Buradaki “ Aptal ”, gerçekten düşünmeyen, saf, farkında olmayan biri değil. Aksine her şeyi görmüş, anlamış, çözmüş ama buna rağmen oyunun içinde yer almayı reddetmiş kişi. Bu metinde aptallık bir eksiklik değil; bir fazlalık. Fazla görmekten, fazla hissetmekten, fazla düşünmekten doğan bir yalnızlık hâli. Akılsızlıkla hiç ilgisi yok. İtiraz etmeyen ama boyun da eğmeyen bir duruş bu. Kendini akıllıların, haklıların, her şeyi bildiğini sananların safından bilinçli olarak çekip almak. Bu yüzden aptallık burada bir küçülme değil, bir seçim. Dünyanın hesap yapan, kazanan, gerekçelendiren tarafında durmaktansa yalnız kalmayı göze almak. Ve belki de tam bu yüzden, bu metin tüm aptallara gelsin.
Bu kitapta yapılan şey süslemek değil; rahatsızlığı teşhir etmek. Metin boyunca asıl mesele şu: Bir şeyin “ne olduğu” ile “nasıl kullanıldığı” arasındaki uyumsuzluk. Hayat çalışıyor ama doğru çalışmıyor. Herkes herkesin ne yaptığını biliyor ama ne hissettiğini bilmiyor.
Bu metin ne mizah metni, ne deneme, ne hikâye. Feyyaz Yiğit ’in üslubu “ciddiyetle saçmalamak” değil; saçmalığı ciddiyetle kayda geçirmek. Gülmek ikincil etki. Asıl hedef okuru şu hissin içine sokmak: Bir şeyler yanlış ama adını koyamıyorum.
Üslup bilinçli olarak dolambaçlı. Cümleler sürekli kendini düzeltiyor, geri alıyor, çelişiyor. “Kısa mıydı? Hayır değildi. Ama kısa gibi.” Bu bir dil hatası değil; zihinsel hâlin birebir yansıması. Karakter düşünüyor ama çözmek için değil, çözemediğini göstermek için düşünüyor. Feyyaz Yiğit’in alametifarikası tam olarak bu: Sonuca varmayan düşünce.
Metinde hissedilen şey aslında sessiz bir öfke. İnsanların da tıpkı eşyalar gibi “uygun” olmaya zorlanmasına karşı bir iç hesaplaşma. Kimseyle tartışmaya değmez; çünkü herkes zaten yanlış yerde duruyordur. Metin, yerini bulamayan
AptalFeyyaz Yiğit · Okuyan Us Yayınları · 2013705 okunma
Feyyaz Yiğit’in sanatını çok seviyorum ve sadece sanatın bir alanında olmaması; edebiyat, sinema, resim ve müzik gibi farklı sanat dallarında başarılı eserler veriyor olması, bende ona karşı ayrı bir hayranlık uyandırıyor. Aslında onun sanat anlayışı bana oldukça felsefi geliyor. Sinema ve tv projelerini izlerken hep varoluşçu ve absürd bir edebiyat anlayışı olduğunu hissettim. Bu kitabını okumakla birlikte hayat felsefesinin bu olduğunu daha çok anladım.
Kitabını okurken en çok hissettiğim şey, hayatın aslında ne kadar anlamsız ve garip olduğuydu. Kitapta olan bitenlerden çok, o anlamsızlık hissi öne çıkıyor. Bazı yerlerde okur olarak “bu ne saçma?” diye düşündüm ama sonra fark ettim ki zaten anlatılmak istenen şey tam olarak bu saçmalık.Karakterin sürekli bir arayış içinde olması büyük bir anlam bulma çabası değil; daha çok hiçbir şeyin tam olarak anlamlı olmamasıyla yüzleşmek gibi. Bu da bana Camus’nün absürdizm konusundaki bakış açısını hatırlattı. İnsan bir anlam arıyor ama dünya buna cevap vermiyor. Kitaptaki tekrarlar ve dağınık düşünceler de bence bunu destekliyor. Sanki karakter bir yere varmaya çalışıyor ama sürekli kendi içinde dönüp duruyor. Olaylardan çok düşüncelerle ilerlemesi de aslında ortada tutunacak net bir hikayenin olmadığını sadece dağınık bir bilinç olduğunu bize gösteriyor. Okurken güldüğüm yerler oldu ama o gülüşün altında ciddi bir anlamsızlık hissi vardı. Bu da bana yine absürdizm felsefesini hatırlattı; hayat hem komik hem de açıklanamaz derecede boş ve anlamsız olabilir.
Sonuç olarak “Aptal”, benim için insanın varoluşuna dair sessiz ama etkili bir sorgulama oldu. Okuduktan sonra net cevaplar değil, daha çok sorular kaldı ve bence kitabın asıl gücü de burada. Keyifle ve farkındalıkla okuduğum bir kitap oldu.
Yine bir Feyyaz Yiğit klasiği...
Şahsen ben Feyyaz Yiğit 'in mükemmel bir bakış açısına sahip olduğuna inanıyorum. Olayları izah etmesi, izah ederken hissedilen o yılgınlığa rağmen cümleleri dolaylı yoldan anlata anlata izah edişine hayranım. Bu beni güldüren nadir şeylerden biri.
Kitap, bir konuşma metninin sanki olduğu gibi aktarılması gibi oldukça akıcı ve çok doğal ilerliyor. Hatta o kadar doğal ki, verdiği tepkilerle, ancak bu kadar doğal olabilir diyorsunuz.
Gülmek için okuduğum kitapta bir dünya duyguyu yaşattı bana. Bir dünya yük var üstümde ama güzel vakit geçirdim.
Kitapta karekodlarla şarkılar eklenmiş, en sonunda da liste şeklinde paylaşılmış. Amme hizmetidir. Şimdi biraz onları dinleyeceğim ama sanırım favorim Just a Little Sıyrık olacak.
AptalFeyyaz Yiğit · Okuyan Us Yayınları · 2013705 okunma
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Sade ve akıcı, kolay okunan eğlenceli bir dili var. Roman kahramanı yirmili yaşların başında eğlenceli bir karakter. Zaman zaman tebessüm ettiren, güzel bir kitap.
AptalFeyyaz Yiğit · Okuyan Us Yayınları · 2013705 okunma
Hem gülerek hem hüzünlenerek keyifle okudum.
Hatta bir gibi fanı olarak bütün kitabı Feyyaz’ın sesiyle okudum diyebilirim.
Ayrıca QR kodların yenilenmesi lazım. Buradan duyurulur.
AptalFeyyaz Yiğit · Okuyan Us Yayınları · 2013705 okunma