Dalkavukname

Samsatlı Lukianos
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 58 dk.
Sayfa Sayısı:
140
Basım Tarihi:
Ekim 2016
Yayınevi:
Büyüyen Ay Yayınları
ISBN:
9786059268219
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

1/10
·140 syf.·
2020 12. kitabı
osmanlı zamanında yapılan bu çeviri bir kitabı nasıl değiştirdiğine şahit oluyoruz kitapta geçen isimlerin şehirlerin hepsini değiştirmesinden dolayı kitap Lukianos hakaret niteliğindedir. Epikür'ü Hakim Bukrat diye yazması Phidias diye geçen heykeltraşın Nakkaş ve Mimar diye yazması Kitaptan bir alıntı: Sokrat'tan ilim okuyan Hakim Şehnaz yazıyor, Hakim Şehnaz'ın nasıl Sokrates'ten eğitim almış rüyasında mı? Burada Aiskhines'ten bahsediliyor. Aynı şekilde kitaptan başka bir alıntı : Sokrat'ın talebelerin Hakim Zeştan. Kitabı düzenleyenin dipnotlarda gereksiz ayrıntı vermesi
DalkavuknameSamsatlı Lukianos · Büyüyen Ay Yayınları · 201628 okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2022 632. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2022 16:46
Büyük bir hevesle başladığım bir kitaptı ama hoşuma gitmedi. Eser Dalkavuk Firuz ve Mu'teriz Kârdân'ın karşılıklı konuşmalarından oluşuyor. Dalkavuk; arkadaşına dalkavukluğun utanılacak bir şey olmadığını, aksine bir meslek ve bir sanat olduğunu, hatta önemli bir sanat olduğunu anlatıyor. Dalkavukluğu diğer mesleklerle ve sanatlarla kıyaslıyor, ne kadar zor ve marifet gerektiren bir iş olduğunu anlatıyor. Konu güzel olabilir ama eser çok sıkıcı. Hem de bu kadar kısa olmasına rağmen. 141 sayfalık bir kitap ama asıl metne geçmeden önce yazar, eser ve eserin Türkçeye tercümesi hakkında yaklaşık 50 sayfa bilgi verilmiş, eserin başka hangi eserleri etkilediği anlatılmış(bu bölümler eserden daha güzel sanki, bana öyle geldi). Asıl metin kısmından önce bir de Mütercimin Mukaddimesi(yani çevirenin önsözü) bölümü geliyor. Eser 60. sayfada başlıyor. Firuz ve Kârdân karakterlerin eserin orijinalindeki adları değil. Asıl metindeki adları Tychiades ve Simon'muş fakat eseri Türkçeye çeviren kişi orijinale çok sadık kalmayıp bazı isim ve kavramları değiştirmiş. Eseri kendi dilinde okuyabilseydik o da böyle sıkıcı mı gelirdi bilmiyorum.
Edebiyat-Düşünce
DalkavuknameSamsatlı Lukianos · Büyüyen Ay Yayınları · 201628 okunma
Dalkavukluk Güzellemesi
7/10
·140 syf.··
2023 74. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2023 12:21
Dalkavukluk hem ahlakın hem de bir tip olarak psikoloji ilminin konusuna giren bir davranış biçimi. Günümüzde aşağılayıcı bir nitelik olarak görülse bile tarihin her döneminde ve her toplumda karşımıza çıkan bir davranış biçimi. Hatta Osmanlı döneminde meslek olarak kabul edilerek bir loncası kurulmuş ve narh konulmuş. Eser, Adıyaman ile Şanlıurfa arasında bulunan ve 1988 senesinde Atatürk Barajı'nın suları altında kalan Samosata'da (Samsat) İsa'dan sonra 2. Yüzyılda doğan Lucianus (Lukianos) tarafından kaleme alınmış. Eserin orjinal ismi '' Peri Parasitou - Asalak Hakkında'' dır. Tahmini 1870 yılında Fener Rum Patrikhanesi'nin kâtibi ve Encümen-i Daniş üyelerinden Vasilaki Efendi Grekçe aslından Osmanlı Türkçesine ''Tercüme-i letafet asar der-ta'rif-i san'at-ı dalkavukan şöhret-şi'ar'' adıyla çevirmiş fakat eserini bastıramadan vefat etmiş. Ölümünden 16 yıl sonra ''Dalkavukname'' adıyla bastırılmıştır. Kitap gayet akıcı bir şekilde okunup anlaşılabiliyor. İlginç ve keyifle okunabilecek bir kitap. Sonuç olarak kesinlikle okunmalı mı? Meraklısına okunmalı diyebilirim.
DalkavuknameSamsatlı Lukianos · Büyüyen Ay Yayınları · 201628 okunma
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2025 00:00
Böyle eski kitapların içerikleri yanında, tarihî niteliklerinin de önemli olduğunu düşünüyorum. 1800 yıl önce biri, bir şeyler üzerine düşünmüş ve bunu yazmaya karar vermiş. Evet, bugün herkesin kitap yazabildiği bir zamanda çok zor gibi görünmese de o zamanlar için kolay bir iş de olmasa gerek. Eser, bu topraklarda ilk kez Osmanlı Türkçesiyle 1870'de basılmış. Çevirmeni de ona upuzun bir isim vermiş: "Tercüme-i Letâfet-Âsar Der Ta'rîf-i San'at-ı Dalkavukân-ı Şöhret-Şiâr" Dalkavuk bugün farklı anlamlara gelse de kitapta daha çok, bugün "yanaşma, yardakçı, yalaka" diyebileceğimiz bir karakteri anlatıyor. Dalkavuk Firuz ile Mu'teriz Kârdân isimli iki kişinin sohbetinin konu edildiği kitapta, çevirmen orijinal eserdeki neredeyse tüm isimleri değiştirmiş. Neyse ki, yayına hazırlayan kişi (editör), sıklıkla dipnot vererek orijinal metinde yer alan bilgileri okura aktarmış. Dipnotları için bile okunabilir. Dalkavukluğun sanatların en yücesi olduğunu iddia eden Firuz'un argümanları tatmin edicilikten uzak olsa da bir kafede yan masadaki sohbete ortak olmak gibi bir tadı var bu diyaloğun. Lukianos (veya Loukianos)'un diğer kitaplarıyla birlikte değerlendirdiğimde, "okumasam olmazdı" diyebileceğim nükteli bir eser.
DalkavuknameSamsatlı Lukianos · Büyüyen Ay Yayınları · 201628 okunma

Yazar Hakkında

Samsatlı LukianosYazar · 9 kitap
Nüktesi ve alaycı doğası ile tanınır. Ona ait olduğu düşünülen günümüze kadar gelmiş seksen kadar eser bulunur. Aya yapılan bir yolculuğu anlattığı "Gerçek Bir Hikaye" adlı eseri, dünyadaki ilk bilim kurgu eseri kabul edilir. Bilinen ilk bilim kurgu yazarı Loukianos, M.S. 125’te günümüzde Adıyaman sınırları içinde yer alan dönemin Komagene Krallığına (sonraları ise Roma İmparatorluğu tarafından ele geçirilerek Suriye eyaletinin bir parçası yapılan) bağlı Samsat’ta doğmuş, 14 yaşına kadar burada yaşamıştır. Loukianos’un annesi heykeltıraş bir aileden gelir. Babası ise el sanatlarıyla meşgul olmaktaydı. Köklü bir Süryani yerleşimi olan Samosata'nın yerlisi idi, anadili Süryanice idi. Bir süre heykeltıraş dayısının yanında çalıştıktan sonra İyonya'da Yunan dili ve kültürünü öğrendi, özellikle Homeros ve Platon'un eserleri üzerine çalıştı. Suriye, Mısır, Hatay, Atina, Roma ve İyonya gibi farklı yerlerde bulunan Loukianos, M.S. 164 yılında Samsat’a geri dönmüş, ailesini de alıp Atina’ya gitmiştir. 67 yaşında öldüğünde arkasında 83 yapıt bırakmıştır. Anadili Süryanice olan Loukianos eserlerinin tümünü Helen dilinde yazmıştır. Gençliğinde Antakya'ya gidip avukatlı yapan Lukianos, daha sonra Atina'ya gitmiş ve sofist olmuştur. Kent kent gezip görüşlerini izleyiciler anlatan Lukianos, İtalya ve Galya'ya gitti. Bir göz hastalığı için gittiği Roma'da Platoncu filozof Nigrinos ile tanıştı. 2. yüzyılın ikinci yarısında Atina'ya yerleşti. Sofistliği bırakarak Helen entelektüel yaşamı hakkında eleştirel, nükteli eserler yazdı. Bütün filozofları ve mitolojik paganizmi eleştirdi. Günün felsefe akımlarının eleştirdiği için çok düşman kazandı. Geçim sıkıntısı çekince Mısır'a giderek devlet hizmetinde çeşitli görevler aldı. 192'de 67 yaşında hayatını kaybettiği düşünülür ancak Atina'da mı yoksa İskenderiye'de mi öldüğü bilinmemektedir. Eserlerinden seçmeler ilk kez 1449 yılında Floransa’da yayımlanmıştır. Türkiye’deki ilk çevirisi ise “Tanrıların Konuşmaları: Seçme Yazılar” adıyla Nurullah Ataç tarafından yapılmış ve 1944-1949 yıllarında üç cilt olarak basılmıştır. 1999 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Mustafa Şerif Onaran’ın günümüz diline yaklaştırmasıyla eseri yeniden okurlarıyla buluşturmuştur. Bu çevirilerde yer alan eserler “Tanrıların Konuşmaları", "Deniz Konuşmaları", "Öbür Dünyadan Konuşmalar", "Ahirete Varış Yahut Tyrannos", "Yosma Konuşmaları", "Hermotimos Yahut Felsefe Çığırları", "Düş Ya da Horoz", "Sofra Yahut Lapithos’lar", "Köpeksi", "Zeus’un Bozulması", "Toxaris Yahut Dostluk", "Hadım", "Timon Yahut Yalkız", "Prometheus Yahut Kaukasus Dağı", "Menippos Yahut Nekyomanteia", "Kharon Yahut Seyirciler", "İkaromenippos Yahut Göklerde Yolculuk", "Yalanseven Yahut İnsansız", "Tarih Nasıl Yazılmalı", ve "Olmuş Bir Öykü”dür. Nurullah Ataç’ın “Olmuş Bir Öykü” olarak çevirdiği sonrasında “Gerçek Bir Hikâye, Gerçek Bir Öykü” adlarıyla da anılan bu eser ilk bilim kurgu eseri olarak kabul edilmektedir. Milattan sonra 175 yılında kaleme alınan ve uzay yolculuğu ile gezegenler arası savaştan bahseden bu eser bilim kurgu türünün dünyadaki ilk örneği olarak yerini belirginleştirmektedir. Eser, müstakil olarak ilk kez 2020 yılı Ekim ayında “Gerçek Bir Hikâye” adıyla Pinhan Yayıncılık tarafından basılmıştır.