·
Okunma
·
Beğeni
·
415
Gösterim
Adı:
Cam Koridor
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058757943
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Günyüzü Yayıncılık
Muharrem kadar sabırlı bir öğrenci olamadım. Onu çocuklar döverdi, beni yıllar. Hiç kimseyi şikayet etmedi öğretmene. Bense şikâyet etmek, bazen isyan etmek istedim. Çıkıp gitmek istediğim bile oldu bu zor sınavdan. Anneler boş da veremez kâğıdı. Yetişkin Muharrem'i merak ediyorum. Hala eskisi gibi mazlum mu yoksa çoktan zalime mi dönüştü? Sürekli dövülen kişi günün birinde döven olursa ne kadar suçludur? Bir bulmaca ki, soldan sağa ilk cevap: Kader. Yukarıdan aşağı ilk cevap: Kişi. İki farklı cevabın sorusu ne? Bu yükü taşıyamıyorum aciz aklımla. Acizliğim, çaresizliğim bir bıçak olup saplanıyor böğrüme. Başka bir annenin yanına koşuyorum hemen. En baştaki odadan en sondakinin görülebildiği cam koridorda birbirimize baktıkça tutunma gücümüz artıyor. Özel olan hiçbir şey yok burada. En son ihtiyaç duyulacak şey yalnızlık.

....

Otururken daha çok yorulunca kalkıyorum. Caddenin karşısında market var. Yürümek istiyorum. Sonraki marketten alışveriş yapabilirim. O da birkaç adım ötemde. Bir sonraki, sonraki derken Fındıkzade'ye gelmişim. Tüm İstanbul'u yürümek geliyor içimden. Karşıdaki markete giriyorum. Bütün marketi dolaştıktan sonra süngerlerin dizili olduğu rafın önünde duruyorum. En ucuza en kaliteli süngeri almak için derin araştırmalara giriyorum. Farklı markaların üzerindeki yazıları okuyorum tek tek. Akşama daha çok var ama dükkân sahibi hırsız olduğumu zannetmesin diye birini seçiyorum.

Sokak uzunluğunda bir balkondayım. Denizi seyrediyorum. Camla ayrılan on bir odanın kapısı aynı manzaraya açılıyor. Odalardaki çocukların yazısı gibi. Şehrin mavi gözlerinin titreyen kirpiğindeyim.
112 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap kısa öykülerle okuyucuya hayat hakkında öğütler veriyor. Bu kitap ile birlikte bazı cümlelerin altını çizerek okumanin daha anlamli olacagina kadar verdim, gerçekten bazı cümleler yureginize dokunuyor.
112 syf.
·Puan vermedi
Okuduğumda beni kalbimden vuran cümlelerin çokluğu beni hayrete düşürmüştü.. Yaşananlar fazla tanıdık lakin nedir diye sormaya kalksanız dile dökemeyeceğim cümleler vardı ve 'dilimin ucunda' dediğimiz duyguların kalemde dile gelmesi demek ben de cam koridor.. İsmi gibi ayna oldu bana..
İnsan aklından hiçbir şey geçirmeden nasıl yürür? Nasıl bakar? İnsan aklından hiçbir şey geçirmeden nasıl susar?
Handan Acar Yıldız
Sayfa 8 - 1. Baskı, 2011
Bir dostu olsa! Tıkanmamak için sözü kullanabilse. Kelimeler, anlamlarıyla saklambaç oynamasalar. Üst üste ebe olup ardına düşmek zorunda kalmasa kelimelerin. Söz, akışkan bir sıvıya dönüşse yıkasa içini; zerre kadar kir kalmasa... Açılsa damarı. Dostu onu yüreğiyle dinlese. Paylaşsa yükünü. Sonra aklından silinip kaybolsa dostunun...Tekrar karşılaştığında ismini bile hatırlamasa. Tüy gibi hafiflemenin huzuru ile susabilmenin, sözcükleri içinde taşıyabilmenin gururunu aynı anda yaşasa.
Handan Acar Yıldız
Sayfa 48 - 1. Baskı, 2011
insanın düşünmekten başka işi olmayınca...

Düşünmekten başka işi olmamak üzerine de düşünmeye başladı. Düşünmekten başka işi olmamak kadar zor bir iş var mıydı? Hangi meslekten olursan ol gün içinde yapabileceğin işin sınırı bellidir. Ama işin düşünmekse o zaman sorumluluğun sonsuz çarpı sonsuzdur. Her şeyi düşünürsün. Geçmişi...Geleceği... Üzeri kapatılan konuların anahtarının hangi paspas altında saklandığını... Çocuğu olmayan kadınların niçin ve neyle suçlandığını... Hiçbir şeye aldanmadığın halde, hayatını devam ettirebilmek için aldanıyormuş gibi yapmanı... Bunlar yetmezmiş gibi, ağaçları, kedileri, kandilleri, şair ve ressamları, onların eserlerindeki karakterleri düşünürsün. Düşünür, düşünür, düşünür, düşünür... ve sonunda DÜŞersin! DÜŞle yaşamaya başlarsın.
Handan Acar Yıldız
Sayfa 108 - 1. Baskı, 2011
Benzer kadere sahip olmanın sağladığı ünsiyet kan bağından çok daha güçlü oluyormuş. Burada öğrendim.
Handan Acar Yıldız
Sayfa 14 - 1. Baskı, 2011
İnsanlar, kendi iradeleriyle değil de başkalarının baskısıyla 'ahlaklı' olduklarında, kendi işleyemedikleri günahları işleyenlere karşı son derece acımasız olurlar. Başkalarının hatalarını ortaya çıkarmaktan zevk alanlar, 'elalem ne der' endişesiyle 'ahlaklı' olanlardır. Onlar, ne kadar iyi olduklarını, diğerlerinin ne kadar kötü olduğunu göstererek ispatlamaya çalışırlar.
Handan Acar Yıldız
Sayfa 100 - 1. Baskı, 2011

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cam Koridor
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058757943
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Günyüzü Yayıncılık
Muharrem kadar sabırlı bir öğrenci olamadım. Onu çocuklar döverdi, beni yıllar. Hiç kimseyi şikayet etmedi öğretmene. Bense şikâyet etmek, bazen isyan etmek istedim. Çıkıp gitmek istediğim bile oldu bu zor sınavdan. Anneler boş da veremez kâğıdı. Yetişkin Muharrem'i merak ediyorum. Hala eskisi gibi mazlum mu yoksa çoktan zalime mi dönüştü? Sürekli dövülen kişi günün birinde döven olursa ne kadar suçludur? Bir bulmaca ki, soldan sağa ilk cevap: Kader. Yukarıdan aşağı ilk cevap: Kişi. İki farklı cevabın sorusu ne? Bu yükü taşıyamıyorum aciz aklımla. Acizliğim, çaresizliğim bir bıçak olup saplanıyor böğrüme. Başka bir annenin yanına koşuyorum hemen. En baştaki odadan en sondakinin görülebildiği cam koridorda birbirimize baktıkça tutunma gücümüz artıyor. Özel olan hiçbir şey yok burada. En son ihtiyaç duyulacak şey yalnızlık.

....

Otururken daha çok yorulunca kalkıyorum. Caddenin karşısında market var. Yürümek istiyorum. Sonraki marketten alışveriş yapabilirim. O da birkaç adım ötemde. Bir sonraki, sonraki derken Fındıkzade'ye gelmişim. Tüm İstanbul'u yürümek geliyor içimden. Karşıdaki markete giriyorum. Bütün marketi dolaştıktan sonra süngerlerin dizili olduğu rafın önünde duruyorum. En ucuza en kaliteli süngeri almak için derin araştırmalara giriyorum. Farklı markaların üzerindeki yazıları okuyorum tek tek. Akşama daha çok var ama dükkân sahibi hırsız olduğumu zannetmesin diye birini seçiyorum.

Sokak uzunluğunda bir balkondayım. Denizi seyrediyorum. Camla ayrılan on bir odanın kapısı aynı manzaraya açılıyor. Odalardaki çocukların yazısı gibi. Şehrin mavi gözlerinin titreyen kirpiğindeyim.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Özlem Yavuz
  • Burak
  • Selma Kavurmacıoğlu
  • Elzem Çelik
  • Ramazan
  • Pınar Eldemir
  • Leman Yağmur Çalışkan
  • Burak Koçoğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%33.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0