Daisuke Igarashi'nin doğa ve mistisizm temalı en etkileyici işlerinden biri. Cadılıkla ilgili farklı hikayelerden oluşan, eski inançların ve modern zamanların birleşiminden doğan bir dünyaya dalıyoruz.
İlk hikâye, batıyı ve doğuyu buluşturan İstanbul'la açılış yaptıktan sonra, büyükşehirden 1000 kilometre uzaklıktaki Yörük kampına geçiş yapıyor. Bir yanda modern dünyanın karmaşası, diğer yanda doğayla iç içe, geleneksel bir yaşam… Bu iki dünya arasında gidip gelirken, geçmişin izleri, acılar ve hesaplaşmaların derinlemesine işlendiğine şahit oluyoruz.
Fakat bence asıl bahsedilmesi gereken Igarashi'nin çizim tarzı. Detaylarla dolu, bazen yavaşça sizi içine çeken bir atmosfer yaratıyor. Adeta bir rüyadaymış gibi hissediyorsunuz. Çizimlerin her birinde bir anlam arıyorsunuz.
Ben beğendim. Tek ciltlik bir seri arıyorsanız kesinlikle şans verebilirsiniz.