Iris Murdoch 15 Temmuz 1919 yılında Dublin'de doğdu ki yine 1Dublinli yı çokça sevmiş hatta gittikçe hayranlığım artmış olabilir :))) Çocukluğu Londra'da geçti. Öğrenimini Oxford Somerville College'de tamamlayan Murdoch 1930'larda Komünist Parti üyeliğinde de bulundu. 1944'de UNRRA'a (Birlesmiş Milletler Yardım ve Rehabilitasyon Örgütü) katılarak Belçika ve Avusturya'da göçmenler için çalıştı. Varoluşçulukla tanıştığı bu dönem, sonraki yaşamını ve düşüncesini belirlemesi açısından çok önemlidir. 1948'de Oxford Üniversite'sinde Felsefe Kürsüsüne öğretim görevlisi oldu. 1970'de Irlanda Akademisi'ne, 1975'de American Academy of Arts and Let ters onur üyeliğine seçildi. Murdoch yapıtların da, polisiye kurgu tekniğiyle ahlak anlayışlarını, evlilik ve aile kurumunu, cinselliği, din ve inançlar üzerine sorgulamalar yapar.
Çan İris Murdoch'un erken dönem romanlarından en iyisi olarak kabul edilir ki hiç1şey bile olmasa giriş paragrafı okumaya değer olduğunu gösteriyor,
~~~Dora Greenfield kocasını terk etti, çünkü ondan korkuyordu. Altı ay sonra ona dönmeye yine aynı nedenle karar verdi. Paul, ettiği telefonlarla, yolladıği mektuplar ve merdivenlerdeki hayali ayak sesleriyle gitgide daha büyük 1işkence olmaya başlamıştı. Dora kendini suçlu hissediyordu, suçluluk duygusu korkuyu getirdi. Sonunda Paul'ün yokluğunun işkencesini değil de, varlığının işkencesini seçti~~~ şu cümledeki psikoloji başka hiç 1sekilde ifade edilemezdi resmen deha ürünü 1giriş paragrafı bence, yokluğundaki o korku işkencesi!!! uzun süre okuyamadım düşünmekten bu paragrafı okuyunca...
Benediktin Manastırı lmber Court'ta inzivaya çekilmiş 1grup insan arasındaki gergin, mutsuz ilişkileri anlatır. Bu insanlar burada, dışarıdaki dünyada kendilerini üzen sorunları çözmeyi ummaktadır. Ruhani gereksinimleri