Amerikan Yüzyılının Sonu

0,0/10  (0 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
216 gösterim
Amerikan yüzyılının sonu, "Amerika'nın sonu" değil. Belki yeni bir Amerika'nın başlangıcı. Bu ırklar yamalı bohçasından daha eşitlikçi bir toplum çıkabileceği gibi, kadim Yunan'a rahmet okutan köleci bir toplum da çıkabilir. Her halükarda, yirmibirinci yüzyıl bir Pax-Amerika devresi olmayacak. ~Dünya-sistemin bütün eski hegemonları (Hollanda, İngiltere) ve iktisadî güçten ziyade askerî-siyasî kudretleriyle temayüz eden eski dünya-imparatorluklarının varisleri (Çin, Rusya, Türkiye, İspanya, Portekiz) hâlâ yaşıyorlar. Fakat hiçbiri dünya-sistemde birinci dereceden bir role sahip değil. ~1989'dan başlatabileceğimiz yirmibirinci yüzyıl, yeni hegemonik güçlere ve yeni devletlerarası ittifaklara sahne olacak. Şu anda ilk sıradaki ulusal güçler: Almanya merkezli Avrupa, Japonya ve Amerika. Onları Çin ve Rusya izliyor. İslam dünyası, önüne açılan yeni fırsatları değerlendirebilecek mi? Öyle olmasını dileyelim. ~Bu kitaptaki yazıların temel iddiası şu: Amerika yirmibirinci yüzyılda ikinci dereceden bir güç olmak zorunda kalacaktır. Daha şimdiden kendini buna alıştırıyor aslında. Avrupa'nın ve Japonya'nın belirli üstünlükleri var. Ancak hangisinin galebe çalacağını şimdiden kestirmek zor.

Kitaptan 1 Alıntı

Roman
Roman bir nevi röntgendir; fakat gayesi teşhir değil, tedaviye yardımdır. Olan biteni, başımıza geleni anlamada sosyal bilimler yeterli olsaydı, romana ihtiyaç duymazdık belki… Tabii, romana bugün sinamayı da ilave etmemiz gerekiyor. En genel anlamda kurgu diyelim, fiction.

Amerikan Yüzyılının Sonu, Mustafa Özel (Arka Kapak Dergisinde bir röportajda geçiyor)Amerikan Yüzyılının Sonu, Mustafa Özel (Arka Kapak Dergisinde bir röportajda geçiyor)