Cemal Şener'in yazmış olduğu Alevilik Olayı kitabının sonuna geldim, Popüler kültürde Aleviliğe giriş 101 de denebilir kanımca.Alevi bir ailede, kültür içinde fakat cemden ve dedelerden uzak büyümüş bir Aleviyim.Belirtmek isterim çünkü yorumum ne derece objektif olur siz içsel değerlendirmenizle başbaşasınız.
Tarih öğrendikçe bilinci oluşan bir kavram benim için.Hep merak ve gizem dolu.Alevilik ve tarihi ise kendi bilgim, din dersi bilgileriyle oluşmuş fikrimden ve birkaç cem, dede ve cenaze deneyimimden ibaret. Annemin İstanbul'a ilk geldiği zamanlar o karmaşanın anlam arayışıyla ulaştığı bu kitap yıllarca rafta durdu ve belli bir yaşa kadar okumama izin verilmedi.Neden? Çünkü bazı bilgiler için pişmek gerekir.İyi ki de öyle yapmış.Düşmanca,bölüştürülmek için değil eğitimli kimliğimle yaklaşabiliyorum şimdi.
Kitaba gelecek olursak... Öncelikle emeğine saygıdan şapka çıkartıyorum Cemal Şener'in. Onca bilgiyi toplamak, incelemek, kanıtlar sunmak farklı kaynaklar vb. Tek kelimeyle :Saygı.
Kitapta ilk günden bugüne Alevilik olayını algılayabileceğiniz, zihninizde belli bir zemine oturtturabileceğiniz akıcılık ve gerçeklikle yazılmış bir anlatım var. Konu Alevilik olunca kaynak boldur ama hep karmaşadır ya hani hep bi havadadır kulaktadır bilgiler bu kitap ondan kurtarıyor okuyucusunu ve okuyanına temel düzeyde bir bilgi veriyor boğmadan.En sevdiğim yanlarından biri de tarzındaki 'bak dahasına ulaşmak istersen' diye açılmış bir pencere gibi alıntılar oldu.Ve benim için müthiş kapılar açtı.
En çok paylaşım yaptığım kitapta oldu çünkü defalarca okumak istiyorum o cümleleri. Belki bencilce ama sizin için değil kendim için yazdım onları. Örneğin taze bitirmişken aklımda en çok kalanlardan biri beş vakit namazın Kur'an da geçmeyip Hz. Ömer zamanından beridir olması. Bu sadece