Beyaz Dilekçe

·
Okunma
·
Beğeni
·
407
Gösterim
Adı:
Beyaz Dilekçe
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
390
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053703594
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nar Yayınları
Baskılar:
Beyaz Dilekçe
Beyaz Dilekçe
Rahmân ve Rahîm olan adına sığınarak
Açtım iki elimi: Kor gibi iki yaprak…
Bir edep ölçeğinde umutlu ve utangaç,
İşte dünya önümde; benim ruhum Sana aç,
Bu seğriyen ellerle Senden Seni isterim,
Senden Seni isterken, canımdan çıkar terim.
Sana âşık ruhumdur merceği yakan ışık,
Gözlerim cemâlini görmeden de kamaşık.
Bir mirasyediyim ben iflasın eşiğinde;
Hep sabrım ölçülüyor ihlâs bileşiğinde;
Kimim? Kimlik ararken hem güler, hem ağlarım,
Yükseklerden dökülen sular gibi çağlarım…
Çok tozlu bir denizim, her ân’ım med ve cezir,
Sana âşık olalı yüreğim kut’la esrir.
Döşeğim kara toprak, yorganım kara bulut;
Ben Seninle doluyken vurgun yapamaz kunût.
Her insan günah işler, Senden saklanır mı sır?
Tövbe dilekçesiyle sırttan kalkar bu nasır…
Kâinatı yarattın, donattın, rızık verdin;
Kimine sonsuz körlük, kimine ışık verdin;
Yanlış adım atmayın diye indi her kitap,
Sana açılan eli geri çevirmezsin RAB.
Ulu bir silsileden peygamberler gönderdin,
Gökyüzüne yıldızlar, yere çiçekler serdin;
Senden önce bir Sen yok, kâinatta İLK, Sensin;
Bu kâinat bir metâ, hepsine Mâlik Sensin…
BEYAZ DİLEKÇEDEN..
Rahman Ve Rahim Olan Adına Sığınarak,
Açtım İki Elimi, Kor Gibi İki Yaprak.

Bir Edep Ölçeğinde Umutlu Ve Utangaç,
İşte Dünya Önünde, Benim Ruhum Sana Aç.

Bu Seyriyen Ellerle, Senden Seni İsterim,
Senden Seni İsterken, Canımdan Çıkar Tenim.

Sana Âşık Ruhumdur, Merceği Yakan Işık
Gözlerim, Cemalini Görmeden De Kamaşık

Bir Mirasyediyim Ben, İflasın Eşiğinde,
Hep Sabırla Çürüyor, İhlas Bileşiğinde.

Kimin Kimlik Ararken, Hem Güler Hem Ağlarım
Yükseklerden Dökülen, Sular Gibi Çağlarım.

Çok Tuzlu Bir Denizim, Her Anım Med ve cezir,
Sana Âşık Olalı, Yüreğim Kutla Esrir.

Döşeğim Kara Toprak, Yorganım Kara Bulut,
Ben Seninle Doluyken, Vurgun Yapamaz Umut.

Her İnsan Günah İşler, Sen’den Saklanır Mı Sır?
Tövbe Dilekçesiyle Sırttan Kalkar Bu Nasır.

Kainatı Yarattın, Donattın, Rızk Verdin,
Kimine Sonsuz Körlük, Kimine Işık Verdin.

”Yanlış Adım Atmayın! ”, Diye İndi Her Kitap,
Sana Açılan Eli, Geri Çevirmezsin Rab.

Ulu Birsin, Sineden Peygamberler Gönderdin,
Gök Yüzüne Yıldızlar, Yere Çiçekler Serdin.

Senden Önce Bir Sen Yok, Kâinatta İlk Sen’sin!
Bu Kâinat Bir Meta, Hepsine Malik Sen’sin!

Rabb’im Seni Tanıyan, Bilir Doluyu – Boşu.
Kapına Geldi İşte, Yorgun Bir Aşk Sarhoşu.

Garibim, muzdaribim Ama Umutsuz Değil,
Seninle Dost Olanlar, Cihanda Mutsuz Değil,

Kulunun Kurbanıyım, Rabb’im Senin Mülkünde,
Garip Kulun, lütfeyle Gülümse Dilekçeme.

Senin İçin Verince, Verenin Feyzi Artar,
Gönülden Bir Sadaka, Dağca Bir Ömrü Tartar.

Kainatta Ne Varsa, Hepsinin Zikrinde Sen!
Hamd Ve Şükür Sanadır, Her Şey Sen’inle Esen!

Sen Ki Sana Geleni, Çevirmezsin Eli Boş,
Âşık Boşa Dememiş: Lütfûn da Kahrın da Hoş!

Bir Beyaz Dilekçedir, Sana Her Yalvarışım,
İmanımla Amelim, Hem Perdem, Hem Nakışım.

Çalı Bile, Kendine Sığınan Kuşu İtmez,
Sen Gafursun, Azizsin, Senin Keremin Bitmez!

Geldim İşte Kapına, Kul Senden Irak Olmaz
Sana Adanmamışsa, Yürekte Yürek Olmaz!

Her Müslüman Bir Kartal, Vurulur Da Pesetmez,
Oruçtan Tad Alanlar, Kemik Peşinde Gitmez.

Bezm-İ Elest'te Sana, Secde Eden Ruh İçin;
Verdiğin Söze Sadık, Doğru Giden Ruh İçin:

Hiç Kimseyi Vatansız, Milletini Devletsiz,
Gönülleri Sevdasız, Şehirleri Mabetsiz;

Bayrakları Rüzgârsız, Ocakları Ateşsiz
Bırakma Ulu Rabbim, Asi Kul Değiliz Biz.

Benden Önce Esirge, Muhammet Ümmetini,
Esen Gitsin Her Kervan, En Sona Ula Beni!

Kâinat Bir Mozaik, Her Şeye Sahip Allah!
Ey Gizli Ve Aşikâr, Her Derde Tabip Allah! ...

Bu şiirin Üzerine bu kitap hakkında çok söz söylememek gerek bence...Şiddetle Tavsiye Edib ALLAH Mübarek Etsin Diyebiliriz..
İnsanın yapısı çok yönlüdür. İnsan, algılayış, yorum gibi bütün iletişim ve hayat konusunda çok karmaşık/zengindir. Yeryüzünde bir insan tasavvuru, zalim ile mazlum; durum ve hallere girip çıkmaktadır. Duygu yapısı çok boyutlu olma özelliğiyle bir süreç içinde iyi ya da kötü diye bileceğimiz iki yoldan birini tercih eder. Birincisi iyi/lik yolun varlığı/özellikleri üzerinde durduğumuzda; bunun ilk ve özel hali şiirdir. Şiir, dediğimiz özel bir duygu halini, manzaralı resimdir. Bu resmin çizeri; hassasiyet, sevgi, güzellik ve hayret makamlarından gezmiş bir seyyah gibi his adamıdır. Önem arz eden; his adamı olmaktır. Elbet bunun yansımaları ortaya çıkıp, güzellik boyutlarını gösterecektir. Buna bir bakış; şiir, resim, müzik, hat, ebru vesayre yol alır. Keza en yaygın olanı şiirdir. Demek yerinde bir tespit olur, zannımca.

Anadolu, his boyutu zengin; manevi iklimi çok çeşitli; kültürel özellikleri çok, sosyal yapisizengin, tarihi yaşantısı zengin uzatmadan uzayan bir coğrafyadır.

Anadolu bütün birikimiyle kendisine has bir yaşantı vermektedir. Bu özelliğini halen iç bölgelerinde yaşatmaya çalışsa da; gelişen küresel medya etkisine girmeden özünü koruyarak; etkilenmek yerine etkileyen olmalıdır.

Anadolu manevi zenginliğiyle sayılmayacak kadar çok şair, alim, münevver, seyyah gibi insanlığın bir üst boyutundaki ön kadroya medrese olup hocalık yapmıştır, diye biliriz.
Aşkın ne olduğunu ayçiçeği anlatır,
Sevgilinin yolunda düşmeyen baş baş mıdır?
Kalp Allah’la olmalı muhabbet tezgahında,
Aşkla dokunmamışsa o kumaş kumaş mıdır?
Mü’minlere karamsarlığı sen yasakladın
Umutluyum
Bütün mü’minlerin günahlarını bağışla
Benimkini de Sana kul
Peygamberine ümmet olmak yeter bana
Kabul eyle şanı yüce Allah’ım
Sana dilekçemi sunuyorum..
İlan-ı aşk etmekte geç kalmış olabilirim
Sen baharı kapıma bıraktın da ben çiçek açmam mı dedim

Sen hep gülümsedin de ben buzul kalmaya mı direndim
Herkes yayladan inerken yayla aramanın suçu ne?

Sen bana kanat oldun da uçamam mı dedim?
Bir mektup yazıyorsun yâre ulaşmak için,
Madem ki seviyorsun zora katlanacaksın.
Her yerde dövülmek kovulmak vardır,
Bin kez kovulsan da sevgilinin kapısından
Bin kez katlanacaksın,
Gönlüne de ki;
Seni sevgiliye adadım, dönüşüm yok
Artık mevsim son/ bahardır..
Biraz daha fazla bakabilmek için yüzüne
Bir kaya yuvarlanır boşluğa

Kimse bir anlam veremez bendeki boşluğa
Sense yakıp külümü yele veriyorsun..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beyaz Dilekçe
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
390
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053703594
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nar Yayınları
Baskılar:
Beyaz Dilekçe
Beyaz Dilekçe
Rahmân ve Rahîm olan adına sığınarak
Açtım iki elimi: Kor gibi iki yaprak…
Bir edep ölçeğinde umutlu ve utangaç,
İşte dünya önümde; benim ruhum Sana aç,
Bu seğriyen ellerle Senden Seni isterim,
Senden Seni isterken, canımdan çıkar terim.
Sana âşık ruhumdur merceği yakan ışık,
Gözlerim cemâlini görmeden de kamaşık.
Bir mirasyediyim ben iflasın eşiğinde;
Hep sabrım ölçülüyor ihlâs bileşiğinde;
Kimim? Kimlik ararken hem güler, hem ağlarım,
Yükseklerden dökülen sular gibi çağlarım…
Çok tozlu bir denizim, her ân’ım med ve cezir,
Sana âşık olalı yüreğim kut’la esrir.
Döşeğim kara toprak, yorganım kara bulut;
Ben Seninle doluyken vurgun yapamaz kunût.
Her insan günah işler, Senden saklanır mı sır?
Tövbe dilekçesiyle sırttan kalkar bu nasır…
Kâinatı yarattın, donattın, rızık verdin;
Kimine sonsuz körlük, kimine ışık verdin;
Yanlış adım atmayın diye indi her kitap,
Sana açılan eli geri çevirmezsin RAB.
Ulu bir silsileden peygamberler gönderdin,
Gökyüzüne yıldızlar, yere çiçekler serdin;
Senden önce bir Sen yok, kâinatta İLK, Sensin;
Bu kâinat bir metâ, hepsine Mâlik Sensin…

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Gülşen...

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0