-BUĞU -
Neden mi buğu?Çünkü gerçeklik ve hayal bulanıktır.
Psikanaliz üzerine yüksek lisans yapan Nihan Kaya, hasta hikayelerine bayılır hele de şizoflern diyologlarını okumak onda bilinmedik fikirler düşünmesine yol açarmış.Bir gün tezin de Bakırköy Ruh Ve Sinir Hastalıkları Hastanesin'deki insanların şizofren damgaları vuruldukları gerçekten mi-romandan mı ibaret olduğunu merak eder ve oraya temizlik görevlisi olarak başvuruda bulunur.Başvurusu kabul edilip"Ferda"kimliğinde yeni bir sürü hayata açar kapılarını.İnsanların neden orada olduklarını,hikayelerini okumaya başlar."Yasef" adında yaşlı bir ihtiyarın hikayesine rastlar. Hikayesini ondan dinlemek ister.Hem dinleyici, hem karakter, hem de yazar olarak kaleme almaya koyulur.
Yasef:"Ömrümde becerebildiğim tek şey bir kadını sevmekti,"diyor.Çocukluğundan beri sevdiği kadını,onu gözünden sakındığı,sevmeye kıyamadığı,en masum sevdalı.
Nur:Savaşın ortasında dünyaya gelen,sevdiklerini, yakınlarını o savaşta kaybeden.Sevmek-sevilmek kavramlarını sevdiklerinin kanını verdiği toprağa adayan,ölümününde orada olmasını isteyen Filistinli bir kadın.
Roman-Gerçek bölümleri nedir?Diyor ki (s.124)
"Tarih,gerçekmiş gibi gösterilen kurmacayı resmeder.Diğer yandan,hikaye,kurmacaymış gibi gösterilen gerçekleri resmetmektedir."
Eğer yazar yazdıklarında veya karakter olduğu romanında kendinden çok bağımsız hareket etseydi şayet "roman" kavramı yıpranabilirdi.Biz okurlar Romanın kendi gerçekliğine saygı duyarak okumayı severiz.
Kabul ediyorum ki diğer roman kitaplarından farklı kurgu ve amacı var.Bunun olması da alışmışlığın ötesine çıkmaktır.Güzel bir eser olduğunu düşünüyorum.Zevkle okuduğumu söyleyebilirim.
Şöyle bitirmek isterim ki :
Her kitapta gönüller de taht kuran ve seni unutmayacağız A kişisi dediğimiz bir karakter