Hüseyin Cevahir, 10 Nisan 1945'de Dersim-Mazgirt Muhundu/Şöbek köyünde doğmuştur. Hz.Ali soyundan geldiğine inanılan Baba Mansur Ocağı'ndan Cevahir ailesinin ilk çocuğudur. Beş kız kardeşi olan Hüseyin Cevahir'e Hz.Ali'nin oğlu Hüseyin'in adı verilir. Kar, yağmur, çamur dinlemeden nahiyedeki ilkokuluna gidip gelen, daha sonraki yıllarda evinden uzaktaki otel odalarında, kiraladıkları evlerde okuyan Cevahir, dünyayı okuyarak yutmak isteyen, "başka bir kumaştan dokunmuş" biridir. Lise bittiğinde bütün klasikleri okumuş çok başarılı bir öğrencidir. Güçlü edebiyat birikimine sahip olmasının arka planında olan bu okuma aşkıdır.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazanır. İstanbul'da bulunduğu dönem, 21-22 yaşlarında iken içerisinde Cevat Çapan, Edip Cansever, Metin Eloğlu gibi dönemin güçlü edebiyatçıla tıpta 2. sınıfı tamamladıktan sonra siyasal mücadeleye ve edebi çalışmalarına daha çok zaman ayırabilmek amacıyla tekrar sınava girer. Gitmek istediği Ankara SBF'ye gider. Bir dönem SBF Öğrenci Derneği başkanlığı da yapan Hüseyin Cevahir, Ankara'ya gelişi sonrasında edebiyat ve devrimci mücadeleyle ilişkileri daha yoğunlaşır. Ankara'da da edebiyat dünyasıyla bağını sürdürür. Cevahir'i SBF Öğrenci Derneği'ne götüren kişi tanıştığı okul arkadaşı şair Arkadaş Zekai Özger'dir. Eşber Yağmurdereli, Arkadaş Z.Özger'in, "Aşkla Sana" şiirini Hüseyin Cevahir için yazdığını açıklamıştır.
Daha lise yıllarında çağının özlem ve acılarını algılamaya başlamıştır. Dönemin toplumsal, siyasal ve kültürel ikliminden etkilenerek kendisini geliştiren Cevahir, gencecik yaşında 'Yeni Eylem', 'Yordam' edebiyat dergilerinde "Kalın Çizgilerle Edebiyatımızın Dünü", "Çocuk ve Allah'ta Simgeler, Görüntüler, Çelişmeler", "Cevizdere'de' Öyküsü Üstüne Bir Çözümleme" yazıları yayımlanmıştır.
"Cevahir"