Merhaba
Bugün sizlere Seminay Yurtseven kaleminden Ateş kitabı ile geldim
Yazarın kalemiyle Pervane kitabıyla tanışmıştım ve kalemini severek okumuştum Pervane'nin devam kitabı olan Ateş kitabı da şaşırtmadı o kadar güzel ve etkileyici kaleme alınmış ki soluksuz okuyorsunuz bir film gibi ilerliyor.
Kitabı okurken bir çok duygu geçişi yaşadım diyebilirim kızdım, sinirlendim, üzüldüm, nefret ettim, empati kurdum yaşananlar öyle etkilediki Süreyya'nın çocukluğu ailesi hissettiği duygular,yaşadıkları içinde verdiği savaşlar ama ne kadar bunların bilincinde olsa da oda yenik düştü hayatın ona getirdiklerine hayatın ondan alıp götürdüklerine, çok kızdım sen okumuş kendini geliştirmiş bir kadınsın neden tekrar aynı yanlışlara düştün diye Kenan, Cem , Orhan,William ve Özgür hangisini gerçekten sevmiştin yoksa hepsi eksik duygularından yararlanıp seni kendine mi çekmişlerdi yada sen tamamlanmayamı çalışmıştın, hepsi senden bir duygunu alıp götürürken özgür kendini mi alıp götürmüştü senden
Aile; her zaman önemli deriz ya bu kitapta da aslında bunun bir örneğini okuduk. Ben Süreyya'yı bu yüzden suçlayamadım annesinin bastırılmış duyguları,kişiliği, çok erken yaşta anne olması, yaşam duygusunun elinden alınıp köle gibi eve kapatılıp hayallerinin hiçe sayılması, sahipsizliği sanki tek hatayı o yapmış gibi ama sahip çıktı! yinede bana diye tutunduğu bir adam, benim yaptığım hataya düşmesin diye aslında daha da çok hataya yönlendirilen ilgisiz baskıyla büyüyen bir kız çocuğu.
Baba;oda en deli gençlik yıllarında baba olmuş belkide hayattan beklediği bu değildi yaptığı hatanın sorumluluğunu aldı ama aile olamadı,evde huzur olmadan büyüyen Süreyya eksik duygularını başka erkeklerde arayan Süreyya yine de annem gibi olamayacağım diyerek hayatına devam etti. Her ne yaşadı ise