Başka Bir Doğum Hikayesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
219
Gösterim
Adı:
Başka Bir Doğum Hikayesi
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
218
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058276611
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yan Pasaj
Donuk bir ifadeyle, ‘Sie können keine Kinder bekommen’ dedi.
Anlamadım.
Anlayanlar tercüme etti: ‘Bir daha çocuğun olmayacakmış!’
Doktor soğuk, dümdüz, pat diye, öylesine, sıradan; tercüme eden ise içi burkula burkula, sesi titreyerek söyledi.
O an her şey bitti sandım, oysa yeni başlıyormuş. Bilmiyordum.”
Benim annelik yolculuğum da böyle başladı. Bu kitabı, bedenimde filizlenmeyen ama dallarımda çiçek açan kızıma doğru olan yolculuğum sırasında, umudun bittiği yerde; “Korkma” demek için kendime, “Bin kere dünyaya gelsem, yine senin annen olmak isterdim” demek için kızıma ve “Yalnız değilsin, her şey çok güzel olacak” demek için sana yazdım.
Hadi şimdi hep birlikte bir yaşama dokunalım!
218 syf.
·Beğendi·9/10
Anne olmak yürekte başlar....Elif Ada ve sevgili annesinin yolculuğu .....ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.....Anne ve baba olabilmek için illaki DNA ile bağlı olmak gerekmiyor ,en büyük bağ sevgidir....Bu güzel annenin evlat edinme süreci ve deneyimleri beni çok etkiledi....Bir anne olarak, okuyun derim mutlaka... Ve büyük yürekli aileye sevgilerim ve selamlarimla....Mutluluk ,huzur ve sevgi içinde anılar biriktirmeniz dileğiyle....
218 syf.
Sevgili Elif Ada, bil ki anne olmak sana ait (ki sana bile verilirken sana ait olmayan) DNA lardan çocuğuna vermek değil, onu sevmek, çok sevmek, herşeyden çok sevmektir.. Onunla ayrıyken huzursuz olmak, onun gözlerindeki ışıkla dünyaların en mutlu insanı olmaktır. Anne olmak, hastanede doğurmak, karnından bir varlık çıkarmak değil, anne olmak o hastayken hastane köşelerinde ağlamak, o ağladıkça param parça olmaktır. Anne olmak, gerçek anne olmak, 9 ayını değil, ömrünü ona adamaktır. Bunu en iyi ben bilirim, bunu en iyi kızım bilir ve bu yüzden kızıma da en iyi, ben anne olurum...
218 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Bitti !!

Yazarın evlat edinme sürecini anlattığı bir kitaptı. Evlat edinmenin de bir Doğum şekli olduğu, evlat edinilen çocuğa 4-6 yaş arasında bu durumun anlatılması gerektiği, sorduğu sorulara sabırlı bir şekilde cevap verilmesi gerektiği ve çevreye de evlat edinmenin normal bir durum olduğu, çocuk sahibi olamayan çiftlerin evlat edinerek çocuk sahibi olmak isteklerinin normal olduğu anlatılmalıdır diyor.

Kitap da çok tekrara düşülen yerler vardı. Onun dışında beni sıkan bir yeri olmadı. Farkındalık amaçlı güzel bir kitaptı. Tavsiye ederim. 7/10
218 syf.
·2 günde·9/10
Bazı kitaplar bir kuş misali gelip insanın yüreğinin pervazına konar; umut olur mesela, ilham olur, cesaret olur, hayatın güzel yanını hatırlatır. Tıpkı minicik bir kuşun ötüşüne, kanat çırpışına sığdırdıklarıyla hayatta her şeye rağmen güzel şeylerin olduğunu hatırlatması gibi, bazı kitaplar da bir yerlerde güzelliklerin olduğunu, bu güzelliklerin birilerinden başka birilerine doğru yayılıp çoğaldığını ve çoğalmaya devam edeceğini hatırlamamıza vesile olur.
İşte sevgili Duygu Çağlar Gizli'nin kaleme aldığı Başka Bir Doğum Hikâyesi de böylesi eserlerden biri. Evlat edinme yoluyla başlayan annelik yolculuğunu kaleme aldığı kıymetli eserinde Duygu Çağlar Gizli, kızı Elif Ada'yı bedeninde değil ama kalbinde nasıl taşıyıp dünyaya getirdiğini sıcacık şefkatiyle kaleme alırken, evlat edinme konusunun hassasiyetine dikkat çekmekle birlikte anneliğin DNA ile sınırlanamayacağını, sevginin nasıl güçlü bir bağ olduğunu; umutsuzluğun en dip noktasında ayağa kalkıp nasıl umudunu filizlendirdiğini ve dallarında Elif Ada gibi bir çiçeği nasıl açtığını satır satır okurunun yüreğine işliyor.
"Evlat edinme de bir doğum şekildir ve yüksek sesle konuşulmalıdır!" diyerek gerek 2014 yılında Facebook üzerinden oluşturduğu hesabında, gerek kendi hikâyesini kaleme aldığı bu güzel eserinde, gerekse yazmanın dışında verdiği konferanslarda, televizyon ve gazete röportajlarında, biyolojik veya evlat edinme yoluyla çocuk sahibi olmak isteyen anne ve babalara umut olmaya ve cesaret vermeye çalışan Duygu Hanım, aynı zamanda toplumda evlat edinme konusundaki tabuları yıkmayı çalışıyor.
Yazarımız, toplum tarafından evlat edinmenin evlat edinen aileler için bir eksiklik olarak görüldüğü, hem aileye hem de çocuğa yönelik bakışlarda, sözlerde derinden hissedildiği ve hem ailelerin hem de çocukların bazı etiketlemelerin hedefi olduğu; velhasıl evlat edinecek ailelerin çekinmesine yahut edinenlerin bunu sessizce yapmasına neden olan bu algıyı yıkmak, yüksek sesle konuşarak evlat edinmenin de bir doğum şekli olduğunu, bunun tıpkı biyolojik yollarla olduğu gibi doğal olduğunu vurgulamak, daha bilinçli olmak ve daha bilinçli bireyler yetiştirmeye davet etmek adına sesleniyor:

" Sevgili biyolojik anneler,
Günün birinde yavrunuz size nasıl doğduğunu soracak, doğum hikâyesini merak edecek. Yapacağınız şey çok basit. Kendi doğum hikâyenizi anlatırken diyeceksiniz ki, "Çocuğum sen karnımdaydın, şu veya bu şekilde doğdun ve biliyor musun, baban ve benim gibi birçok kadın ve erkek evlenir ama bazılarının çocukları olmayabilir. Ama onlar da bizim gibi anne baba olmak isterler. Anne ve babasını bekleyen bir bebeği alıp evlerine getirerek anne baba olurlar. Buna evlat edinme denir ve bu da bir doğum, aile olma şeklidir," demeniz yeterlidir.
Ülkemizde tabu olan bu konu, yeni yetişen nesil için tabu değil, olağan bir durum, doğum olarak algılanacaktır ve bunun için size ne kadar teşekkür edilse azdır!

Ancak bir de evli olmadan evlat edinen anne/babalar vardır. Günün birinde çocuğunuz böyle bir çocukla tanışabilir ve size sorular sorabilir. O zaman da "Bazı kadınlar/erkekler evlenmek istemez ama bu anne/baba olmalarına engel değildir. Onar da annelerini/babalarını bekleyen bir bebeği alıp anne/baba olurlar," demeniz yeterlidir.
Buradaki teşekkürün önemi ilki kadar büyüktür!

Sevgili okul öncesi öğretmenlerim,
Bilirsiniz okulun ilk başladığı haftalar "Ailemiz" konusunu işliyoruz. Aile bireylerinden bahsederken, aile oluşumunu çocuklara anlatırken, "Biliyor musunuz bazı kadın ve erkekler evlenir ama çocukları olmaz, onlar da anne baba olmak isterler. Anne babasını bekleyen bir bebeği alıp evlerine getirirler. Buna evlat edinme denir ve bu da bir doğum, aile olma şeklidir," demeniz yeterlidir.
Buradaki teşekkür, alkış hak eden teşekkürdür!"

Sevgili okul psikologları ve danışmanları,
Eğer herhangi bir sebepten dolayı yaşayan bir öğrenci etiketlenecekse, ilk etiketi siz yapıştırmayın! Yapacağınız şey, veli-aile işbirliği içerikli toplantılarda bu konuya kısacık da olsa değinmenizdir. Eminim eğitim sürecinizde evlat edinme konusuna değinilen dersleriniz oluyordur. Bu konu hakkında biraz daha araştırmacı davranır ve konuya hakim olursanız ben tüm evlat edinen anneler adına size bin kere teşekkür etsem yine de azdır.

Sevgili komşular,
"Aa duydun mu bilmem kimin çocuğu onların değilmiş, ben anlamıştım zaten hiç onlara benzemiyordu," diye lütfen artık fısıldamayın!
Elif Ada'nın annesi olarak sizlere rica ediyorum.

Sevgili bu yazıyı okuyan herkes,
Biz evlat edinen aileler, evlat edinmeye karar veren aileler, evlat edinmeye sırf bu sebeplerden dolayı sıcak bakmayan, bakamayan aileler adına rica ediyorum; lütfen bizi ve çocuklarımızı etiketlemeyin!
Unutmayın, etiket bir çocuğun dizinde hiç kabuk bağlamayacak bir yaradır! "

Her bir satırında yüreğinize dokunacak, karşınızda güzel bir örnek olarak her daim duracak bu kıymetli eseri başta biyolojik veya evlat edinme yoluyla çocuk sahibi olmak isteyen anne/baba adayları olmak üzere, daha bilinçli olmak, daha bilinçli bireyler yetiştirmek adına tüm kitapseverlere önemle tavsiye ediyorum. Mutlaka okuyun, okutun ve Duygu Hanım'ın da dile getirdiği gibi 'hep birlikte bir yaşama dokunun'.
218 syf.
·2 günde·9/10
Kitabı okurken hayat dedim nasıl da sahip olduğumuz onca şeyin kıymetini bilmeden yaşıyoruz. Nasıl da farkında olmadan bilmediğimiz bir konu hakkında hüküm verebiliyoruz. Çocukluğum geldi aklıma komşumuzun kızının her fırsatta tek kız olmamdan dolayı yaptığı "espiriler!" "Evlatlık almışlar seni gök kuşağının sonunda bulmuşlar, yok yok kuyuya düşmüşsün oradan çıkarmışlar." Çocuk aklı işte inanır ağlardım. Üstünden yaklaşık yirmi sene geçmesine rağmen aklımda yer etmiş ve o anki tedirginliğimi hala hatırlıyorum. Bu durumu gerçekten yaşayan çocuklar var. Küçücük zihinlerinde yoğunlaşan soruların içerisinden çıkamayan. Yetişkinler olarak bizler önce kendimize sonra evlatlarımıza evlat edinmenin de çocuk sahibi olma şekli olduğunu anlatarak onlarla birlikte biz de anlayarak zaten normal olan durumun toplumda da normal karşılanmasına katkıda bulunmalıyız. Kitaptaki net cümleler ve samimiyet, sanki yazar karışımdaki berjere oturmuş öyle anlatıyor hissi verdi bana. Nefesimi tutup dinledim. Öyle hissettim. Kendi anneliğimi düşündüm. Kızını yüreğiyle doğuran bir annenin yüreğime dokunduğunu hissettim. Okunmasını tavsiye ederim.
"Anlamlarını bilmeyip dinlediğimiz şarkılar var ya, işte biz öyleyiz. Sesin kıvrılıp inceldiği yerde ıslanıyor gözlerimiz. Nedenini soruyorlar bilemiyoruz, kimseyi ikna edemiyoruz."
"Kızım,
Oku, anla, keşfet, düşle ve heyecanlan....
Ve lütfen her ne yaşarsan yaşa hoşgörülü ol,
Empati kur,
Farklılıklar yaşamın kaçınılmazlarıdır.
Unutma kırmızı ile sarı birleştiğinde turuncu olur.
Salt kırmızı kalmak yerine bazen sarıyı da kat kendine.
O zaman turuncunun ne kıymetli olduğunu anlayacaksın.
Rengârenk günlerin olsun Elif Ada'm.
Tükenmeyen sevgimle,
Annen. "
"Çocukluk böyle işte, hep sanırsın. Yanıla yanıla, düşe kalka vazgeçersin sonra sandıklarından. Böyle böyle büyüdüm ben.
Başka yerlerde, başka başka insanlar, "Patanı üflerken dilek tutmayı unutma sakın," dediğinde içimden tuttuğum onca dileği kalbimin balkonuna astım hep."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Başka Bir Doğum Hikayesi
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
218
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058276611
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yan Pasaj
Donuk bir ifadeyle, ‘Sie können keine Kinder bekommen’ dedi.
Anlamadım.
Anlayanlar tercüme etti: ‘Bir daha çocuğun olmayacakmış!’
Doktor soğuk, dümdüz, pat diye, öylesine, sıradan; tercüme eden ise içi burkula burkula, sesi titreyerek söyledi.
O an her şey bitti sandım, oysa yeni başlıyormuş. Bilmiyordum.”
Benim annelik yolculuğum da böyle başladı. Bu kitabı, bedenimde filizlenmeyen ama dallarımda çiçek açan kızıma doğru olan yolculuğum sırasında, umudun bittiği yerde; “Korkma” demek için kendime, “Bin kere dünyaya gelsem, yine senin annen olmak isterdim” demek için kızıma ve “Yalnız değilsin, her şey çok güzel olacak” demek için sana yazdım.
Hadi şimdi hep birlikte bir yaşama dokunalım!

Kitabı okuyanlar 19 okur

  • M.
  • Tuğba Candan
  • azime Şentürk
  • Fatma Güngören
  • Banu Çal
  • Hayatyumagi
  • Dilek Kafadar
  • İrem Sevinç
  • Seren Yıldırım
  • Mustafa yağmur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (3)
9
%33.3 (3)
8
%22.2 (2)
7
%11.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0