Bir Çalçene HikayesiDevrim Kodakcı

·
Okunma
·
Beğeni
·
53
Gösterim
Adı:
Bir Çalçene Hikayesi
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755096674
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadaş Yayıncılık
Şehrin kuruluşundan bu yana olan biteni anlatan vakayinameler de bunlardan bahseder; ancak kim olduklarını, kimlerden olduklarını yazmazlardı. Şehir halkı, kadını andırmayan, erkeğe ise hiç benzemeyen bu tuhaf insanları ancak lakaplarıyla tanırlardı. İnsanların hem köşe bucak kaçtıkları, hem de dostlardan ve düşmanlardan haber alabilmek için ağızlarını aradıkları bu gammazçenelerin lakapları Baklaıslanmaz, Gözündenkaçmaz, Bülbülgibiöter, Herdeliktençıkar, Çenesidurmaz, Dilibatar, Boğazıboş, Lafıbitmez, Gördümüsöyler ve Ağzıkapanmazdı. Denilirdi ki, bu gammazçenelerden biri isterse zifaf gecesi gelinle güveyin arasına girerdi ama ikisinin de ruhu duymazdı." Devrim Kodakcı zamansız ve mekansız bir aşk hikâyesi anlatıyor. Kimi zaman çalçenelerin kol gezdiği yeryüzünden, kimi zaman tek bir çalçenenin dahi haberdar olmadığı yer altının karanlıklarından, kimi zaman da Hüzünler Vadisi'nden yansıyan öykülerden harmanlanan bir aşk hikâyesidir anlatılan. Kodakcı, masalsı bir anlatımla ve kendine özgü bir dil ile okuyucuya bir edebiyat şöleni sunuyor. Okuyucunun payına düşen tek şey bu edebiyat şöleninden keyif almak. Daha önce Kebikeç kitabını yayımladığımız Devrim Kodakcı, "Bir Çalçene Hikâyesi" ile edebiyat dünyasında usta bir yazar olarak yerini sağlamlaştırıyor. Sözü Devrim Kodakcı'ya bırakırsak: "Laf dediğin yükte hafif, manada ağırdır Tuğcen. Laf dökülür ağızdan, saraylar inşa eder; laf dökülür ağızdan, gönüller harap eder. Laf olur devlet kurar, laf olur yuva yıkar; laftır makamı getiren, laftır kelleyi götüren. Hele ki bir taşınmaya görsün dilden dile; biri bin, pireyi deve, kurdu kuzu yapar laf. O sebeple dedikodu kazanının kokusu duyanı mest etse de, içinden taşan hikâyelerin özü bol miktarda fitne ile iki fiske fesattı".
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Çalçene Hikayesi
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755096674
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadaş Yayıncılık
Şehrin kuruluşundan bu yana olan biteni anlatan vakayinameler de bunlardan bahseder; ancak kim olduklarını, kimlerden olduklarını yazmazlardı. Şehir halkı, kadını andırmayan, erkeğe ise hiç benzemeyen bu tuhaf insanları ancak lakaplarıyla tanırlardı. İnsanların hem köşe bucak kaçtıkları, hem de dostlardan ve düşmanlardan haber alabilmek için ağızlarını aradıkları bu gammazçenelerin lakapları Baklaıslanmaz, Gözündenkaçmaz, Bülbülgibiöter, Herdeliktençıkar, Çenesidurmaz, Dilibatar, Boğazıboş, Lafıbitmez, Gördümüsöyler ve Ağzıkapanmazdı. Denilirdi ki, bu gammazçenelerden biri isterse zifaf gecesi gelinle güveyin arasına girerdi ama ikisinin de ruhu duymazdı." Devrim Kodakcı zamansız ve mekansız bir aşk hikâyesi anlatıyor. Kimi zaman çalçenelerin kol gezdiği yeryüzünden, kimi zaman tek bir çalçenenin dahi haberdar olmadığı yer altının karanlıklarından, kimi zaman da Hüzünler Vadisi'nden yansıyan öykülerden harmanlanan bir aşk hikâyesidir anlatılan. Kodakcı, masalsı bir anlatımla ve kendine özgü bir dil ile okuyucuya bir edebiyat şöleni sunuyor. Okuyucunun payına düşen tek şey bu edebiyat şöleninden keyif almak. Daha önce Kebikeç kitabını yayımladığımız Devrim Kodakcı, "Bir Çalçene Hikâyesi" ile edebiyat dünyasında usta bir yazar olarak yerini sağlamlaştırıyor. Sözü Devrim Kodakcı'ya bırakırsak: "Laf dediğin yükte hafif, manada ağırdır Tuğcen. Laf dökülür ağızdan, saraylar inşa eder; laf dökülür ağızdan, gönüller harap eder. Laf olur devlet kurar, laf olur yuva yıkar; laftır makamı getiren, laftır kelleyi götüren. Hele ki bir taşınmaya görsün dilden dile; biri bin, pireyi deve, kurdu kuzu yapar laf. O sebeple dedikodu kazanının kokusu duyanı mest etse de, içinden taşan hikâyelerin özü bol miktarda fitne ile iki fiske fesattı".

Kitap istatistikleri