Evetttt, değeri bilinmeyen bir konunun değerli kitap incelemesine hoş geldiniz, başlayalım. Let's go!
Bilinç nedir? Şimdiye kadar bilinci kavramak, farkında olmak, deneyimlemek olarak kullandık. Hatta böyle biliyorduk. Oysa bilinç konusu tek başına bilim camiasını etkileyen bir konu. Zihin Felsefesi'nin karışık birçok konusundan sadece biri. Ki bu konuya zekâ, benlik, ben gibi kavramlar da ileriki zamanlarda dahil oluyor. Öyle ki sadece var olup olmadığına ilişkin deneyler yapılıyor, teoriler öne sürülüyor.
Descartes'in zihin-beden düalizmini (ikiliğini) ortaya atmasından tutun Richard Dawkins'in ortaya attığı "mem" kavramına kadar derinlemesine ele alınmış bu kavram bu kitapta. Harika! Bu kitabı bu kadar başarılı bulacağımı düşünmüyordum. Ne diyorduk? Bilinç nedir? Aslında bunu şu an kimse bilmiyor. Descartes her ne kadar zamanında bunu epifiz bezine dayandırmış olsa da, böyle bir şeyin mümkün olmadığını görüyoruz çünkü bilinç ne beynin içindedir, ne de beynin dışında. Hatta yazara göre bilinç sadece bizim ortaya attığımız bir illüzyondur! Okey, bunu ben bile beklemiyordum!
Bilincin de evrim geçirdiğini biliyoruz. Ama bilinçli olduğumuz için mi evrim geçiriyoruz yoksa evrimleştiğimiz için mi bilinç kazanıyoruz? İçinden çıkılması zor bir anlam arayışı daha. Bana soracak olursanız bilinçli olduğumuz için evrim geçiriyoruz. Çünkü bir şeyleri deneyimlemeden veya farkına varmadan veya kavrayamadan nasıl evrim geçirebiliriz ki?
Yazar bu kitabında bunların hepsine yer vermiş ve tamamen özgün bir içerik ortaya koymuş! Sonuç bölümünde, yani kitabın sonunda ortaya attığı teoriyi okuduğunuzda sizin de sarsılacağınızı düşünüyorum. Kendinizi buna göre hazırlamanızı ve bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum!
Lafı fazla uzatmak bu kitabın büyüsünü bozar diye düşünüyorum.