Elli yaşını dolduran Sarah huzurevinde çalışmakta ve münzevi bir hayat yaşamaktadır. Hayatındaki en önemli şeyler ölenlerin yarım bıraktığı işleri tamamlamak ( yarım kalan bir kahve, puzzle, kitap...) ve hiç okumadığı mektupları içine attığı bir kutudur. Haftada bir ziyaret ettiği, kullandığı maddeler nedeniyle hafızası gidip gelen babası dışında kimsesi olmayan Sarah'ın hayatına mahalledeki çiçekçi dükkanı Mehmet'in dahil olmasıyla bir şeyler değişir. Hiç düşünmek istemediği geçmişi, kendi yarım kalan işleri aklına sıklıkla düşmeye başlar. Ve fark eder ki, aslında kendisi yaşarken birçok şeyi yarım bırakmıştır. Şimdi tüm aile sırlarının ortaya çıkma zamanı gelmiş, gerçeklerle yüzleşmek şart olmuştur.
Ne şahane bir kitaptı Uzun zamandır bu kadar akıcı, elimden bırakmadan okumak istediğim bir kitap olmamıştı. Geçmişle günümüz arasında gidip gelen hikaye, anlatımın yalın, gereksiz detaylardan muaf olması ( bu hikayeyi üç cilde sığdırmak için uzattıkça uzatacak yazarlar olduğunu biliyorum) ile gönlümü çeldi. Kapağın kitabı yansıtması da çok hoş bir detay.