Arzularımın Listesi Yorucu olmayan, kısacık ve bir o kada sıcacık bir dile yazılmış bir kitap,
Güzel miydi? Yani diyorsanız kitap okuyayım romon olsun ama hem kısa anlaşılması kolay olsun ha tam olarak bu eser o kitap. Yorgun bir kafayla gayet akıcı bir şekilde okuyabilirsiniz ayrıca Jo karakterini de çok sevdim insanı okurken yüreğini sıcacık hissettiriyor. Keyifli okumalar, tavsiye ederim..
kitap cok basit bi dille yazilmis ve cok hizli akiyor. kafaniz doluyken bile hizlica okuyabilirsiniz. verdigi dersler de cok temel ve tatli ama edebi veya sanatsal bi deger ariyorsaniz oyle bi kitap degil. cok beklentiye girmeden okunabilecek cerezlik bi roman. +erkekler bu kitapta da yoruyor
Aslında cok bir beklentim olmadan okumaya başlamıştım bu kitabı. Ama beklentimin üzerinde beğendim diyebilirim. Lotodan para çıktıktan sonra esiyle süregelen hayatının bozulmasından korkan kadının çeki ondan saklaması ve sakladığı çeki esinin bularak onu terk etmesini anlatıyor. Ara ara verdiği mesajlar hoştu. Çerezlik bir kitap tek oturuşta biten cinsten.
Yazarın üslubu ve ele aldığı konu sıradan gibi görünse de aslında altında yatan çok güzel mesajlar var. Çerezlik kitap niyetine almıştım ve bir çırpıda bitti gerçekten.
Küçük bir tuhafiye dükkânı olan karakterimiz iki çocuğu ve eşiyle birlikte mutlu ve bir o kadar da mütevazı bir yaşam sürmektedir. Bir gün lotodan çıkan ikramiye sayesinde büyük ödülün sahibi olur ve bu yüklü para ile neler yapabileceğini listeleyip durur fakat hiçbir zaman listedeki maddeleri gerçekleştirmez ve bu ikramiyeyi eşi dahil herkesten gizler.
Hayatta her şeyin para ile satın alınamayacağının yanı sıra bir kadının sevgiye olan açlığını da okuyoruz aslında. Modern bir John Steinbeck "İnci" hikâyesi de diyebiliriz. Kafa dağıtmak için okunabilir.
Kitabın ilerleyişi ile sonu muazzamdı.Tıpkı gerçek hayat gibi.Bu anlamda bayıldım.Ve kitap bende bir kez daha isteklerimin listesini yapma isteği uyandırdı.
Belki de değişime direnmemeli, hayatın bize sunduklarını reddetmeye çalışarak stabiliteyi korumak yerine kendimizi akışa ve yeni güne bırakmalıyız...
Bir çırpıda okunup bitirilebilecek, kafa dinlendiren bir kitap ️
ilk defa inceleme yaziyorum o yuzden nasi yazicam bilmiyorum ama aklima geleni yazicam gibi. jocelyne iliskisi bozulmasin diye ceki saklarken kocasinin yaptigi sey acayip igrenc bir seydi ve vizyonsuz bi sekilde bu parayi seks icin harcamasi???? babacim 18 milyonun var git ev falan al kiraya ver. bu kitap biraz erkek nefretimi kamciladi maalesef ama gercekten cerezlik bir kitapti ve sonunu cok begendim boyle beklemiyodum cunku.
Hiç böyle Bisey beklemiyordum. Yarısından sonra kitap çok başka yerlere evrildi. O kadar hayata dair Bir kitaptı ki.o kadar olabilirdi ki .kesinlikle okumalisiniz.
ARZULARIMIN LİSTESİ & GREGOİRE DELACOURT
Sıcacık çok güzel bir dille yazılmış bir kitap. Kitabın çoğu yerinde Jo'ya sarılasım geldi. Okuması çok güzel baskısı
muhteşem bir kitaptı. Paranın çözümden çok dert getirdiğine, gerçek mutluluğun kendinde, sahip olduklarında ve çevrende
yattığına, açgözlülüğün yıkım getirdiğine dair ibretlik bir öyküydü. Suya, sabuna dokunmayan, hayata dair faydalı
çıkarımlarda bulunulabilen, kafa dağıtmak istediğinizde okunabilir bir kitap. Bir an bende büyük bir parayı
lotodan kazansam ne alabilirim ki diye düşündüm. Tam arkadaşlara hediye etmelik bir kitaptı. Keyifli okumalar.
Aslında paranın insanı değiştirmediği, sadece kişinin içinde olan şeyleri ortaya çıkardığını bir kez daha anladığım kısa ve tatlı bir roman. Çerez niteliğinde kitap arayanlara tavsiye ederim.
"İnsanın yaşamını değiştirebilmesi sadece kitaplara özgü bir durum değil. Her şeyi bir sözcükle silebilmesi. Şeylerin ağırlığını yok edebilmesi. Kötülükleri silip bir cümle ile yeniden kendini dünyanın diğer ucunda bulabilmesi."
"Hayatın her anının tadını çıkarmak gerekiyordu çünkü hiçbir zaman yeterince vakit yoktu."
“Acı, insanı tuhaf bir şekilde her zaman yeniden şekillendirir..”
Çok sade bir dilde yazılan bu hikaye, tam kafa dağıtmalık bir eser.
Kapak tasarımından, sayfa kalitesine ve içeriğine kadar her şey mükemmel. Gregoire Delacourt, Fransız yazardan okuduğum ilk eser.
Bence hediye edilmelik hatta gençlere özellikle. Çünkü para mı ? mutluluk mu ? sevgi mi ? iş mi ? zengin fakir hayat mı ? bunların cevabının bir örneğini oluşturuyor bu hikaye aslında.
Şöyle ki, Jo'nun sade bir hayat sürerken, tuhafiyeci dükkanı olup, eşi ve çocukları ile güzel bir yaşamın içindeyken birden hayatı değişiyor. Neden mi ? Jo, bir anda milyoner oluyor piyangodan. Ardından "Arzularının Listesini” hazırlıyor ve bu hep güncelleniyor. Fark ediyoruz ki, insan doyumsuz, hep daha fazlasını istiyor, yetinmesini ve mutlu olmasını bilmiyor. Yine fark ediyoruz ki insan parayı elde edince bazen değişebiliyor, kendi karakterinde ve/veya başkalarının gözünde.
Tavsiyemdir.
İnsan, asla açlığı bitmeyen bir hırs abidesidir ne yazık ki..
Sizler hiç yapmak istediğiniz hayallerinizi, arzularınızı listelediniz mi ?