Arabesk devrinin balistik şairi.. Hedefini daima on ikiden vurmuş, güfteleriyle mangırları bangır bangır hak etmiş bir şair.
Gizli kapaklı, sembolik ve örtülü hiçbir mısra yok. Sadelik hevesiyle kalemini yaldır yaldır savurmuş bir şair.
Bulunduğu konum ve müziğin o yıllarda ihtiyaç duyduğu "öldüm, bittim, geberiyorum senin yüzünden adi ve alçak kadın" tripleri, Ahmet beyi birkaç adım öne atmıştır. Çünkü ona nezaketen şair diyoruz. Asıl mesleği güfte yazarlığından ibarettir. Cadı kazanı gibi; bir kıta 4 kafiye.. ikinci es ve üçte redif.. bir tutam vicdansızlık alameti ve Allah belanı versin.. Üç kilo gözyaşı ve uçlardaki feryat.. Sol kulağına Lustral inadına-depresan, sağ kulağına jilet markası okunduktan sonra; üç defa "senin adın arabesk, senin adın arabesk, senin adın arabesk.."
Şiirini şarkıya uyarlayan Ahmet Selçuk bir yanda, şiiri kendiliğinden güfte olan Cemal Safi öte yanda. Merhum üstad Cemal Safi ortadayken, bu taifeye pavyon şamdanı olmak düşüyor.
Oldum olası sevemedim şiirlerini Ahmet ağbey. Başarılısın, başarın daim olsun..
***
"On ve Son
Bu sana onuncu mektubum
Ve de sonuncu
Artık fark etmiyor benim için
Ne olursa olsun sonucu
Nasılsa göründü artık
İkimize ayrılığın ucu
Derler ki;
Her aşkın gökyüzünde bir meleği varmış
Bir aşk bitince o melek ağlarmış
Ve bir yıldız kendini vurup
Sonsuzluğa kayarmış
Kaldır başını
Bak gökyüzüne
Şimdi bütün melekler yasta
Ve bütün yıldızlar sana 'Gitme' diye yalvarmakta