Coğrafya Kaderdir

Misbah Hicri
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
Eylül 2018
Yayınevi:
Kent Işıkları Yayınları
ISBN:
9786059413404
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·200 syf.··
2018 149. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2018 14:51
Misbah Hicri'nin kaleme aldığı "Coğrafya kaderdir " kitabı Daha önceki yazmış olduğu gazete yazılarının bir araya getirilmesi ve yazılara yeni eklemler yapılmasıyla oluşturulmuştur. Kürt sorununu ve Kürtlerin yaşamış olduğu sıkıntıları kaynakları ile ortaya koyuyor. Incelemeyi kitap hakkında yazılmış güzel bir yazı ile bitireyim . Size de tavsiye ederim hoş bir Kitap olmuş. Mezopotamya ve Coğrafya Kaderdir Kitabı Mezopotamya, tarih boyunca saldırıya maruz kalan, işgal edilen ve savaşların eksik olmadığı; sürekli kanın aktığı, zenginliklerin talan edildiği bir coğrafya olmuştur. Yaralıdır. Yarası tarihten gelen ve çok derin bir yaradır. İç kanaması durmadı, devam ediyor hâlâ. Tanım olarak Mezopotamya iki nehir, yani Dicle ve Fırat arasındaki bölgenin adıdır ve Kitabı Mukaddes’te, yani Eski Ahit’te Cennet’in Dicle ve Fırat arasında olduğu yazılıdır. İki nehir arası cennet olunca; Persler/Partlar, Büyük İskender’le Makedonlar, Romalılar, Bizanslar, İslamiyet’le birlikte Araplar, Selçuklu Türkleri, Tatarlar, Moğollar, Osmanlılar, Ruslar, İngilizler, Almanlar, Fransızlar, Amerikalılar bu cennet toprakları istila etmeyi kendilerine iş edindiler. Yakma, yıkma ve kan dökmekle kalmayıp tüm zenginlikleri talan ettiler ve bazıları şu anda da bu saldırı ve talanı sürdürüyorlar. Bölgemizin on bin yıllık tarihine baktığımızda; aynı coğrafyada, birbirinden farklı, hatta birbirlerine karşı duran pek çok kültürel, etnik ve dinî oluşumun değişerek, birleşerek, dağılarak ve sonra yeniden ve yeniden bütünleşerek geçmişten geleceğe yaptıkları kanlı ve coşkulu yolculuğuna tanık oluruz. Kaderin cilvesi olsa gerek bu coğrafya savaşların, istilaların, dinlerin bereketli dölyatağı ve aynı zamanda birçok inanış ve etnik topluluğunda mezarı olagelmiştir. Tarihin döngüsü, Mezopotamya’nın
Coğrafya KaderdirMisbah Hicri · Kent Işıkları Yayınları · 201821 okunma
10/10
·200 syf.··
2024 10. kitabı
Öncelikle okuduğum kitapta Osmanlı- Kürt ilişkisini çok güzel bir şekilde kalem almıştır yazar. Osmanlı Devletinde birden fazla farklı etnik yapıya sahip milletler bulunmaktaydı. Bu milletler her biri Osmanlı'dan ayrılıp devlet kurdular. Buna karşlık Ingilizlere şöyle bir cevap vermiştir. Kürtler; "Osmanlıya karşı olanların elini tutmayız." Yavuz Sultan döneminde Kürtler Şah Ismaile karşı Osmanlının yanıda bulunmuşlardır. Hatta buna karşılık 365 yılı sürecek olan özerkliği kürtlere veriyor. Birde kürtlerin Ordu kormasında ferman bile veriyor. Ayrıca Kürtler Osmanlının diğer kademelerinde de görev yapmışlardır. Sanata önem veren Osmanlı. Aslen Urfalı olan kürt şair, Şair NABİ Osamanlı sarayındaydı. Dönemin sultanlarına şiir yazmışlığı da vardır. Diğer yandan baktığımızda Çanakkale, Kıbrıs, Kore, Kurtuluş... gibı bir çok savaşta Osamnlının yanında olmuşlar Kürtler ile Türkler omuz omuza düşmana karşı savaşıyorlardır. Hatta bazen kürt beylikleri kürtçe mektuplar yazardı Osmanlı padişahlarına Kürt- Osamlı ilişkisine birçok örnek verilir. Peki bu kadar iç içe girmiş bir millet ne oldu da ayrılığa düştüler. Zaten dananın kuyruğu da burda kopuyor. Ne zaman Ulus-devlet anlayışına geçiş sağlandı. Bir ırk kendini diğer ırktan üstün görüp Kürt ırkın yok saymalarıydıı. "En iyi kürt ölü kürttür, Kürtler dağlı Türktür, ya da çarıklı, kart kurt sesinde üremiş olan bir ırk...." daha birçok söylemler, küçük görme, dışlanma, yok sayma gibi nedenlerden dolayı ayrıştırıldı. "Batı'ya fabrika yol, Doğu'ya jandarma karakol" ve Kenan Evren 2009 da star gazetesinde şöyle diyecektir."Biz Kürtçe'yi yasaklayarak Türkiye'nin altına dinamit o zaman yerleştirdik." Ve bir, düşünürün çok hoşuma giden bir sözü adı şuan aklıma gelmiyor. Şöyle diyordu. "Her devlet kendi isyanıcısını yaratır.
Coğrafya KaderdirMisbah Hicri · Kent Işıkları Yayınları · 201821 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Misbah HicriYazar · 6 kitap
1952 yılında Şanlıurfa’da dünyaya gelmiştir. İlk, orta ve lise öğrenimini Şanlıurfa’da almıştır. Ankara’da günümüzde kapatılmış olan Ticaret ve Turizm Yüksek Öğretmen Okulu'nda üniversiteye başlamış ancak siyasi nedenlerden dolayı yarıda bırakmak zorunda kalmıştır. Şanlıurfa Eğitim Enstitüsü'nü bitirerek öğretmenlik mesleğine başlamıştır. Öğretmenliğe ilk olarak Şanlıurfa Düzenli Köyü’nde başlamıştır. Ardından Yavuz Selim İlkokulu’nda öğretmenliğini sürdürmüştür. Son olarak uzun yıllar hizmet ettiği Şerif Özden İlköğretim Okulu’dan 1999 yılında emekli olmuştur. Ulusal anlamda Yeni Ortam, Nûbihar Dergisi[2], yerel yayınlanan Reha, Hizmet, Yenidoğuş, Halkınsesi, Fırat’ın sesi, Yurt gibi gazetelerin yanı sıra Başkent, Berfin Bahar, Harran, Mürekkep, Şiiri Özlüyorum, Aykırı Sanat, Nisan Yağmuru, Karayazı, Güney, Eyvan, Güneydoğu Life gibi çeşitli edebiyat dergilerinde de şiir ve yazıları yayınlanmıştır. Yerel ve ulusal televizyon ve radyolarda edebi ve kültürel programların yanı sıra üç yıl ulusal basına muhabirlik yapmıştır. Son olarak Gapgündemi Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmaktaydı. ‘En iyi yatırım insana yapılan yatırımdır’ şiarıyla tüm kazancını çocuklarının eğitimine yatırmıştır. Adile Hicri ile evlidir. 4 kızı öğretmen, 1 kızı doktor, 1 oğlu Mimar ve 1 oğlu ekonomist olmak üzere 7 çocuk babasıdır. 27 Kasım 2020 tarihinde Koronavirüs hastalığına yenik düşmüş ve Şanlıurfa’da hayata gözlerini yummuştur.