Asılmışlar Ormanı, kurmaca bir anlatı olsa da doğrudan yaşanmış bir olayın izini taşır. Liviu Rebreanu, romanı yazarken I. Dünya Savaşı sırasında Avusturya-Macaristan ordusunda görevliyken itaatsizlik suçlamasıyla idam edilen kendi kardeşinin yaşadıklarından hareket eder.
I. Dünya Savaşı sırasında, Avusturya-Macaristan ordusunda subay olan Apostol Bologa’nın iç çatışmasını anlatır...
Bu roman, savaşın gürültüsünü değil, Bologa' nın aklının çindeki yankısını dinletir.Apostol Bologa’nın iç dünyası, dışarıdan bakıldığında düzenli ve tutarlı görünen bir sistemin, içten içe nasıl çatladığını gösterir.
Rebreanu’nun başarısı, Bologa’yı kahramanlaştırmadan zihninin çözülüşünü ve kendi sesini nasıl kaybettiğini anlatabilmesidir. Roman, insanın en büyük çatışmasının dış düşmanlarla değil, kendi düşüncesine duyduğu güvenle yaşandığını sezdirir.