Cuma Değirmeni

Haldun Eroğlu
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
Aralık 2017
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat Yayınları
ISBN:
9786059521628
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2019 46. kitabı
Esere başlarken ilk dikkatimi çeken nokta birinci bölümdeki ‘İnsan, hayatı tercihleriyle yaşar’ cümlesi oldu. Bu cümlenin devamında kitaptaki yoğun tasvirli anlatım bir hayli dikkat çekiyor. Tarihsel süreçler içinde gelgitlerle anlatılan bir eser olduğu ilk bölümdeki gizemden anlaşılıyor. Mesela Taflan ağacını tanıyorsunuz bu eser sayesinde. Başlarda gizemi henüz çözülmemiş veya çözülmeyi bekleyen bir adamın hikayesi anlatılıyor gibi görünse de kitabın devamında tarihte derin bir yolculuğa çıkıyorsunuz. İslamiyet’in varoluşundan itibaren İslam düşmanlığın ve Müslümanlara yapılan işkencelerin sınırı ve sayısı ne yazık ki yok. Türk tarihinde de 1992 yılın da Sovyetler Birliği’nin dağılmasının üzerinden 2 yıl geçtikten sonra Batum’da Ruslar tarafından işkence ve soykırıma uğratılan Müslümanların çektiği eziyetler ve bu işkenceler yüzünden vatanlarını bırakıp Türkiye’ye zorla göç etmelerinden başka seçenek bırakılmadığını tarihsel nitelikte ele alan bir eser diyebiliriz. Batum’un güneydoğusundaki tepede bulunan Ahalkelek ‘te yaşayan Arslan Bey ve ailesinin kendi halinde yaşamlarına bir anda Moskof rüzgarı esmesi, ailenin Müslüman kızı Cemile’nin saf kalplilik ve aşk güruhuyla yapmış olduğu hatanın bedelini canıyla ödemesi , ailenin büyük oğlu Timur’un ailesi için fedakarlıkları ve ailenin geride kalan çocuklarının bu silsile içinde yaşadığı kötü zamanlar romanda ince betimlemelerle birebir anlatılmış. Okurken Rusya’nın Gürcistan’da yaşayan Müslümanlara yaptığı zulümleri, insanların doğdukları büyüdükleri vatanlarından ayrılmak zorunda olmaları ve yaşanılan acıları yüreğinizde hissediyorsunuz.
Cuma DeğirmeniHaldun Eroğlu · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201711 okunma
Cuma Değirmeni
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 194. kitabı
1992 yılının Temmuz ayında Sovyetlerin dağılmasından iki yıl geçmiş Sarp Sınır kapısından Türkiye’ye giriş yapan beyaz saçlı yabancı kimsenin dikkatini çekmemişti. O akrabalarına kavuşmak için yoluna devam ediyordu. Tuhaf duygular içindeki yabancı Artvin Hopa’dan geçiş yapıp yaşadığı yerlerle buralar arasındaki benzerlikleri farklılıkları içinde garip duygular ile bir yaşarken Cuma Değirmeninde Arslan Bey’in evine doğru geliyordu. Roman 1980 yılının Eylül ayına Arslan Beyin yanına götürüyor bizi önce. Arslan Bey milliyetçi bir öğretmen çevresi ve özellikle gençler tarafından ilgiyle takip edilen milli şuurla etrafındakileri aydınlatmaya çalışan bir münevver. Bu durumdan rahatsız olan karanlık beyinlilerin hedefi olmuş ve evinin kapısının önünde pusuya düşürülmüş ve vurulmuş o yaralı haldeyken evinin önündeki dedesinin diktiği taflan ağacı ile hasbihale başlıyor ve roman böylece gelişmeye başlıyor. Haldun Eroğlu bu hasbihal içinde bizi 1980’den 1902 yılının bir sonbahar gününe götürüyor Batum’un güneydoğusundaki tepede bulunan Ahalkelek’e. Buraya gelirken Çarlık Rusyası’nın sosyo ekonomik durumu hakkında bilgiler de vererek romanın ilerleyişinde okuyucuya yardımcı olacak bilgilerle donatıp o günü daha iyi anlamamızı romanı daha bir başka okumamıza vesile oluyor. Hemen akabinde Arslan Bey ve ailesinin hayatına ışınlıyor bizleri ve yanlarında çiftliğin kahyası Niko’nun hayatına.Niko Çarlık Rusyasının sevmediği iki şeyden biri olan işçi sınıfına mensup kişi. 1900 yılların başında Çarlık Rusyasının kötü gidişatına itiraz eden halkın ve işçilerin halk hareketlerinden bıkan Çarlık Rusyası istibdatını daha artırmış işçi düşmanlığını ayyuka çıkardığı dönemde halk hareketlerine katılmış Rusların zulmünden de Arslan Bey’in yanına kendini atarak canını zor kurtarmış ve
Cuma DeğirmeniHaldun Eroğlu · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201711 okunma

Yazar Hakkında

Haldun EroğluYazar · 9 kitap
Tarih araştırmacısı. 24 Mart 1971, Fatsa / Ordu doğumlu. Fatsa Lisesi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü (1994) mezunu. Yüksek lisansını “Siyasetnâmedeki Bilgilerin Selçuklu Dönemindeki Olaylar ile Karşılaştırılması” adlı tezle (1997) ve doktorasını “Osmanlı İmparatorluğunda Şehzadelik Kurumu” teziyle (2003) Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Genel Türk Tarihi Anabilim Dalında tamamladı. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü Genel Türk Tarihi Anabilim Dalında araştırma görevlisi (1998-2003), Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalında öğretim görevlisi ve sonra öğretim üyesi (doçent) olarak çalıştı. Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı başkanlığı yaptı. Makaleleri, OTAM, Türkler, Kafalı Armağanı, Folklor Edebiyat, Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi, , Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler kitap ve dergilerinde yayımlandı.