Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
458
Basım Tarihi:
Haziran 1978
Yayınevi:
Hürriyet Yayınları
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Savaş Yıkım Çöküş
8/10
·458 syf.··
2026 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 05:40
Yıkılmakta olan Reich’ın merkezinde verilen var olmak ve yok olmak mücadelesinde son günlerin romanıdır Berlin. Bir taraftan Rus orduları Berlin’e girmiş ve sokak sokak Berlin’i ele geçirmektedir.
1000Kitap
BerlinTheodor Plievier · Hürriyet Yayınları · 197811 okunma
Savaşın yıkıntılarında
Puan vermedi·458 syf.··
2025 223. kitabı
Theodor Plievier’in Berlin adlı romanı, II. Dünya Savaşı’nın son günlerinde Berlin’in yıkımını ve insanlığın çaresizliğini çarpıcı bir şekilde anlatan bir eser. 1954’te yayımlanan kitap, Plievier’in savaş üçlemesinin son halkası olarak, Nazi Almanyası’nın çöküşünü ve kentin işgalini gerçekçi bir perspektiften işliyor. Roman, farklı sosyal sınıflardan karakterlerin gözünden, savaşın kaosu, açlık ve umutsuzlukla dolu bir Berlin portresi çiziyor. Plievier, tarihsel olayları, bireylerin psikolojik ve ahlaki çöküşleriyle harmanlayarak, savaşın insan üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. Yazarın belgeselci üslubu, gerçeklik hissini güçlendirirken, karakterlerin iç çatışmaları romana derinlik katıyor. Berlin, sadece bir savaş anlatısı değil, aynı zamanda insan doğasının sınırlarını sorgulayan bir yapıt. Tarih ve edebiyat meraklıları için, savaşın acımasız gerçeğini ve insan ruhunun direncini yansıtan etkileyici bir okuma.
BerlinTheodor Plievier · Hürriyet Yayınları · 197811 okunma

Yazar Hakkında

Theodor PlievierYazar · 4 kitap
Plievier'in gençliği boyunca denizci olarak çalıştı. Avrupa'da ve denizaşırı ülkelere kapsamlı seyahatler etti. Seyahatleri sayesinde daha sonraki çalışmalarını etkileyecek olan anarşist-sendikalist felsefelere maruz kaldı. 1914'te, bir rıhtım kenarındaki barda kavga ettikten sonra, hapishaneden kaçmak için İmparatorluk Donanması'na katılmak zorunda kaldı. Savaşın çoğunda, 451 gün süreyle denizde kalmış yardımcı bir kruvazör olan SMS Wolf'da görev yaptı. Daha sonra 1918 Wilhelmshaven isyanına katıldı. Weimar Cumhuriyeti'nde sosyal bir eleştirmen ve yazar oldu. İlk çalışmaları, kişisel deneyimler ile belgesel tarzı edebiyat arasında bağlantı kurmaya çalıştı. 1920'li yıllarda Berlin'de " Yayınevi 12" ( Verlag der Zwölf ) ' ni kurdu . Bu dönemde, İmparatorluk Donanması'ndaki deneyimlerinden eleştirel bir ifade olan Des Kaisers Kulis'i ( The Kaiser's Coolies ) yazdı ve yayınladı. 1933 yılında Hitler iktidara gelmesinin ardından kitaplarını yaktı. Plievier 1934'te Sovyetler Birliği'ne yerleşmeden önce Fransa'ya ve İsveç'e gitti. İkinci Dünya Savaşı'nın başlangıcından sonra Plievier cephe hatlarına girdi ve burada esir Alman askerleri ile röportaj yaptı. 1943'te Nationalkomitee Freies Deutschland'a (Bedava Almanya Ulusal Komitesi) üye oldu. Tecrübelerini, 26 dile çevrilen belgesel romanı Stalingrad ( fr ) için temel olarak kullandı. Stalingrad, doğu cephesinden çıkan en önemli edebiyat eserlerinden biridir. Savaşa ilişkin acımasız tasvirleri ve Alman askeri lideri Hitler'in megalomanını ve başarısızlıkları suçlar. Savaşın anlamsızlığını gösterir. Stalingrad'daki iki ana karakter, Panzer komutanı Vilshofen ve Gnotke, Strafbol Taburunun NCO'su (ceza taburu). Her iki adam farklı geçmişlerden gelirler ve savaşı farklı biçimde yaşarlar. Albay, emirlere itaat eden ve adamlarını önemseyen ikna olmuş bir asker. Görev duygusu ile kavga ederken, Alman ordusu liderliğine güvenini kaybeder ve kendisinin ve adamlarının kaybedilen bir sebep için feda edildiğini hisseder. NCO Gnotke'nin çalışması ölüleri ya da parçalanmış parçalarını savaş meydanından toplamaktır. Sürekli ateş altında çalışırken insanlığını kaybeder ve savaştan ay sonra aylar boyu korkunç korkuyla karşı karşıya kalır, hatta vücudunu yeni düşmüş askerler üzerinde ısınma noktasına getirir. Stalingrad, başta Alman tarafı olmakla beraber, sert Sovyet sansürüne maruz kaldı. Plievier sonunda Moskova'yla anlaşmaya vardı, 1947'de batıdan ayrıldı. Daha sonraki kitabı "Moskova", Sovyetler Birliği'ndeki hayatının kapsamlı bir resmini sunuyor.