Cihat (İslamcılığın Yükselişi ve Gerilemesi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
113
Gösterim
Adı:
Cihat
Alt başlık:
İslamcılığın Yükselişi ve Gerilemesi
Baskı tarihi:
Temmuz 2001
Sayfa sayısı:
543
Format:
Karton kapak
ISBN:
9756612169
Orijinal adı:
Jihad, Expansion et déclin de I'islamisme
Çeviri:
Haldun Bayrı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
XX. yüzyılın son çeyreğine, hiç beklenmedik çarpıcı bir olgu olarak, İslamcı hareketlerin uç verip yükselmesi, sonra da gerilemesi damgasını vurdu. Dinin özel yaşam sınırları içine çekilmiş olması modern dünya için bir kazanç gibi görünürken, 1970'li yıllarda, yalnızca Kuran'la amel etmek isteyen, Allah yolunda cihat emreden ve İslam devletini kurmak için savaşan birtakım siyasi gruplar ortaya çıktı. 1979'da İran İslam Devrimi'yle doruğa ulaşan ilk dalgadan sonra, sosyalist özlemlerin gerilemesinden de cesaret alan İslamcılık, muhafazakar Suuidi Arabistan ile İran arasında amansız bir üstünlük yarışının yaşanmakta olduğu bütün İslam dünyasında yaygınlaştı. Ertesi yıl Afganistan'da Sovyetler Birliği'ne karşı başlatılan cihat tam bir İslam davasına dönüştü, yaygınlaştı ve her yerde çatışmalar doğurdu: özellikle Mısır ve Cezayir'de radikal dinci gruplar gittikçe tırmanan şiddet hareketlerine giriştiler; bu da onları halktan uzaklaştırdı. Batı ülkelerini de içine alan bazı çarpıcı yükselişlere rağmen, 1990'ların ikinci yarısından itibaren, Türkiye'den Endonezya'ya, Mısır'dan Cezayir'e ve Avrupa şehirlerinin varoluşlarına kadar her yerde açık bir gerileme başladı. Bugün her şey, postislamcılığın vaktinin dolduğunu ve Müslüman toplumların Batı dünyası henüz bilinmeyen birtakım bütünleşme modelleri üreterek modernliğe adım atacaklarını gösteriyor.
Gilles Kepel Cihat'ta, İslamcı hareketi değişik boyutlarda (tarih, kültür, toplum) inceleyerek, İslamcılığın yirmi beş yıllık bilançosunu çıkarıyor; belgelere dayanan bu açık ve özgün sentez, XX. Yüzyıl sonlarındaki başlıca siyasi ve dini olgulardan birini anlamak açısından eşsiz bir çalışma.
543 syf.
Kitaptan, İslamcılığın 1960larda yavaş yavaş hareketlenmeye başladığını görüyoruz. Bu yıllara kadar Müslüman ülkeler bağımsızliklarini kazanma ve ardından da milliyetçi temelde bir ülke kurma evresindelerdir. Milliyetçilik akımı ve Batılılaşma yolunda Türkiye'nin bir rol model olduğunu söyleyebiliriz. Keza kitapta yer yer Türkiye'nin adı bu minvalde geçiyor.

İslamcılık, milliyetçilik güçlüyken yok olmuyor ve adeta hazirda bekliyor ve Mısır'da olsun, Pakistan'da, İran'da, Afganistan'da ve bilimum İslam ülkelerinde uygun ortam oluştuğunda özellikle de siyasi ve ekonomik kriz ve akabindeki kaos anlarında ortaya çıkıp hızla yapraklarını hızla ülkelerin üzerine saldığını görüyoruz. Mısır'da Seyyid Kutup ile Hasan el Benna'nin öncülüğündeki Müslüman Kardeşler Mısır'da sürekli mücadele halinde olmuş ve sınırları aşarak Müslüman ülkelerde de etkinlik göstermiştir. Bu harekete göre İslam yasalarına göre yonetilmeyen her ülke her toprak küfür ve cahilliyedir; yapılması gereken İslam'ın ilk devrinde Muhammed nasıl Cahilliye Arapları ile mücadele edip onları bertaraf edip ümmet nizamını kurduysa, Müslümanlar da aynısını yapmalıdır. Pakistan'da Mevdudi'nin başını çektiği akım ise daha çok içten devlete sızıp; siyasi, ekonomik olarak etkinlik gösterip İslami düzeni sağlamayı hedeflemis ve siyasal İslamcılari önemli ölçüde etkilemiş. Pakistan'daki medreselerdeki talibanlar da ileride Afganistan'da Talibana eleman sağlayacaktır.

İran'daki islam devrime kadar İslam dünyasında tek güç Selefi akıma sahip Suudiler olarak gözüküyor. İran'da islam devriminden sonra islam dünyasında İran ile Suudiler arasında amansız rekabet başlıyor. Suudiler, kurdukları bankalar ve camiilerle propagandalarini ve yayilimlarini sağlarken; İran da Lübnan'da Hizbullah'i kurarak yapılamaya çalışır. Salman Rusdie hakkındaki ölüm fetvasinin önemli olduğunu ve bunun uzun süre krize yol açtığı belirtilmiş.

ABD'nin de SSCB'ye karşı İslamcı hareketleri destekledigine de deginilmis ve ardından da desteğini çektiği ve bunları yeni düşmanlar olarak gördüğü de belirtilmiş. Buna örnek olarak Taliban verilebilir. Usame bin Ladin'in gayet zengin bir aileden geldiği, sonradan Afganistan'a gidip El kaide'yi yapilandirdigi anlatılmış. Bunların dışında Cezayir və Sudan'daki cihatci gelişmelere deginilmis.

İslamcı akımların sağlam temeller üzerinde bina edilmediği daha çok birer tepki ve kriz anlarından istifade ederek yapılandiğından dolayi ve modern dünyada artık gecerliliginin pek kalmadığı, Batı'nın da başta hazırlıksız yakalandığı İslamcı cihat hareketine erken reaksiyon vererek bu durumun kendilerine derin etki yapmasının önüne geçtiği ifade edilmis.

Kitapta özellikle Selefi akımı ve onların etkilendiği İbni Teymiyye ekolunun Cihatçılığa temel olduğu vurgulandigini söyleyebilirim.

*

Kitapta Türkiye'nin bu bataklikta adının geçmemesi, geçtiği birkaç yerde de olumlu manada geçmesi güzeldi. Ancak geldiğimiz yere bakınca aradan geçen 18 senede ne kadar geriye gidip olumsuz bir yola girdiğimiz ise insanı üzüyor. Bu batakliktan kurtulmanın yolunun ise Atatürk'ün ülkeyi kurduğu temeller üzerinde yeniden kendimize çeki düzen vermek ve yönümüzü Ortadoğu değil Batı olarak belirlemek diye düşünüyorum. Ülkede her ne kadar sadece adı kalmış olsa da ve hiçbir zaman da tam olarak uygulanamamis olsa da laikliğin ne olduğunu ve ne kadar önemli olduğunu iyi bir şekilde kavramaliyiz.


Keyifli okumalar..
Tebliğ hareketi, aynı anda hem bağlılarını çevrelerinin verdiği alışkanlıklardan kurtarmak, hem de katı bir itaatin geçerli olduğu bir mümin cemaatinin bağrında sar­malamak istiyordu.
Genç kitle­si, ülke tarihinde ilk kez, önce büyük umut kaynağı olan ama güçlükle elde edilen diplomaların iş piyasasında değersiz ol­duğu anlaşıldığında da dayanılmaz hayal kırıklıklarına yol açan eğitime kavuşmuştur.
Söz konusu olan, toplumu daha az eşitsizlikçi kılmak için müca­dele etmek değil, kampüslerdeki İslamcı kültürel denetimi de dışavuran tekbiçimli bir giysi yoluyla yüzeysel bir eşitlik ser­gilemektir. İslâmî Cemaat’in ideologlarından biri olan genç hekim İssam el Aryan, 1980’de yayımlanan bir makalesinde şöyle der: “Örtünen kız öğrencilerin sayısı arttığı zaman, Ba­tı uygarlığına karşı direnişin bir işareti ve İslam’a kayıtsız şartsız itaatin başlangıcıdır bu.” Ona göre güçlü bir İslamcı hareketin varlığının ilk işareti budur.
İran Dev­rimi, tıpkı zamanında Fransız ya da Bolşevik devrimlerinde olduğu gibi, hedeflerine sempati duyan yabancılar için mu­azzam bir umudun cisimleşmesi olmuştur.
Akademik düzeyde “Selefîlik” terimi XIX. yüzyılın ikinci yansında doğmuş olan ve Avrupa fikirlerinin yayılma­sına tepki olarak “atalar geleneği”ne (Arapça’da selef) dönü­şü vaaz eden bir düşünce okulu için kullanılmaktadır. En önemli temsilcileri İranlı Afganî, Mısırlı Abduh ve Suriyeli Rı­za olan bu akım, Müslüman uygarlığı içindeki modernlik köklerini gün ışığına kavuşturma arayışındadır -bunu yap­mak için de Kutsal Metinler’in epey serbest bir yorumuna başvurmaktadır. Ama militanların kabul ettiği şekliyle Selefîler, Kutsal Metinler’deki buyrukları geleneğin kalıplaştırdığıyla harfiyen aynı şekilde anlarlar; bu gelenek de özellikle Vahhabiliğin baş referansı olan XIV. yüzyılın büyük âlimi İbni Teymiyye’de cisimleşmektedir. Bunlar İslam’ın, sözcüğün asıl anlamıyla “entegrist”leridir; “İnsanî yorum” diye kına­dıkları her tür yeniliğe karşıdırlar.
Seyyid Kutup, Mevdudî’nin İslam devleti kavramını tekrar ele alarak çok daha radikal bir eylem programı çıka­rır. Öncü, kâfir devleti yıkmalıdır, ondan derhal kopmalı, kendisinden hiçbir şey beklenmeyen bir siyasî sisteme taviz vermemelidir. Kutup, Mevdudî’de bulunmayan, iktidarın ele geçirilmesi üzerine devrimci bir anlayışın temellerini atar ve radikalleşmiş gençlik içinde buna çok kişi sahip çıkar. Ama ikisi de, söylediklerine toplumsal bir içerik vermez...
Tarikatların kökü­nün 1925’ten itibaren kazındığı bir ülke olan cumhuriyetçi ve laik Türkiye’de ise, İkinci Dünya Savaşı ertesinde özellik­le kırsal kesimde tarikatların yeniden doğdukları gözlemle­nir. O sırada şeyhleri, bağlılarının oyları üzerine, yeni kurul­muş siyasî partilerle pazarlık yapmaktadır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cihat
Alt başlık:
İslamcılığın Yükselişi ve Gerilemesi
Baskı tarihi:
Temmuz 2001
Sayfa sayısı:
543
Format:
Karton kapak
ISBN:
9756612169
Orijinal adı:
Jihad, Expansion et déclin de I'islamisme
Çeviri:
Haldun Bayrı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
XX. yüzyılın son çeyreğine, hiç beklenmedik çarpıcı bir olgu olarak, İslamcı hareketlerin uç verip yükselmesi, sonra da gerilemesi damgasını vurdu. Dinin özel yaşam sınırları içine çekilmiş olması modern dünya için bir kazanç gibi görünürken, 1970'li yıllarda, yalnızca Kuran'la amel etmek isteyen, Allah yolunda cihat emreden ve İslam devletini kurmak için savaşan birtakım siyasi gruplar ortaya çıktı. 1979'da İran İslam Devrimi'yle doruğa ulaşan ilk dalgadan sonra, sosyalist özlemlerin gerilemesinden de cesaret alan İslamcılık, muhafazakar Suuidi Arabistan ile İran arasında amansız bir üstünlük yarışının yaşanmakta olduğu bütün İslam dünyasında yaygınlaştı. Ertesi yıl Afganistan'da Sovyetler Birliği'ne karşı başlatılan cihat tam bir İslam davasına dönüştü, yaygınlaştı ve her yerde çatışmalar doğurdu: özellikle Mısır ve Cezayir'de radikal dinci gruplar gittikçe tırmanan şiddet hareketlerine giriştiler; bu da onları halktan uzaklaştırdı. Batı ülkelerini de içine alan bazı çarpıcı yükselişlere rağmen, 1990'ların ikinci yarısından itibaren, Türkiye'den Endonezya'ya, Mısır'dan Cezayir'e ve Avrupa şehirlerinin varoluşlarına kadar her yerde açık bir gerileme başladı. Bugün her şey, postislamcılığın vaktinin dolduğunu ve Müslüman toplumların Batı dünyası henüz bilinmeyen birtakım bütünleşme modelleri üreterek modernliğe adım atacaklarını gösteriyor.
Gilles Kepel Cihat'ta, İslamcı hareketi değişik boyutlarda (tarih, kültür, toplum) inceleyerek, İslamcılığın yirmi beş yıllık bilançosunu çıkarıyor; belgelere dayanan bu açık ve özgün sentez, XX. Yüzyıl sonlarındaki başlıca siyasi ve dini olgulardan birini anlamak açısından eşsiz bir çalışma.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Murat İslam
  • Kaan
  • Abdurrahman Tayhan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0