Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı:
206
Basım Tarihi:
1970
Yayınevi:
Baha Matbaa
ISBN:
9789756856048
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·200 syf.··
2024 87. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2024 09:58
Falih Rıfkı Atay Atatürk'ün en yakınındaki gazetecilerden biriydi. Onun tüm kitaplarını okumuş biri olarak söyleyebilirim ki, Falih Rıfkı Atay Atatürk devrimlerine candan bağlı onun hatırasına büyük saygı duyan kişilerden biriydi. Bu kitabında 1970'li yılların başında gazetelerde yazmış olduğu makaleleri okuyoruz. Ve görüyoruz ki Atatürk devrimlerine olan bağlılığı gerçekten saygıya değer nitelikte. Özellikle Atatürk'ün vefatından sonra girişilen devrimlerin yerle bir edilmesi projesine karşı büyük bir tepki duymakta ve bu girişimin özellikle ikinci adam İsmet İnönü ile birlikte başladığının üstüne basa basa belirtmektedir. Özellikle devrimlerin en kritiklerinden biri olan laiklik başlığı altında yapılan tüm ilerici hareketlerin faillerini bir bir ortaya koymuş. Seçimlerde oy almak uğruna yapılan tüm bu karşı devrim hareketlerinin onun ölümünden hemen sonra başladığını açık açık belirtmiş. Ve fakat Atatürk devrimlerine böylesine içten bağlı bir kişinin Atatürk'e karşı inanılmaz saygısı ve sevgisi olan bir kişinin Nasıl oluyor da bu kadar Amerikancı olmasına şaşırmadım desem yalan olur. 68 gençliğinin Amerikan emperyalizmine karşı Atatürk devrimlerini savunmak adına, Türkiye'de giriştikleri demokrasi, eğitim, laiklik mücadelelerine nasıl olur da bir eşkıya rolü biçebilir Rıfkı Atay. Nasıl olur da Vietnam kasabı Kommer'in Türkiye'de bir misafir olduğuna inanabilir ve onun neredeyse masum bir kişi olduğuna okurlarını ikna etmek isteyebilir ? Yobaz karşı devrimcilerin bu kadar tehlikeli olduklarını bildiği halde nasıl olur da sol tandanslı kişilerin daha büyük tehlike olduğunu açıklama ücretini gösterebilir? Nasıl olur da hiç iktidara gelememiş komünist partilerin eylemlerinden bu kadar korkabilir? Ağızlarına sakız ettikleri Sovyet rejiminden nasıl olur da bu kadar korkulabilir
BayrakFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayıncılık · 201982 okunma
Bayrak
6/10
·200 syf.··
2021 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2021 11:25
Kitap Falih Rıfkı Atay'ın gazete yazılarından oluşuyor. Yazılarında bahsi geçen konulardan yola çıkarak yazıların 1960'ların sonlarında ve bir yerde söylendiğinden dolayı Dünya Gazetesi'nde yazıldığı anlaşılıyor. Falih Rıfkı Atay bilindiği gibi Atatürkçü. Bu yüzden dönemin sağ ve sol görüşlerine karşı kalemini kullanmış. İsmet İnönü'ye Atatürk yolundan döndüğü için kızgın olmakla birlikte İnönü'ye İmam Hatip liselerini açmasından dolayı çoğu yazısında hücum ediyor. Eleştirilen bir başka kişi ise Ecevit. Ortanın Solu söyleminden dolayı baya yüklenmiş Atay. Sağdan ise o dönem yeni vekil seçilen Necmettin Erbakan'ı şeriatçılıkla itham edip hücum ediyor. Yazılarına baktığımız zaman Falih Rıfkı her görüşe kızgın ve eleştirel bakmış. Tek doğru bildiği yol olan Atatürkçülük'ten (Kemalizm değil) kopmanın tüm ilerlemelere set çektiğini gösteriyor yazılarında. Sadece bir yazısında satır arasında Demirel'i iyi bulduğunu belirtmiş. Yazılar sadece siyasi içeriklerden bahsetmiyor haliyle. Gazete yazıları olduğu için dönemin bazı sosyal problemlerine de değinmiş. Yaklaşık 50 yıl önce yazılmış olmasına rağmen çoğu sorunumuzun değişmediğini çok net bir biçimde gördüm yazılarında. 50 yıl sonra değişir mi dersiniz ? Sanmıyorum.
1000Kitap
BayrakFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayıncılık · 201982 okunma

Yazar Hakkında

Falih Rıfkı AtayYazar · 40 kitap
Falih Rıfkı Atay (1894, İstanbul - 20 Mart 1971, İstanbul), Türk gazeteci, yazar, milletvekili. Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerindendi. İzmir'in kurtuluşundan sonra Mustafa Kemal ile tanışıp dostluğunu kazanan Falih Rıfkı, özellikle Atatürk'ü yakından tanıtan anılarıyla ünlendi. 1923-1950 yılları arasında milletvekili olarak siyasette yer aldı. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'e yakınlığı nedeniyle çok önemli olaylara tanıklık etmiş ve kişisel tarihi cumhuriyet tarihi ile özdeşleşmiştir. Sakarya ili Kaynarca ilçesi Büyükkaynarca köyünden İstanbul'a yerleşmiş bir ailenin çocuğu olan Falih Rıfkı Atay 1894 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Hoca Hilmi Efendi, annesi Huriye Cemil Hanım idi. Ortaokulu Mekteb-i Tahsil Mektebi'nde lise öğrenimini Mercan İdadisi'nde tamamladı. İdadide edebiyat öğretmeni olan Celal Sahir Bey (Erozan) ile kendisinden bir ileri sınıfta okuyan Orhan Seyfi (Orhon), edebiyat zevkinin gelişmesine yardımcı oldu. II. Meşrutiyet'in ilanı edildiği 1908 yılında girdiği Darülfünun Edebiyat Fakültesi'ni 1912'de bitirdi. 1911'de ilk yazıları, Servet-i Fünun dergisinin genç yazarlara ayrılan ek sayfalarında yayımlandı. Tecelli (1911) dergisi ile Süleyman Bahri'nin yönettiği Kadın (1912) dergisinde Cenap Şahabettin ile Ahmet Haşim'in eserlerini hatırlatan şiirleri çıktı. 1912'den itibaren Tanin gazetesinde düz yazılar yayımladı. 1913'te memuriyet hayatına başlayan Falih Rıfkı, Sadaret ve Dahiliye Nazırlığı kalemlerinde çalıştı. Dahiliye Vekili Talat Paşa ile birlikte resmi görevle Bükreş'e gittiğinde Tanin Gazetesi'ne röportajlar gönderdi. Bu dönemdeki yazıları, Türkçülük ve Türkçecilik akımlarının etkisini taşıyordu. I. Dünya Savaşı'nda yedek subay olarak Suriye'ye gitti ve Cemal Paşa'nın özel katipliğini yaptı. Suriye ve Filistin'deki savaş anılarını Ateş ve Güneş (1918) kitabında topladı. Cemal Paşa'nın Bahriye Nazırı olması üzerine Kalemi Mahsusa müdür yardımcılığına getirildi (1917). 1918'de Ali Naci (Karacan), Necmettin Sadık (Sadak) ve Kazım Şinasi (Dersan) ile birlikte Akşam Gazetesi'ni kurdu. Gazetede, Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazılar yazdı. Damat Ferit Paşa hükümetinin vatanseverleri yargılamak üzere kurduğu, halk arasında "Kürt Nemrut Mustafa Divanı" diye anılan mahkemede Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazıları nedeniyle idamı istenerek yargılandı. İkinci İnönü Muharebesi'nin kazanılması üzerine Divan-ı Harp tutumunu değiştirince idamdan kurtuldu. 10 Eylül 1922'de Anadolu'ya geçti. Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazılarını Tanin ve Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde sürdürdü. Savaşın ardından Tetkik-i Mezalim Heyeti'nde görevlendirilen Falih Rıfkı, Halide Edip, Yakup Kadri, Mehmet Asım ile birlikte Yunan ordusunun yakıp yıktığı yerleri saptamak üzere tüm Batı Anadolu'yu dolaştı. 1923'ten TBMM'ye girdi ve aralıksız 27 yıl milletvekilliği yaptı. 1923-1927 arasında Bolu , 1927-1950 arasında Ankara milletvekili olarak mecliste yer aldı. Bir yandan da çeşitli tarihlerde Hakimiyet-i Milliye, Ulus, Milliyet gazetelerinde başyazarlık yaptı. Köşe yazılarında Atatürk devrimlerini ve batılılaşmayı savundu. Yeni Türk Alfabesinin hazırlanması ve uygulanması sırasında Dil Encümeninde görev aldı. Ulus gazetesinin başyazarlığını yaptığı dönemde Ankara şehir planı jürisinde üyelik ve İmar Komisyonunda başkanlık yaptı. Bu dönemde 1937 yılındaki Trakya Manevraları'na katılmıştır. İzmir'in kurtuluşundan sonra tanıştığı Mustafa Kemal'in dostluğunu kazandı ve bu döneme an ilişkin anılarını Atatürk'ün Bana Anlattıkları (1955), Çankaya (1961) ve Atatürk Ne İdi? (1968) adlı kitaplarda topladı. Atatürk'ün çok yakınında bulunması ve önemli olaylara tanıklık etmesi yapıtlarına ayrı bir önem kazandırdı. Demokrat Parti'nin 1950'de iktidara geçmesinden sonra Dünya gazetesini kurarak (1952) muhalefete geçti; yeni iktidara karşı Atatürk devrimlerini savundu. Ölünceye dek bu gazetenin başyazarlığını sürdürdü. 20 Mart 1971'de kalp krizi sonucu İstanbul'da hayatını yitirdi. Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Falih Rıfkı Atay, gezi yazılarını ve anılarını topladığı kitaplarıyla Cumhuriyet döneminde bu türlerin ilk özgün örneklerini verdi. Zeytindağı (anı-1932, 1964), Faşist Roma, Kemalist Tiran, Kaybolmuş Makedonya (gezi-1930) ve Pazar Konuşmaları (fıkra-1966) başlıca yapıtlarıdır. Atay, sağlam, çekici anlatımı ve duru Türkçesiyle basının en usta kalemlerinden biriydi. Türkçeyi süssüz, sanatsız ama etkin kullanmayı amaçladı. Siyasi konuları işleyen fıkra ve başyazılarıyla tanınan Atay gezi, anı, makale ve sohbet türlerinde birçok kitap yayımlamıştı; Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerindendi. Eserleri ANI : Ateş ve Güneş (Suriye ve Filistin savaş anılan, 1918), -Zeytindağı (1932), -Atatürk'ün Bana Anlattıkları (1955), -Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri (1955), -Çankaya (1961), -Batış Yılları (1963), -Atatürk'ün Hatıraları (1914-1919) -Atatürk Ne İdi? (1968) Gezi : Faşist Roma, Kemalist Tiran, -Kaybolmuş Makedonya (1930), -Deniz Aşırı (1931), -Yeni Rusya (1931), -Moskova-Roma (1932), -Bizim Akdeniz (1934), -Taymis Kıyılan (1934), -Tuna Kıyıları (1938), -Hind (1944), -Yolcu Defteri , (1946), -Gezerek Gördüklerim (1970). Fıkra: Eski Saat (1933), -Niçin Kurtulmamak (1953), -Çile (1955), -İnanç (1965), -Kurtuluş (1966), -Pazar Konuşmaları (1966) İnceleme: -Başveren İnkılapçı (Ali Suavi Üzerine, 1954), -Atatürkçülük Nedir (1966), -Londra Konferansı Mektupları (1933), -Türk Kanadı (1941), -Kanat Vuruşu (1945) Monografi: Babamız Atatürk (çocuklar için, 1955)