Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
112
Basım Tarihi:
14 Aralık 2022
Yayınevi:
Elpis Yayınları
ISBN:
9786257458825
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·112 syf.··
2023 106. kitabı
İtiraf etmeliyim, bu kitaba dair hiçbir beklentim yoktu. Kitap bitince her zaman söylediğim ama buna rağmen sıkça unuttuğum kendi sözüm geldi aklıma: insanlar gibi, kitapları da kapağına göre yargılamamak lazım. Kendime kızdım, yargıyı bırakmıştık hani dedim. Ne oldu, ne değişti? Sürekli öğreneceğiz işte ne kadar okursak okuyalım. Efenim ilk başta kafam karıştı sonra olayı anladım. Ama kitap bittiğinde eksik gördüğüm yönlerin aslında yazarın tarzı olduğunu anladım. Büyük resme bakmak gerektiğinden her yazarın kendi tarzı olmalıdır. Aksi halde kopya tarzlar okuruz Çalışma #yeraltıedebiyatı dedikleri türden. Çok fazla okumadığım için hemen anlamamak benim hatam. Ama yazar diğer okuduğum türdeşlerine göre daha hafif düzeyde yazmış diyebilirim. Bence bu durum daha iyi. Konuyu arka kapaktan okusanız bir ankam ifade etmeyebilir. Ama size seçtiğim alıntılar -az bile seçtim- güzel fikirler verebilir. Benden tam not aldı o yüzden türü sevenlere ya da yeni başlayanlara kesinlikle tavsiye ederim
BeyefendiHüseyin Can Coşkun · Elpis Yayınları · 202213 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2023 43. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2023 02:46
Herkese merhaba . Bugün size küçük ama büyük olan bir beyefendinin hikâyesini yorumlamaya geldim . Ruhunuz bedeninizden önce büyüse hayat sizin için nasıl olurdu? "Her şey hayali bir arkadaşın isminin kulağa çok hoş gelmesiyle başladı. Kosinski!" Ana karakterimiz Kerim, babası ilkokul mezunu şoför Kemal Bey ve annesi Gülten Hanım'ın tek çocuklarıdır. Babasını kaybeden Kerim, ortaokuldan mezun olduktan sonra Lise hayatına büyükbabası ve büyükannesinin yanında devam eder. Birlikte yaşamaya başlarlar. Büyükbabası her akşam yemeğinden sonra Kerim'i odasına çağırır ve iyi bir insan nasıl olunur,toplumsal kaygılar ve sorunlar,gelecek gibi konular hakkında Kerim'e öğüt verir,Kerim de büyükbabasının bu öğütlerini kulağına küpe yapardı. Kerim ve Büyükbabasının arasında dede/torun ilişkisinden çok farklı bir bağ vardı. Gün geçtikçe Kerim büyükbabasından o kadar çok etkilenmeye ve onu kafasında büyütmeye başlar ki günlük hayat akışında da büyükbabası gibi davranmaya başlar. Öyle ki Kerim artık "ihtiyar" olarak anılmaya başlar.İlk önce Bedenini değil ruhunu büyüten Kerim,daha sonra yaş alarakta büyür ve Yazarımız harika bir yöntemle eserini bize sunar. Lise hayatından sonra Politik girişimlerle de uğraşan Kerim,dedesinin kaybı ile ruhsal bir çöküş yaşar,bunalıma girer. Kendini dedesinin odasına kapatır ve aslında onunla tanışması orada başlar . Günlerce aynı kitabı defalarca okur ve hayali arkadaş edinir kendine. Kosinski .Odadan çıkarken Kafasındaki hayali dünyada artık Kerim bir "Beyefendi"dir. Eserin dili akıcı ve sade . Betimlemeler oldukça güzel ve dozunda. Yazar, kurguladığı bu dünyayı okuyucuya çok güzel aktararak okuyucuyu sıkmamış. Kerim ve Konsinski arasındaki diyaloglar sorgulanması gereken ve mantıklı diyaloglardı,çok sevdim.Tutunamayanlar eserini henüz
1000k
BeyefendiHüseyin Can Coşkun · Elpis Yayınları · 202213 okunma
8/10
·112 syf.··
2025 28. kitabı
Derin anlatımlı bir eser. Sayfa sayısı az olsa da romanın içerisinde yer alan diyalogların alt metinleri, toplumun felsefik bir yansıması diyebilirim. Yansımanın izleri ise ana karakterimiz Kerim'in daha küçükken babasını televizyon izlerken gözlemlemesi ile başlar. Televizyonda Cemal Gürsel'in "İşte bu düşünce ve mülahazalarla bu feci gidişe son vermeye karar verdim. Ve devletin idaresine el koydum. Derhal bütün vatandaşlara şunu ifade etmek iste­rim ki, asla bir diktatörlük hevesinde değilim." sözünün babası üzerindeki etkisine şahit olduğunda zihindeki parıltı parlamış ve herkesi etkisi alacak bir kişi olmaya karar vermiştir. Kerim daha küçükken babasını kaybetmesi sonucu annesiyle büyükbabasının evinde yaşarlar. Aynı evin çatısında büyükbabasının Kerim'i yetiştirmesi, bildiklerini ona aktarması ile küçük Kerim artık İhtiyar lakabını sırtına geçirmiş, hayallerini kurduğu siyasetin kapılarını aralamak için canla başla çalışmıştır. "Düşünmek muammaları çözmek, karanlıkları aydınlatmak... Düşünmek savaşmaktır," İyi bir siyasetçi nasıl olunacağını düşünerek eğitim döneminde ufak politik girişimlerde bulunmuş, yaşadığı çevredeki insanları tanımak için adımlar atmıştır. Bu siyaset adımlarını daha da ileriye taşıyacakken her şeyi ona aktaran ve onun izinden gittiği büyükbabasını bir gün kaybeder. Bu kaybedesin ardından ise kendisini onun odasına kapatır ve herkes ile iletişimi kesmiştir. "Mecburiyet bazen üzerimizden kaldıramadığımız o trilyonlarca ağırlığın ta kendisidir." Büyükbabasının odasında onun kıyafetlerini giyerek masasında oturur, kitaplarını okumaya başlar. Bu kitaplardan birisi dikkattini çekip yeniden okumaya karar verdiğinde hayali arkadaşı Kosinski ile karşılaşmıştır. Büyükbabasının kapısından Kosinski ile birlikte yürüdüğünde artık o bir
BeyefendiHüseyin Can Coşkun · Elpis Yayınları · 202213 okunma
Reklam