Öncelikle bu incelememi bütün coğrafyama hitap eden, kitapta geçen bir cümleyle aktarmak istiyorum. "Cahil toplumlarda kadın hep susturulmuş hep bastırılmış, okuyup çalışmalarına izin verilmeyerek erkeklerle eşit olmaları hep engellenmiştir. Erkeğe göre kadın yemek yapmalı, çamaşır yıkamalı, evi temizlemeli, sanki sadece kendi başına dünyaya getirmiş gibi çocuklarına bakmalı, kocasının gönlünü hoş tutmalı ama canından can katıp dünyaya getirdiği güzeller güzeli kızları babaları tarafından para karşılığında satılırken iteklendikleri köşelerinde suspus oturmalı..." Her ne kadar eskisine göre daha medeni ve uygar bir toplum olmaya çalışmışsak da maalesef ülkemizde halen ataerkil bir toplum kafası devam etmektedir. Halen ülkemizde çoğu kızlar okutulmuyor gerekçe ise: Kızlar ve erkekler bir arada okuyamaz. Birlikte okuyan kız ve erkek arkadaş olamaz yahut ateş ve barut yan yana olamaz dedikleri saçma sapan tabu ve algılar. Ve ayrıyeten yukarıda yazdığım alıntı. Ataerkillik, kadınların bilinçlenmesini, sorgulamasını istemiyor, kadınların, maddi ve manevi anlamda erkeklerden(onlardan) güçlü olmalarını istemiyorlar. Güçlülüğü bir kenara bıraktım ataerkil toplum kadın ve erkek eşitliğini de istemiyor bu durumu göz ardı ediyorlar. Sevgili yazarımız Yeşim Değer'i öncelikle böyle toplumsal ve derin bir konuyu ele aldığı için ona kaliteli okurlar adına teşekkürlerimi iletiyorum. Aynur, hayali okuyup, öğretmen olmak... Esmer ve yağız bir delikanlıya aşık olup sevdiği adamla mutlu olmaktı. Küçük yaşında hayallerini kafasında belirlemişti fakat babasının ona yazdığı kaderden bihaberdi. Koyun ve para karşılığında babası tarafından Haşim denilen yaşlı, kaba saba bir adama veriliyor geriye kalan annesi ve üç kız kardeşi hüzünlü, çaresiz, yıkık... Küçük gelin Aynur, Haşim adındaki kocası