in biyografilerini okuyun. Kitaba geçelim. Soljenitsin’in 1914’teki Rusya manzarası gereksiz bir savaşa itilmiş, beceriksizler tarafından yönetilen, Lenin tarafından yıkılmakla tehdit edilen, Bolşevik fikriyle Zürih’te konuşlanmış, Rusya’dan nefret eden ve kendini yıkmaya çalışan bir ülke imajıdır. Yöneticiler sempatik olmak yerine gerçekte korkak ve aptaldır. Aşağı tabaka ve yüksek tabakayı birbirinden ayırdığı varsayılan bariyer basit değil ama
Ağustos 1914Aleksandr Soljenitsin · Hürriyet Yayınları · 197235 okunma
Ağustos 1914
7/10
·846 syf.··
Beğendi
·
2024 35. kitabı
Ağustos 1914 Rus yazar Aleksandr Soljenitsin, Rusya için savaşmış bir asker. Ancak, 1945’te Stalin’i eleştiren bir mektup yazdığı için tutuklanır. Sekiz yılını hapishane ve çalışma kamplarında geçirir. Ardından üç yıl daha sürgün hayatı yaşar. 1956 yılında rehabilite edildikten sonra, matematik öğretmeni olduğu ve yazmaya başladığı Rusya’nın merkezinde yer alan Ryazan şehrine yerleşmesine izin verilir. 1970 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen, fakat ödülü almak için Stockholm’e giderse ülkesine geri alınmayacağından endişe eden, bu yüzden de Stockholm’e gitmeyi reddeden; Rus romancı, tarihçi ve matematikçi Soljenitsin’i ilk okumaya başlama nedenim kulağıma ilginç gelen adıydı. Böyle bir isme sahip olan kişinin neler yazmış olabileceğini merak ettim. Sonraları, yazdıklarının isminden daha çarpıcı olduğunu çokça düşünmüşümdür. Bana göre, Sovyet Rusya’yı en iyi anlatan kalemlerden biridir. Ağustos 1914’te şöyle der: “Elimden geleni yaptım, fazlası kimin elinden geliyorsa o yapsın.” (s.282) Bir okur olarak, gelmiş geçmiş tüm insanların yaşadıklarına bakınca tek gördüğüm, dünyayı insana dar edenin insandan başkasının olmadığıdır.
Edebiyat & Roman
Ağustos 1914Aleksandr Soljenitsin · Hürriyet Yayınları · 197235 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Aleksandr SoljenitsinYazar · 26 kitap
Aleksandr İsayeviç Soljenitsin, 1970 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Rus yazardır. 1942'de üniversite diplomasını aldı. 1939-1945 arasında dört sene Sovyet ordusunda görev aldı. 1942 yılında yüzbaşı rütbesiyle II. Dünya Savaşı'na katıldı. Ancak cephedeyken yazdığı mektuplarda Josef Stalin hakkında eleştirilerini belirtince tutuklandı ve sekiz yıl ceza kampında hapis cezasına çarptırıldı. Sovyetler Birliği'nin Adolf Hitler'le uzlaşma yolu bulmasının savaşı önleyebileceğini, bu yüzden Sovyet halkının savaştan dolayı yaşadığı yıkımdan Stalin'in Hitler'den daha fazla sorumlu olduğunu iddia etti. Savaş bittikten sonra Moskova yakınlarındaki bir hapishaneye konulan Soljenitsin, 1950'de Kazakistan'da bulunan Ekibastus'ta siyasal tutuklular için düzenlenmiş özel bir kampa gönderildi ve üç yıl burada kaldı. Onu izleyen yıllarda istenmeyen kişi (persona non grata) ilan edildiği için sürgüne gönderildi. Kazakistan'ın Kok Terek köyünde öğretmenlik yapmaya başlayan yazar, bu dönemde kansere yakalandı ve bir süre Taşkent'te tedavi gördü. Yeni parti şefi Nikita Kruşçev tarafından başlatılan Stalin'in etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik operasyonlar çerçevesinde hakları geri verildiği için Ryasan'da çalışmasına olanak tanındı. 1962'de "İvan Denisoviç'in Yaşamında Bir Gün" adlı kitabını çıkardı. Bu öyküsünün başarısı üzerine kendini tamamen yazarlığa veren Soljenitsin, zorunlu çalışmayı anlatan Stalin karşıtı bu yapıtıyla Hruşçyov'in takdirini kazandı ve bir yıl sonra Sovyet Yazarlar Birliği'ne kabul edildi. Ancak "Matryonin dvor" ve "Dlya polzı dela" adlı öyküleriyle tekrar partinin hedef tahtası haline geldi. 1966'da yazara ülke dışına çıkma yasağı konuldu ve üç yıl sonra Yazarlar Birliği'nden çıkartıldı. Yaşadığı dönem boyunca çeşitli cezalara çarptırılan Soljenitsin'in çalışma kampları hakkındaki kitabı Gulag Takımadaları, kapitalist ülkelerde yayına girdi ve anti-Sovyet propagandanın öğelerinden biri oldu. Yazar kendisine verilen 1970 Nobel Edebiyat Ödülü'nü dört yıl sonra alabildi. Bu ödülün kendisine politik nedenlerle verildiği iddia edildi. 1974'te Sovyet hükûmeti Soljenitsin'in vatandaşlığını iptal edip, onu sınır dışı etti. İki sene İsviçre'de kaldıktan sonra 1976'da Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşti. Bu dönemde Soljenitsin Vietnam'a Amerikan müdahalesini destekledi, Vietnam'da Amerikalı tutsakların köleleştirildiğini iddia etti. 1974 Portekiz Karanfil Devrimi'ne karşı Amerika'nın müdahale etmesi gerektiğini savundu. ABD ve Sovyetler Birliği barışı hakkında yazan Amerikalı yazarları eleştirdi. 1989'da yeniden Yazarlar Birliği'ne alındı. O dönem iktidarda bulunan Mihail Gorbaçov, yazarın yurttaşlık haklarının geri verilmesi doğrultusunda çalışmalar başlattı ve sürgünüyle ilgili kararı 1991 yılında resmen kaldırttı. 1994'te Rusya'ya dönen yazar parlamento önünde yaptığı konuşmada Rusya'nın kendisine göre hatalarla dolu demokrasiye geçiş şeklini eleştirdi. Komünizm dönemi Rusyasını anlattığı Gulag Takımadaları, birçok otoriteye göre komünizmin sonunu getiren eserdir. Solzhenitsyn, 3 Ağustos 2008'de 89 yaşında Moskova yakınlarında kalp yetmezliğinden öldü. 6 Ağustos 2008'de Moskova'daki Donskoy Manastırı'nda bir cenaze töreni düzenlendi. Aynı gün manastırda, seçtiği bir yere gömüldü. Rus ve dünya liderleri ölümünden sonra Solzhenitsyn'e takdirlerini sundular. Soljenitsin'in romanları hapis ve savaş deneyimlerini anlatır. İvan Denisoviç'in Yaşamında Bir Gün (1962) ve İlk Çember (1964) hapis sahneleri içerir. Kanser Koğuşu (1966) bir hastanede geçmektedir. Hapishane ve hastane imgelerini toplumsal simgeler olarak kullanan yazar, devrimci ideallerle sert politik gerçeklikler arasındaki çelişkiyi gösterir. Kahramanları, tiranlık ve zulüm üzerindeki onurun zaferini belirtir. Soljenitsin bu bağlamda, Kırmızı Tekerlek adında dört ciltlik uzun bir tarihsel roman tasarlamıştır. Birinci cilt, Ağustos 1914 (1971) 1914'teki I. Dünya Savaşı'nı anlatır. Bu romanın 1917 Ekim Devrimi'nin tarihsel anlamına vurgu yapan genişletilmiş ve düzenlenmiş bir baskısı 1989'da yayımlanmıştır. İkinci cilt, Kasım 1916 1993'te yayımlanmıştır. 1960'ların sonu ve 1970'lerin başında, Sovyet hükûmeti, Soljenitsin'i romanlarında ülkesini küçük düşürdüğü için suçlamış ve 1973'te Paris'te yayınladığı üç ciltlik Gulag Takımadaları, 1918-1956 romanından sonra da bu baskılarını arttırmıştır. Bu kitap, Sovyet hapishane kamplarının bir incelemesiydi. Gulag Takımadaları'nın iki cildi 1975'te, üçüncü cildi de 1976'da yayımlandı. Soljenitsin, Sovyetler Birliği'ndeki son yıllarından Görünmez Müttefikler (1971) ve Meşe ve Dana (1975) otobiyografilerinde bahsetmiştir. 1990'da, Sovyet hükûmeti yazarın vatandaşlığını geri verdi ve Soljenitsin 1994'te Rusya'ya geri döndü. 3 Ağustos 2008'de babasının Moskova'daki evinde kalp yetmezliğinden 89 yaşında öldü. 2007 yılında Rusya devlet başkanı Vladimir Putin kendisine ödül vermiştir.