Zigetvar'ın Laneti

·
Okunma
·
Beğeni
·
6
Gösterim
Adı:
Zigetvar'ın Laneti
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059241748
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Yeniçeri olması için devşirilip ana babasından koparılan küçük bir çocuk ve ailesinin yaşadığı hazin son. Yanlarına verilen çocuğu bağırlarına basan Akkız Ana ve Dursun Baba’nın hüzünlü hayatları. *İnsanın kaderi, onun şansıdır. Asla değiştiremezsin. Üzerine biçileni giyersin. Sırp doğduk, Osmanlı öleceğiz evlat* diyen Paşa’sının sadık muhafızı. Sevinç ve umutla çıktığı ilk seferde, lanetli bir akıbetle yüz yüze geldikten sonra teselliyi Akkız Ana, Dursun Baba ve Mehmet Paşa’ya sığınmakta bulan çaresiz adam.
İşte hüzün, sadakat ve çaresizlik dolu bir umudun hikayesi...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Derin düşüncelerle geçen yolculuğun sonunda, zamanın nasıl geçtiğinin farkında olmadan, İstanbul'a geldiğinde, hava artık karartmaya yüz tutmuştu. Doru atını biraz koşturarak, bir an önce Mehmet Paşa'nın konağına varmak istiyordu. İçinde, sanki bütün olanları yaşayan bir başkasıymış gibi müthiş mutluluk vardı. İçini huzur kapladı. İşte yuvasına gelmişti. Kendini ait hissettiği yere varmıştı.
Mehmet Paşa'nın muhafızı, ahşap kapının, demir tokmağına yöneldi. Sağ eli ile tokmağı kavradı. Zelyo'yu ve yaşadıklarını, bir daha hatırlamamak üzere, geride bıraktıktan sonra Sarı Sadık olarak tokmağı üç kez vurdu.
Tak tak tak.
Mehmet Paşa'nın içeri girmesiyle, iç avlunun bir köşesinde görevini yerine getirmiş olmanın rahatlığını hissederek, sağ elini arkasına alıp, sol elinin baş parmağını belindeki kemerine takan Sarı Sadık, dengeli durmak için ayaklarını biraz açmış, dimdik beklemeye başlamıştı.
Haldun Eroğlu
Sayfa 25 - Bilge Yayıncılık
Nihayet, Edirne'ye vardığında, artık çok yorgun düşmüştü. Doru at da ilk günlerdeki gibi değildi. Günün sonuna doğru ara sıra duruyor, üstündeki yeniçerinin kendisine ağır geldiğini belli ediyordu. Ama ne kalmıştı ki şurada, anasının evine varmaya. Az sonra evdeydi işte. Onun için akşam yakın olmaya, hava kararmaya başlamasına rağmen durmak istemedi.
Köy meydanının da, tıpkı toprak yol gibi, ıssız ve sessiz olduğunu görünce, kesin bir şeyler olduğunu anladı. Neydi köyündeki olan biten acaba? Gördüğü evlerin yıkık dökük pencerelerinden bazı çocuk sesleri geliyordu ama ne diyecekti? Kapıyı çalıp, "ben Maja'nın oğlu Zelyo'yum" diyemezdi ya. Kendi evleri köyün diğer uvundaydı.
Anası yere yığıldığında yüreğinden bir şey kopan Sarı, koşarak yere düşmesini engellemeye çalıştı. Ama yetişemedi. İki adımlık mesafe, ona bir asır gibi geldi. Neler düşünmedi ki o kısacık zamanda. Sultan'ın, kardeşinin ve Kosarak'taki anne babasının ölümü geldi gözlerinin önüne. Hayatta sahip olduğu en kıymetli varlıkların hemen hepsi ölmüştü. Elinde, Akkız Ana, Dursun Baba ve Mehmet Paşa kalmıştı. Şimdi Akkız Ana'nın ölümünü asla kaldıramayacağını düşündü, ikinci adımı atarken.
Bu zavallı, fakir baba, Dursun; Sarı, kendi yanlarına verildikten sonra onunla çok ilgilenememişti. Karısı Akkız Ana, Sarı'yı öyle bir bağrına basmıştı ki, Dursun Baba' ya yapacak bir şey kalmamıştı. Kendi çocukları olmadığı için Akkız Ana, Sarı'yı öz oğlu kabul ettiğinden ve bütün sorumluluğu üzerine aldığından, Dursun Baba' nın emeği yok gibiydi, Sarı'nın üzerinde. Ama şimdi zamanı gelmişti. Oğlu gibi gördüğü Sarı'ya öyle bir kılıç yapacaktı ki görecekti herkes. Hayran kalacaklardı bu kılıca.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zigetvar'ın Laneti
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059241748
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Yeniçeri olması için devşirilip ana babasından koparılan küçük bir çocuk ve ailesinin yaşadığı hazin son. Yanlarına verilen çocuğu bağırlarına basan Akkız Ana ve Dursun Baba’nın hüzünlü hayatları. *İnsanın kaderi, onun şansıdır. Asla değiştiremezsin. Üzerine biçileni giyersin. Sırp doğduk, Osmanlı öleceğiz evlat* diyen Paşa’sının sadık muhafızı. Sevinç ve umutla çıktığı ilk seferde, lanetli bir akıbetle yüz yüze geldikten sonra teselliyi Akkız Ana, Dursun Baba ve Mehmet Paşa’ya sığınmakta bulan çaresiz adam.
İşte hüzün, sadakat ve çaresizlik dolu bir umudun hikayesi...

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Since

Kitap istatistikleri