Kapakta da yazdığı gibi "Bu dünya yalan ve entrikalarla dolu!"
Serisinin ilk üç kitabını okuyalı bayağı olmuştu ve o dönemde bilim kurgu, fantastik, distopya türü kitaplar çok fazla ilgimi çekiyordu. Fantastik-Bilim kurgu karışımı bir kitap. Konu olarak akıcı ve sürükleyici bir dille yazılmış. Sıkılmanıza fırsat vermiyor. Her bölüm yenilikle dolu. Kitap iki kişinin bakış açısı ile anlatılıyor, Evangeline ve Sofie.
Evangeline 13 yaşındayken annesini trajik bir trafik kazasında kaybetmiş. Sonra ise koruyucu aileler arasında oradan oraya sürüklenmiş. Yani anlayacağınız yalnız bir kız. Üniversite hayali var ama paraya da ihtiyacı var. Çalışmak istiyor kimse iş vermiyor.. Yağmurlu bir günde, koşmaya çalışırken kazara bir vazoyu kırıyor Evangeline. Bu vazonun sahibi Sofie. Vazo çok pahalı ve Evangeline'in bunu ödeyecek parası yok. Borcunu ödeyebilmek için kızımız Sofie'ye kafede çalışmayı teklif ediyor. Sofie'de kabul ediyor. Fakat Evangeline çalışmaya gittiğinde, Sofie'nin iş için başka bir yere gitmesi gerektiğini ve kafeyi bir kaç hafta kapatacağını öğreniyor.
Burada Sofie'den ilginç bir teklif geliyor. “Ailen izin verirse benimle gel, bana yardımcı olursun” diyor Evangeline'e. Kızımız iznini alıyor ve Sofie'yle gidiyor. Gittiği yerde çok iyi ağırlanıyor. Çok lüks bir yaşam, ne isterse alabileceği türden hayat.. Tabi ki hiç birşey karşılıksız değil.. Evangeline çok saf temiz kalpli bir kız, yüzüne gülen herkese çok çabuk inanıyor. Bu da kötü sonuçlar doğuruyor. Sofie’nin yaptığı bir büyü sonucunda Evangeline her gece uyuduktan sonra paralel bir dünya olan Ratheus'ta buluyor kendini ve bir gurup vampirle tanışıp onlarla arkadaş oluyor tabi ayriyeten Caden'e aşık oluyor.
Bazı karakterleri çok sevdim. Caden, Evangelin, Sofie, Amelie, Bishop, Fiona, Mage ve tabiki favorim