"Her bir insan bedenlendiğinde beyninde bir kodlamayla bedenlenmektedir, bu kodlamalar onun maddesel planda yol haritasını barındırmaktadır ama bu yol haritasında karşılaşacağı seçimleri sadece özgür iradesiyle yapmalıdır. Yani her birinizin bilincinde bir yol haritası vardır lakin haritada hangi şehirlere uğrayacağınız ve hangi şehirlerde yaşayıp hangi insanları seçeceğiniz tamamen size bırakılmıştır.
Seçimler çok önemlidir, her bir insan yaptığı seçimlerle yol haritasında başarı kazanmaktadır. Tabi ki bu başarı hem maddesel plan içinde hem de ruhsal plan içinde geçerlidir. Yanlış seçimler yaptığınızda yol haritasında size ait olmayan şehirlere uğrayabilir, yanlış insanlarla yaşayabilirsiniz bu da sizin evrim sürecinizi etkiler. Bazen kısır döngü içerisinde aynı hayatı tekrar tekrar yaşamanıza sebep olur. İnsanlar yıldızları takip etseler, yol haritalarını da doğru takip edebilirlerdi. Ama maalesef ki insanlar ezoterik astrolojiyi de kirleterek önce astrolojiye dönüştürdüler sonra da işi falcılığa döktüler."
"Tüm kararları kendiniz mi alıyorsunuz? Tüm seçimleri kendiniz mi yapıyorsunuz? Eğer buna "evet" diye cevap veriyor iseniz yanılıyorsunuz. Her daim seçimlerinizi çokça defa düşünürsünüz, düşünce sürecinde diğer sizler size seçimler yaptırmaktadır. Zaman ve içinizdeki sesler... Buna iç sesiniz diyebilirsiniz ama o sezgisel ses, kendinize seslenen bir diğer sizsiniz.
Bir gün o karanlık delikten geçerken, aslında ne kadar soğuk ve yapay bir planda var olduğunuzu anlayacaksınız. Oysa ki insanlar bir sürü kavramlar uydurarak yakılacakları bir boyut hayal etmektedirler. Maddesel boyut içinde yakılmak çok acı verici olur, ama neden maddesel plan eylemini ruhunuzun yaşayacağı bir azap olarak düşleyesiniz ki, ruhun en büyük azabı sonsuz bir döngüde madde boyutlarında dolaşıp durmaktır. Sanırım ruh boyutunu bilmediklerinden maddesel plan korkularını madde boyutu dışına da taşımışlardır. İnanıyor olmak inançlı olmak değildir, gerçek inançlılar bilinçli olanlardır ve gerçekten inanmak bilinçli olmaktır. Bilinçsiz olduktan sonra neye inanırsanız inanın o sadece sizin gerçeğiniz olacaktır."
"Bilincin arayış eylemi asla bitmeyecektir, tek bir noktaya varınca bu arayış biter. Bu nokta tek bir noktanın kendisidir, ALEF.
Bu nokta maddesel boyut deneyimlerini tamamlamış bilinç için bir kapıdır. Burada geçmiş ve gelecek, iyi ve kötü, negatif ve pozitif vb. dualite tezahürleri yoktur. Bu noktada sadece üst bilinç vardır, maddesel boyutu geride bırakmış bilinç, yaratıcılık boyutuna geçmiştir. Bu aşamada bilinç, maddesel eylemleri başlatma yolunu bilmektedir. Maddeyi istediği gibi, şekillendirebilen üst bilinç artık yaratıcıdır. Bu noktada ise tek bir yaratıcı bilinç mevcut değildir. Zaman döngülerinde gezinenler, bu noktada var olan bilinçlerdir. Var oluş içerisinde varoluş ve yaratılış içerisinde yaratılışlar söz konusudur."