Cinsel Devrim

Wilhelm Reich
Kadın erkeğin cinsel nesnesi ve devletin doğurma makinesi değildir yalnızca; ev idaresindeki ücretsiz çalışması dolaylı olarak işverenin kâr oranını artırır. Çünkü erkek ancak ve ancak evinde belli miktar işin ücretsiz olarak sırtından alınması koşuluyla mutat düşük saat ücreti karşılığında artı değer üretebilir. İşveren işçinin evinde düzeni sağlamak zorunda olsaydı ya işçiye ev işleri için bir yardımcının ücretini ödemek ya da işçiyi ekonomik açıdan bir yardımcı tutabilecek duruma getirmek zorunda kalırdı. Ama işçinin karısı bu işi bedava yapıyor. Kadın da fabrikada çalışıyorsa, ya evi düzenli tutabilmek için ücretsiz fazladan çalışmak zorundadır ya da ev işlerini ihmal eder; o zaman aile birliği bundan zarar görür; evlilik geleneksel bir evlilik olmaktan çıkmıştır.
Sayfa 200
Kulluk yapısı cinsel iktidarsızlıktan, çaresizlikten, başkalarına bağımlı olmaktan, Führer özleminden, otoriteden korkmaktan, yaşam ürkekliğinden ve mistisizmden oluşan bir karışımdır. Tipik özelliği aynı zamanda hem başkaldırmaya meyletmek hem de kulluk etmektir.
Sayfa 125
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Yiyeceğe duyulan iştah gibi seks isteği de ne yasal ne de yasalara aykırıdır, ne ahlaka uygundur ne de ahlaksızlıktır; biyolojik bir olgudur sadece."
Sayfa 148
1. Eşcinsellik bir sosyal suç değildir; kimseye zararı yoktur. 2. Kısıtlanması ancak ve ancak kitlelerde doğal aşk yaşamının bütün önkoşullarının sağlanmasıyla mümkündür. 3. Bu hedef gerçekleşinceye kadar heteroseksüel doyuma denk bir tatmin türü olarak kabul edilmeli ve (ergenlerin baştan çıkarılmaları hariç) cezalandırılmamalıdır.
Sayfa 279
İdeolojik davranış olarak genelde erkeğin kadını baştan çıkarması gerektiği, kadının baştan çıkarmaya hakkı olmadığı fikri egemendir. Bugün bu düşünceyi gülünç bulmayan var mı?
Sayfa 66
Hastanın libidinal istekleriyle toplumsal ahlak arasında bir çelişki saptanırsa, istekleri “cocuksu" olarak, "haz ilkesinin entrikaları" olarak değerlendirip bir kenara itmek ve "gerçekliğe uyum sağlamayı" veya "kabullenmeyi" talep etmek "analizle bağdaşmayan" bir tutumdur; ilkönce isteklerin hakikaten çocuksu ve gerçeklige uyum taleplerinin - insan sağlığı anlamında!- gerçekten kabul edilebilir olup olmadıklarını araştırıp kesinlik kazanmak gerekir.
Sayfa 195