Aslında çoğu şeyi "istediğimiz" için değil, "yönlendirildiğimiz" için satın alıyoruz. Reklamlarla manipüle edilerek onu istediğimize inandırılıyoruz.
Bu kitabı okumadan önce alışveriş yapmanın bu kadar ciddi bir olay olabileceğini bilmiyordum... "İstediğin her şeyi alabilmek" özgürlükmüş gibi geliyor insana. Ama asıl özgürlük, isteklerini yönetebilmekmiş. Bu kitabın bana en önemli kazanımlarından birisi bu oldu.
Markalar kafamızda bir imaj oluşturuyor ve biz o imaja kavuşabilmek için onları tercih ediyor, bir sürü para ödüyoruz.
İhtiyacımız olmayan şeyleri almak ve aşırı alışveriş yapmak aslında kendimizle ilgili ciddi psikolojik durumların bir yansıması. Kendinizi sorgulamanızı, derinlerde, hangi duygularınızı doyurmak için bu alışverişleri yaptığınız konusunda farkındalık sağlıyor. Kitap bu noktada çok başarılı.
Aslında kitabın içeriği için 10/10 puan veririm ancak kitabın genelinde dilin kullanımı ile ilgili hatalar olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen kitabı çok sevdim. İçinde çok fazla bilgi var, konuyu çok geniş bir açıdan ele alınmış.
Kitapta cevabını bulabileceğiniz bazı sorular şunlar:
• Alışveriş ne zaman bir sorun haline gelir?
• Bizi alışveriş yapmaya yönlendiren şeyler neler?
• Takıntılı alışveriş yapan kişiler hangi davranışları gösterir, genel kişilik tipleri nelerdir?
• Aşırı alışverişin sosyal ve biyolojik nedenleri nelerdir?
• Alışveriş sırasında duyularımızın önemi nedir?
• Aşırı alışveriş davranışının eşlik ettiği psikiyatrik ve nörolojik hastalıklar nelerdir?
• Alışveriş sorununun yakın ilişkiler üzerindeki etkisi nedir?
• Alışverişe çeken mıknatıslara direnmek mümkün mü?
• Alışveriş takıntısının tedavisi nedir?
• Alışveriş sizin için bir sorun mu? (Kendinizi test edin)
• Aşırı alışverişin sonuçları nelerdir? (İlişkilerle ilgili sonuçlar,