Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Çağdaş Fikir Akımları 1 - Demokrasi

Muhammed Kutub

Sözler ve Alıntılar

Tümünü Gör
Kör ile gören, karanlıklar ile aydınlık, gölge ile hararet bir olmaz. Ölüler ile diriler de bir olmaz. (Fâtır/19-22)
Gerçek şu ki din, yeryüzünü düzene sokmak ve insanların hayatını adalet ölçüleri üzerine kurmak için gelmiştir. Tevhid, insanın nefsini de hayatını da düzene sokan bir ölçüdür.
Sayfa 23 - İşaret yayınlarıKitabı okudu
Reklam
Gerçek hürriyet, kanun yapma hakkının kime ait olduğunun tesbiti ile ilgilidir.
Basının ve diğer kitle haberleşme araçlarının kadın üzerindeki etkisi yine devam eder. Öyle ki artık kadın herhangi bir ahlaki, sosyal veya başka türden engelin varlığını kabul etmeksizin, hayattan serbestçe yararlanmanın kendisi için bir hak olduğuna inanmaya başlar. Erkekle evlilik ve aile kurma mecburiyeti doğmadan arkadaşlık çerçevesi içerisinde cinsi ilişkiye girme hakkına sahip olduğunu kabul noktasına gelir..."serbestçe faydalanma"dan Bu kaçıncı aya kadar evliliği geciktirmek artık onun hayat anlayışından bir parçadır. Ev dışında çalışmaktan, toplantılarda ve eğlence yerlerinde zarafetini sergilemekten doyuncaya kadar, çocuk doğurmayı geciktirmenin de en tabii hakkı olduğunu kabul eder Böylelikle bütün bunlar, en azından kadın kamuoyu tarafından benimsenen hatta hem kadınların hem de erkeklerin kamuoyunu yansıtan sağlam kanaatler olarak ortaya çıkar...(yani bunlar <sosyal akl>ın kabul ettiği ilkeler olur.) Bunlara karşı çıkan ise deli veya geri zekalı; o zamanın silip süpürdüğü ve bir daha geri dönmesi imkansız bir takım şartlar çerçevesinde donup kalan dar kafalı bir kişi demektir.
Sayfa 334Kitabı okudu
Ön Söz
...Söz konusu fikri emperyalizm, çoğu zaman galibin mağlupların zihnine bu inançları, düşünce ve ideolojileri yerleştirmek sûretiyle ortaya çıkar. Böylelikle mağlup ettiği kimsenin kendisine tâbi olmasını ve otoritesine karşı çıkmamasını garantilemek ister.
Din
Insan nefsi, fitrattaki bu ahdine sadık kalabildiği gibi, sapa bilir de. Fakat nefis, bu fitri özelliği sebebiyle her zaman bir ilah arayıp durur. O halde insan için ibadet, kaçınılmaz bir şeydir: insan ya Allah'a ya da O'ndan başka bir şeye ibadet eder. İki insan arasındaki temel fark, birinin ibadet edip diğerinin etmemesinde değil, ibadet ettikleri ilâhtadır: İbadet ettikleri, ibadete layık ve hak sahibi olan Allah mıdır, yoksa bu hususta hiçbir hakları olmayan sahte ilâhlar mıdır?
Reklam
İslam ümmeti "Daha önce geçmiş olan diğer Mümin Ümmetler gibi" kendi sınırları çerçevesinde insanla yetinmek ve yalnızca kendi yapısı içerisinde dosdoğru olmakla mükellef tutulmadı. Bu ümmet "bunun da ötesinde" bütün insanlığı ilahi nura götürmek için rehberlik etmekle, cehdi ve cihadı ile Allah'ın dinini bütün yeryüzüne hakim kılmakla ve fakat bu uğurda insanları İslam inancına bağlanmak için zorlamamakla, insanlığın Allah'ın şeriatında müşahhaslaşan ilahi adalete boyun emmelerini sağlamakla yükümlü kılınmıştır.
Sayfa 278Kitabı okudu
100 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.