Şiirlerinde derinlikler barındıran, duygularını bazen bir buluta iliştiren, bazen ağrısından dedesinin sevgisine sığınan, kelimeleri ince ince dokuyan kadın şair: Sevgili Rona Aslan.
Dalgın, sadece bir şiir kitabı değil, aynı zamanda içe eğilmiş bir sesin yankısı, zamanla sızlayan bir belleğin iz düşümü.
Okurken en sevdiğim şairlerden — Birhan Keskin, Ali Ridar, Seyithan Kömürcü ve dahasını — anımsatan dizelerde; ortak kederi, ortak aşkı, ortak var oluşu arayan mısralar var.
Her bir şiir, ayrı bir tat, ayrı bir armağan; bazıları çocukluğun sessizliğinde saklı, bazıları ise yaşlı bir kadının dikiş kutusundaki anılar gibi.
Rona’nın şiirleriyle tanışmak, kendinle tanışmak gibi: içindeki kırık aynalara, gölgeli sokaklara, suskun sabahlara…
Bahtınıza bir kez olsun düşsün derim; bir dizesi kalır içinizde, bir sesi yansır rüyanıza.
Belki de “dalgın” olduğumuz yerden yeniden başlamanın şiiridir bu.