Babama Anlattığım Bürokrasi ve Bankacılık Hikayeleri

8,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
240 gösterim
Babama Anlattığım Bankacılık ve Bürokrasi Hikâyeleri, aslında üst düzey bir bürokratın zorluklarla geçen hayatını anlattığı için bir anı kitabı olarak okunabilir. Fakat bu anı kitabını, 1950'li yıllardan bu yana Türkiye'nin bankacılık ve finans tarihi olarak okumak da mümkün.

Bu uzun zaman dilimi içinde, ithal ikameci dönemden serbest piyasa ekonomisine kadar bütün evreler, bütün ekonomi ve maliye politikaları, hatta çıkarılan yasalar, yapılan uygulamalar, yolsuzluklar, 24 Ocak Kararları, serbest faiz, mali sistemde deprem ve "Banker faciası", 1994 Krizi ve izleyen yıllarda bankacılığımızın hali, Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizleri, Kemal Derviş olayı, bankalar reformu, kısacası ekonominin dünyaya açılma süreci içinde yaşanan bütün bocalamalar; titiz, ayrıntıcı, Cumhuriyet ilkelerine bağlı ve "Mülkiye terbiyesi"yle yetişmiş bir üst düzey bürokratın kaleminden keskin ve eleştirel bir bakış açısıyla çözümleniyor.

Bu aynı zamanda bir edebiyat kitabı. Osman Bey hoşsohbet bir insan; kitabında pek çok fıkra, anekdot, sohbet, gerçek bir insanın hayata ve ülkeye dair bütün kaygıları, umutları ve sevinçleri yer alıyor.

Peki Osman Tunaboylu bütün bunları kime anlatıyor? Babasına...Evet, yıllar önce hayata veda eden babasıyla konuşuyor, meslek hayatını ona anlatıyor; babasının sorularını yanıtlıyor, onunla dertleşiyor, bazen ondan azar işitiyor...

Babama Anlattığım Bankacılık ve Bürokrasi Hikâyeleri, hem tarih, hem edebiyat hem de geçmişe bakarak geleceğe ışık tutan bir kitap. En önemlisi, bu kitapta anlatılan, bizim hikâyemiz.
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2012
  • Sayfa Sayısı:
    551
  • ISBN:
    9789755337067
  • Yayınevi:
    İmge Kitabevi
  • Kitabın Türü:
ramazan k. 
13 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bir anı kitabı mı? Evet. Ancak ondan daha fazlası. Bir ekonomi/finans tarihi olarak da okunabilir, 1960 ve sonrası Türkiye'sini anlatan. Kitabı okuduğunuzda bankaların hortumlanmasına giden süreçlerin nasıl siyaset tarafından oluşturulduğunu, BDDK'nın kurulmasına kadar esasında nerdeyse hiç gerçek anlamda bankacılık denetimi yapılamadığını, maliye bürokrasisinin geleneklerinin bankacılık denetimini nasıl çarpıttığını ve zayıflattığını, 2001 krizinin üç partinin kucağında kalmasına karşın aslında uzun yıllar süren kokuşmanın bir sonucu olduğunu çok rahatlıkla görebiliyorsunuz. Kitapla ilgili eleştirilecek bir nokta belki bazı hususların gereğinden fazla uzun anlatılmış olması olabilir. Zira kitabın hacmini oldukça artıran bir unsur olmuş bu. Tavsiye ederim.