"Yanan bir mumu kazayla perdenin yanına tutmuşum da ateş söndürülemez bir hal almış gibi bir his vardı içimde. Dokunmamam gereken bir şeyi düşürüp kırmıştım. Şimdi bir elin beni yeterince sert tokatlamasını istiyordum, hatta o kadar sert tokatlamalıydı ki kulaklarımı sonsuza dek çınlatmalıydı. Böylece bir kez cezalandırılacaktım. Ve sonra her şey düzelecekti. Bitmiş ve çözülmüş olacaktı."
..bazen dışarıda yıldızları gösterirdi. "Evet! Şimdi görüyorum" derdim, görmesem de.
- Adı ne?
+ Büyükayı.
- Ama az önce onun bir tencereye benzediğini söylemiştin.
+ Onu biz kendimiz uydurduk.
- Biz mi?
+ İnsanoğlu.
- Biz de mi onlardanız?
+"Ben değil," derdi. "Ya sen?"
- "Elbette ki hayır." Babam onlardan değilse ben de değildim.
"Annem insanoğlu mu?"
+ Anlamadım.
-Sen insanoğlunun uydurduğunu söylemiştin yıldızları.
+Ha, evet.
...