Adı:
Anayurt
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
221
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753902434
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
E Yayınları
Anayurt 70'li yılların başına kadar Bozcaada'da (Tenedos) yaşayan ve daha sonrasında göç etmek zorunda kalan bir Rum ailesinin yerinden yurdundan kopuşunun belki de aslında kopamayışının hikayesidir.

Roman tüm politik gerilimler ardında aşklarla, umutlarla, beklentilerle birlikte yaşanan zorlu yılları bir çocuğun gözünden anlatıyor. Ve o çocuk, Dimitri, geçmişiyle barışmak için yıllar sonra hem Türkiyeli hem de Avustralyalı kimliğiyle Bozcaada'ya geri dönüyor...

Karşı karşıya değil yan yana, birbirinden kopuk değil iç içe iki kültürün hikayesi.
221 syf.
·18 günde·7/10
Bozcaada'nın tarihi ile ilgilenen kimsenin okumayı isteyeceği bir roman.
"Tenedos" Bozcaadanın eski adı. Tenedos : Tenes'in yeri anlamına geliyor.
221 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitapla olan bağım en başta Bozcaadalı oluşumla alakâlı. Kitaptaki yaşamların geçtiği sokaklarda, acıların ya da sevinçlerin yaşandığı o evlerin önünde geçti çocukluğum. Sonra birgün bir dostum bahsetti Anayurt'tan. Ertesi gün edinip 3 günde bitirdiğimi hatırlıyorum. Akabinde okumak isteyen başka bir arkadaşıma verdim. O da bitirdikten sonra; adadaki sokaklara, evlere, Dimitri'nin hayatına, 30-40 sene sonra da olsa onun gözünden bakabilmek tarifi eşsiz bir duyguydu. Dimitri bir yerden bahsediyordu kitapta, ertesi gün nasıl oluyorsa tam da o yerin önünden geçerken, "Dimitri'nin anlattığı o yer" duygusu doluveriyordu içimize. O an; Dimitri oluyorduk hepimiz. Dimitri'nin, adaya yıllar sonraki gelişi sırasında, geminin limana yanaştığı dakikalarda hissettiklerini anlattığı sahneyi ise, kolay kolay unutamayacağım. Öyle ki; bu kitap üzerine, arkadaşlarımızla çıkardıģımız Bozcaada Mendirek dergisinde bir yazı bile yayımladım. İyi ki yazdın Dimitri.
221 syf.
·Beğendi·9/10
Herkesin 'içerisi çok kasvetli', 'karakterler çok güçsüz', 'zayıf ve silik tipler var', 'içimi çürüttü' diyerek elinin tersiyle itip yarıda bıraktığı romanların annesi ilan ediyorum kendimi.
Bitti evet...
Ve evet;
İçerisi çok kasvetli,
karakterler çok güçsüz,
hayata tutunamayan
silik tiplerdi
evet.

Yusuf Atılgan; sen bir karakter yaz, ben müptelası olayım.
Türk dilinin en güzel sözcüğü ,aynı zamanda en hüzünlüsü : Elveda . İşte şimdi be de sana bunu söylüyorum . Elveda .
Anılar: nasıl da en az beklediğimiz anda ortaya çıkıp bize işkence ediyorlar .Şimsek gibi geliyor ,aynı hızla kayboluyor ,sebep oldukları yıkımın sorumluluğunu almıyorlar .
Bir insanın içinde yan yana ,ama aynı zamanda akan,her biri diğerini tamamen görmezden gelen ,ama aynı zamanda çözülemez bir biçimde birbirine dolanmış ,birbirine bağımlı bir iç ,bir de dış zaman olması mümkün mü? Her birinin kendi kuralları olan, bir yanda gündelik hayata hükmeden ,diğer yanda gizli içsel yaşamlarımızı barındıran ?Bu yüzden mi geçmiş ,zihinlerimizde minicik şu andan daha büyük yer kaplıyor ?
Pruvada sırtımı kıyıya vermişim,bilinen bir geçmiş ile bilinmez bir gelecek arasında dikiliyorum .

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anayurt
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
221
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753902434
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
E Yayınları
Anayurt 70'li yılların başına kadar Bozcaada'da (Tenedos) yaşayan ve daha sonrasında göç etmek zorunda kalan bir Rum ailesinin yerinden yurdundan kopuşunun belki de aslında kopamayışının hikayesidir.

Roman tüm politik gerilimler ardında aşklarla, umutlarla, beklentilerle birlikte yaşanan zorlu yılları bir çocuğun gözünden anlatıyor. Ve o çocuk, Dimitri, geçmişiyle barışmak için yıllar sonra hem Türkiyeli hem de Avustralyalı kimliğiyle Bozcaada'ya geri dönüyor...

Karşı karşıya değil yan yana, birbirinden kopuk değil iç içe iki kültürün hikayesi.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Stefania Giorgio
  • Mutlu Küf
  • İsmail ŞEN
  • Ebru Çınar Emiralioğlu
  • Gizem K.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0