Kitapla ilgili inceleme yaparken aynı zamanda birkaç fâidesi olacak bilgi de vermek istiyorum müsaadenizle. Yıl olmuş 2021. Artık neremize nasıl bakım yapmalıyız bunu konuşmak istemiyorum. Ama bu bakımları sürdürürken neleri tercih edip nelerden uzak durmamız gerektiği hakkında birkaç -ŞAHSİ- fikrimi belirtmek istiyorum. Cildimizi ilgilendiren alışverişlerde son 4-5 yıldır İÇERİK OKUMAYA çalışarak almaya gayret ediyorum.
Bunun uzmanı olmadığım için, eczacı, dermatologlar ve uzmanlardan istirham ederek size kabaca şöyle izah edebilirim: bir ürünün içinde rol alan en yüksek madde içindekiler kısmında ilk sırada yer alır, sonrasında sırasıyla azalır. Listede eğer parfüm varsa, parfümden sonra sırada yer alan maddelerin yüzdelik dilimleri çok düşük olacaktır. Misal vermek gerekirse, X maddesiyle reklam olan bir ürünün içerik listesindeki yeri parfümden sonra yer almışsa, X maddesinin etkisini çok beklememek gerekir. (Bunlar biraz da PR çalışmaları için kullanıyor: misal C vitamini veya hyalüronik asit gibi; etken maddenin ham hali piyasa bazında yüksek olunca seyreltip veya etkisi düşürülüp kullanılıyor.)
Neyse, bazı kimyasalların ciltte etkisi olumlu olabilmekle beraber bazı kimyasallar var ki, hayatımızın her alanında neredeyse varlar ve biz onları cildimizde, saçımızda, ağzımızda kısacası her yerde kullanıyoruz. Burada kimya dersine girmeden dünyada en çok zararı bilinen birkaç kimyasaldan bahsetmek istiyorum:
*Sülfat kardeşler: En çok karşılaştıklarımızdan biri, Sodium Lauryl Sulfate (SLS) ve Sodium Laureth Sulfate (SLES) diye geçenler. Sülfatların vücudumuzdaki değerli nemi ve koruyucu bariyerleri ortadan kaldırarak cildi daha fazla tahriş ettiği bilinmektedir. En çok şampuanlarda görülüyor sanıyorum. (Evet bence bir koşu gidip kullandığın şampuanın arkasında ilk