Bir BaşınaAnthony Storr

·
Okunma
·
Beğeni
·
386
Gösterim
Adı:
Bir Başına
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054279241
Orijinal adı:
Solitude
Çeviri:
Yusuf Eradam/ Misbah Erbaş Şengül
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Apollon Yayıncılık
Bu kitapta Anthony Storr, mutluluğun tek anahtarının kişisel ilişkilerdeki başarıdan geçtiği yaygın tezini çürütüyor. Hücre hapsi gibi dayatılmış hallerde hayatta kalmak, idealleri sürdürmek için hayal gücünü, emeği, zamanı iyi kullanabilmek bir başınalığı kucaklamakla başlıyor.

Birçok büyük sanatçı bir başına kalarak üretmiş; çocukluklarında eziyet gören bazı şair ve yazarlar ileriki yaşlarında bir başına yaratıcılıkta huzur bulmuşlar; azizler, peygamberler ağaç altlarında, dağlarda, mağaralarda inzivaya çekilmişler; kimileri de siyasi sebeplerden atıldıkları pislik içindeki hücrelerde şiir okumuşlar, hayalî yürüyüşlere çıkmışlar da öyle delirmemişler.

Tanpınarın "başım sükûtu öğüten / uçsuz bucaksız değirmen diye nitelendirdiği o sonsuzluk, o okyanus halini Dickens çok iyi bilip yaşamış da, Freud neden anlayamamış? Wagnerin vicdansız, Straussun bencil, Strindbergin kadın düşmanı olmalarının kulisinde neler varmış? Okuyunca, Goya gibi iradeye dönüşebilirsiniz.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Alışmıştık" deriz; fakat aradığımız karşılıklı tanıma, birbirimizin varlığını görme ve böylelikle de az da olsa hayatın örüntüsüne karşılıklı bir şeyler kattığımızın olumlanması da gerçekleşir. Bu tür ilişkiler çoğumuzun hayatında farkına varıldığından daha önemli rol oynarlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Başına
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054279241
Orijinal adı:
Solitude
Çeviri:
Yusuf Eradam/ Misbah Erbaş Şengül
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Apollon Yayıncılık
Bu kitapta Anthony Storr, mutluluğun tek anahtarının kişisel ilişkilerdeki başarıdan geçtiği yaygın tezini çürütüyor. Hücre hapsi gibi dayatılmış hallerde hayatta kalmak, idealleri sürdürmek için hayal gücünü, emeği, zamanı iyi kullanabilmek bir başınalığı kucaklamakla başlıyor.

Birçok büyük sanatçı bir başına kalarak üretmiş; çocukluklarında eziyet gören bazı şair ve yazarlar ileriki yaşlarında bir başına yaratıcılıkta huzur bulmuşlar; azizler, peygamberler ağaç altlarında, dağlarda, mağaralarda inzivaya çekilmişler; kimileri de siyasi sebeplerden atıldıkları pislik içindeki hücrelerde şiir okumuşlar, hayalî yürüyüşlere çıkmışlar da öyle delirmemişler.

Tanpınarın "başım sükûtu öğüten / uçsuz bucaksız değirmen diye nitelendirdiği o sonsuzluk, o okyanus halini Dickens çok iyi bilip yaşamış da, Freud neden anlayamamış? Wagnerin vicdansız, Straussun bencil, Strindbergin kadın düşmanı olmalarının kulisinde neler varmış? Okuyunca, Goya gibi iradeye dönüşebilirsiniz.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Barış Bal
  • CAN
  • TC buse

Kitap istatistikleri