Herkesin hayatı farklıdır. Kimimiz çocukluğumuzun güzel izlerini taşırız, kimimiz travmalarını; kimimiz gençliğimizin cesaretini, kimimiz hayal kırıklıklarını… Kimimizin sırtında yıllardır suskun acılar, kimimizin de kalbinde kimseye anlatılamamış kırgınlıklar vardır.
Dışarıdan bakınca herkes birbirinden farksız görünür ama kapılar kapanıp dört duvarın arasına girildiğinde her insan kendi gerçeğiyle baş başa kalır. Yaşadıklarımızı küçük
bir fanusa sığdırmak mümkün değildir.
Hayat ezbere bilgilerle değil, farkındalıkla, yüzleşmeyle ve içsel yolculuklarla değişir. Ama bazen insanın kendi yarasını ve acısını görüp iyileştirmesi kolay olmaz. İşte tam da o anlarda bir ışığa, yol göstericiye, aydınlanmaya ihtiyaç duyarız. Bunun için de önce kendi değerimizin farkına varmamız gerekir. İnsan kıymetlidir ve o kıymeti siz kendi elinizle kendinize vermelisiniz.
Bu kitap, kendinizi önce kendinizde bulmanız için yazıldı. Şimdi tebessüm edin. Belki de aradığınız bütün cevaplar yıllardır içinizde sessizce sizi bekliyor,
sessizce anlaşılmayı bekliyor…
İnsanlara saygılı olmak, sadece iyi bir davranış değil, aynı zamanda güçlü bir karakterin göstergesidir. Her insanın farklı düşünceleri, inançları ve yaşam tarzları vardır; saygı, bu farklılıkları kabul edebilmenin en temel yoludur. Karşımızdakini dinlemek, sözünü kesmemek, empati kurmak ve onu olduğu gibi kabul etmek saygının en sade ama en etkili biçimleridir.
Saygı, karşılıklı olduğunda ilişkileri güçlendirir, güven oluşturur ve iletişimi daha sağlıklı hale getirir. Unutulmamalıdır ki, bir insana gösterilen saygı aslında kişinin kendi değerlerini de yansıtır. Çünkü saygı, sadece başkalarına değil, aynı zamanda kendimize verdiğimiz değerin de bir göstergesidir.
İnsanlara saygılı olmak, sadece iyi bir davranış değil, aynı zamanda güçlü