Merhabalar Sevgili takipçilerim, bugün bir başka güzel bir romanla geldim. "Cellâdıma Dipnot" sürükleyici, merak uyandırıcı bir eser. Konusu; aşk, acı, ölüm üçlüsü arasında bir köprü kuruyor. Çok şey sığdırılabilir fakat söylersem spoiler vermiş olurum. İki yüz elli küsür sayfa olan Cellâdıma Dipnot'u bir nefeste okudum. Yaklaşık üç saatte diyebilirim. Kitapla ilgili ayrıntılı yorumuma gelecek olursam; bir insan ancak bu kadar güzel sevebilir ve ancak bu kadar güzel ve derinden hissettirebilir. Bir anda kendinizi orada buluyorsunuz. Eserdeki cümlelere kalbimi bıraktım. Kitaplara kıyamadığımdan cümlelerin altını çizemem. Fakat çizilebilecek, defterlerin kenarlarına yazılabilecek birçok cümle ve söz var. Yüreğe hitap eden bir eser olmuş. Sevgi, soyut bir kavram fakat ben okurken somut bir şeye dokunur gibi ellerimde hissettim. Ah ettiğim yerler oldu, ara ara duraksadım. Öyle derin cümleler var ki... Bir kez daha okuyabileceğim kadar etkiledi beni. Her bölümde heyecanım ve merakım biraz daha arttı. O adrenalini, anlatılanları oradaymışım gibi hissettim. Betimleme yönünden çok kuvvetli. Ve herkesin okuyabileceği hattta okuması gerektiği bir kitap. Dili oldukça anlaşılır, yalın bir o kadar da duyguları okşayıcı. Bir sonraki eseri aynı heyecan ve merakla bekliyorum/z. Bu kadar etkileyeceğini bilsem iki yıl sonra okurdum bir sonraki eserin çıkmasına az bir süre kalmış olsun ki sabredebileyim. Neyse biz de bir sonraki eser çıkana dek Cellâdıma Dipnot'u okuruz. Romanı baştan aşağıya anlatıp spoilerle doldurabilirdim fakat okunup anlaşılmayı hak eden bir eser... Ve unutmadan yazarın ara ara okuyucu ile de muhabbet etmesi ve kitabın sonuna dek bunu devam ettirmesi ayrı bir güzellikteydi. Çok teşekkür ediyorum, böyle güzel ve özel bir eserle buluşturduğunuz için. Bol okuyucusu
Herkese merhaba Bugün duygusu çok yoğun bir kitapla geldim Bir solukta okuyabileceğin bu kitap, gerçekten de şu zamana kadar okuduğum, duyguların soyutluktan çıkıp somut bir şekilde elde tutulur bir kurguya dönmesi adeta büyüleyici "Sizin papatya dediginiz şey var ya, işte o benim yârimin yüzü işte o Nebahat'in yüzü.." Bu postun açıklamasını papatyalarla süslemek geliyor içimden. Bir insan bu kadar mı güzel sevilir? Bir aşka sevgiye bu kadar mı mana yüklenir? Okurken duygu seline kapıldım adeta. Ölümün de çoğu yerde anıldığı, manidar bir aşkın burukluğu ile bitirmek istemiyorsun kitabı. Bilirsin ben pek spio vermem Ama kitap tam bir film sahnesinden,gerçekliğe fırlamış bir kurguya sahip..
Bazı kitapları bitirmek imkansızdır, bitse bile tekrar tekrar başa sarıyor ve tekrar tekrar esir alıyor sizi.
Buda o kitaplardan işte başka bişey demeye gerek yok.