Kitabın konusu, ustaca düşünülmüş bir cinayeti anlatmakta. Olaylar 1866'lı yılların Rusya'sında geçiyor.
Genel olarak yazarın dili anlaşılır, akıcı; fakat yer yer yapılan mekan/konum betimlemeleri biraz olaylardan kopmaya neden olabilir nitelikte. Çünkü adı üstünde bir cinayet romanı. Kitap aynı anda birçok karakteri (karakterler Rus ve isimler uzun uzun belirtilmiş) ve birçok kanıtı anlatıyor. Üzerine de bu betimlemeler devreye girince; romanı okurken hâliyle "bu bahsedilen kişi kimdi, bunu mu demişti?" diyebiliyorsunuz. Kafanız karışabiliyor. Bu yüzden, iyi bir hafıza ve dikkat gerektiriyor kanımca.
Bütün bunlara rağmen, kitapta karşılıklı konuşmalara yer verilmesi, mekan/konum betimlemelerindeki kopuşun aksine; olayların bizzat içerisindeymişsiniz izlenimini vermekte oldukça başarılı. Yazarın olayları bağdaştırması ve ipuçlarını bir şekilde toparlaması da akıllıca. Okurken "vay be" dedirten türden.
Gayet merak uyandırıcı, ilk sayfadan itibaren gözümde canlanan karakterler ve sahneler var. Heyecanla okuyorum.Bitince asıl yorum gelecek ....Polisiye macera sevenlerin okuması gereken bir roman
BaltaR. N. Morris · Pegasus Yayınları · 201195 okunma
Selammm kitapsever dostlarım
Zoya, hayatın sert rüzgarlarına karşı güçlükle direnmiş bir genelevde çalışmış, Lilya adındaki genc bir kızı kanadı altına almış ona annelik etmeye calışan bir kadındır. Dünya ona merhamet göstermemiş. İşte böyle bir günde, karların üstünde iki donmuş cesede rastlmasıyla kaderi yeniden yön değiştirir.
Biri deri bir bavulun içinde bükülmüş bir cüce...Cücenin kafatası korkunç bir darbeyle ikiye ayrılmış, beline kanlö bir balta sıkıştırılmış, diğeri ise iri yarı bir köylü, bir ağacın dalında sallanan bir gölge.
Zoya'nın soğuktan titreyen elleri, köylünün giysilerini ararken solgun leylak rengi bir zarfa rastlar. Ne mühür vardır ne de bir isim. İçinden çıkan altı bin ruble, bir ömür boyunca Zoya'nın hayal bile edemeyeceği bir servettir. İste o an kaderine meydan okuyan bir kararlılıkla parayı cebine atar ve hiçbir şey yokmuş gibi yoluna devam eder. Ve polise haber vermez. Karakola gelen bir ihbarla cinayetleri aydınlatmak için Porfiri'nin yine yeteneklerini konuşturması gerek. Haaa bu arada cinayetler sadece bu iki cinayetle sınırlı kalmaz.
Yazar, tüm bu karanlım olayları anlatırken sade, akıcı bir dil kullanıyor. Karakterlerin uzun uzun isimleri, Rusya'nin sisli sokakları, dar ara yollarını betimlerken bazen gereğinden uzun cümleler okuru olay örgüsünden azıcık uzaklaştırıyor. Yer yer kim kimdi? diye düşünmeden edemiyor.
Ama yinede okunmaya değer bir Rusya hikayesi arıyorsanız, bu karanlık ve hüzünlü anlatı sizi icine çekmeyi başarıyor. Sevdim ben kitabı
Kitapla kalın
BaltaR. N. Morris · Pegasus Yayınları · 201195 okunma