.
.
Yeni bir kitap ve yeni bir yayınevi ile tanışmanın mutluluğu ile okudum kitabı ama içeriğini görünce içimi yakıp yıkar diye düşünmüştüm
.
Vera ikinci kez kanser hastalığına yakalanan genç bir kadın,annesini de bu yüzden kaybetmiş,evli bir ablası harika bir yeğeni ve hasta babasından başka hayatında bir de sevgilisi vardır. Kendisi bir yazar ama hastalık durumundan dolayı bir süre ara vermiştir.
Kanser konulu kitapları okumak bana her zaman zor gelir bilen bilir ben annemi de babamı da bu hastalıktan kaybettim o yüzden duygularını yazdıklarında hep onlarda şöyle mi böyle mi hissetti ya da biz neler yaşadık diye hep sorgularım kendimi ve nefret ederim bu hastalıktan. Kemoterapi radyoterapi kelimelerinden bile tiksinirim
Neyse kitabımızda ağır bir dram yok aksine hayatın akışında anlatılıyor her şey ki arada alakasız konulardan bahsedip kendi kafalarını dağıtırken bizim kafamızda dağılmış oluyor.
Vera babasının yanına taşınır hem yalnız kalmak istemez hem de hasta babasına arkadaş olmak için ve bir gün onun çalışma odasında birden fazla defter bulur babasının yazdıklarını görür ve onunla iş birliği yapıp kitap yazmak ister ama her iki tarafında hasta olması bu durumu zorlar.
.
Aile içinde yaşananlar,hastalık süreci,mücadele,ablasının bile yorulup isyan etmesi,kabullenmiş o kadar iyi aktarılmış ki asla abartı görmedim ya da herhangi bir acıtasyon,bana göre alabilene ders niteliğinde ibretlik bir okuma oldu çünkü hayatta ne yaşarsak yaşayalım hastalıklar var,aile var,kıymet bilinmeli,dert geldiğinde mutlu günlerin değeri bilinmemeli iyiyken yaşanmalı,kitap bana çok fazla duygu hissettirdi,kısacık ama etkileyiciydi benim için,bu türde okumayı seviyorsanız gönülden tavsiye ediyorum